.

Okul Çağında 15 Bin Diyabetli Çocuk Var..

Öğrencisinin hastalığını fark etmekle kalmadı bir de...

Okul Çağında 15 Bin Diyabetli Çocuk Var..



Merve Gürgüoğlu, 14 yaşında İstanbul Sultanbeyli Çağdaş Yaşam Türkan Tutumluer İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisi. 

Okulda Diyabet Programı kapsamında fark yaratan öğretmenler arasında kendi öğretmeninin de bulunması yaşamını değiştirmiş. Hem çalışkan hem de gözlerinin içi gülen bu güzel kız çocuğu Tip 1 diyabet hastası. Günde 4 kez insülin kullanıyor ve yaşamına bu hastalığın gereklerini yaparak devam ediyor. 

Ailede hem anne hem de baba tarafında diyabet olduğunu söyleyen Merve'de 4 yıl önce ani kilo kaybına karşın çok yemek yeme, idrarını tutamama, karın ağrısı ve halsizlik gibi şikayetler belirmiş. Tüm belirtiler çok kısa sürede ortaya çıkınca kimse ne olduğunu anlayamamış. Ders esnasında 2-3 kez tuvalete giden Merve, "Bu durum sürekli olmaya başlayınca derslerimin sık sık bölünmesi hem benim hem de arkadaşlarım için rahatsız edici bir hal aldı" diyor.

Bir gün şeker düşmesi nedeniyle baygınlık geçirip hastaneye yatırılınca durumun ciddiyetinin farkına varılmış. Öğretmeninin dikkati ve anne babasının duyarlılığı sayesinde sorunlarının diyabetten kaynaklandığı anlaşılmış. Geçmişte; koştuğunda yorulan, halsiz hisseden, sürekli uykusu gelen Merve şimdi çok daha iyi hissediyor. Küçük yaşta günde 4 kez insülin yapma zorunluluğundan bile rahatsız olmayan genç kız, ilk günlerde korktuğu enjeksiyonu bile artık kendisi yapıyor.

Hastalıkla ilgili sözleri ise büyüklerine ders verir ve olgunluğunu gösterir nitelikte; " Diyabet dikkatli olunması halinde korkulacak bir hastalık değil. Ben onu arkadaşım olarak kabul ettim. Ömür boyu beraberiz."

 
Öğretmen Burcu Polat ve öğrencisi Merve yaşadıklarını Ceyda Erenoğlu'na anlattı...

YALNIZLIK HİSSETTİRMEMEYE ÇALIŞTIM

Diyabette fark yaratan öğretmen ödülü sahibi Burcu Polat, öğrencisi Merve' yi 2008 yılında sınıf öğretmeniyken tanıyor. O dönemde diyabet hastalığı ile ilgili fazla bilgisi olmadığını belirten Polat, Merve'de ki sorunların dikkatini çektiğini söyleyerek, "Önce üşüttüğünü düşündüm ama annesi zayıflayan kızının aslında çok yemek yediğini söyleyince çelişkiye düştüm" diyor. 

Diğer okullardan öğretmen arkadaşlarıyla konuşunca bunun diyabet olabileceğinden şüphelenen Polat, Sultanbeyli'de yaşayan ailelelerin, çocuklarını bir sağlık sorunuyla karşılaştıklarında genelde sağlık ocağına götürdüklerini, bunu bildiği için Merve'nin ailesine zaman kaybetmeden tam teşekküllü bir devlet hastanesine başvurmalarını önerdiğini söylüyor. 

"Öğrencim diyabet teşhisi aldıktan sonra öğretmeni olarak bana ne düştüğünü anlamaya çalıştım" diyen Polat, bu dönemin herkes için bir öğrenme süreci olduğuna dikkat çekerek başlarda yaşadıkları zorlukları şöyle anlatıyor; "Merve iğneden korkuyordu bu korkusunu aşması konusunda elimizden geleni yaptık. İlk zamanlar sıklıkla ani şeker düşmeleri yaşıyordu. Şeker ölçüm cihazıyla günde 2-3 kez ölçüm yapmak rutinimiz olmuştu. Bunlar herkesin yapacağı şeylerdi. Asıl zor olan bu yaştaki bir çocuğun psikolojisi olduğu için ben daha çok bu sorunun üzerine gittim. İnsanın o yaşta alışkanlıklarını hatta yaşamını tümden değiştirip yeni alışkanlıklar kazanması hiç kolay değil. Bu nedenle Merve' ye en çok yalnız olmadığını hissettirerek destek olmaya çalıştım.

 

SINIFÇA DİYABET KARTI TAKTILAR

"Merve' nin, sağlığıyla ilgili bir sorun yaşamaması için diyabet kartı takması gerekiyordu. Önce takmak istemedi. Biz de bu sorunu aşmak için ona destek olmak amacıyla sınıfça aynı karttan yaptırıp sembolik olarak boynumuza taktık. Bunun kendisi üzerinde çok olumlu etkisi oldu.

OKULDA DİYABET PROGRAMI NEDİR?

Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları, Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği ile Sanofi ilaç firmasının yürüttüğü "Okulda Diyabet Programı" diyabetli çocukların okuldaki sorunlarını çözmeye odaklanan ve bu çerçevede öğretmenlerin bilinçlendirilmesini sağlamaya yönelik bir uygulama. Bu yolla, öğretmenlerin okullarında bulunan diyabetli öğrencileri teşhis edip, tedavilerine destek olmaları amaçlanıyor. 

Programın Koordinatörü Prof. Dr. Şükrü Hatun, "Bir çocuk diyabet olduğu zaman götürüldüğü hastanede kendisine doktor, hemşire ve psikologlar destek verir. Biz bu desteğin okulda ve özellikle de öğretmenler yardımıyla sürdürülmesinin amaca büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz" diyor.

Türkiye'de hala " Tip 1" diyabetle ilgili oluşan bilgi eksikliği nedeniyle öğretmen ya da okul yöneticilerinin sorumluluk almak istemediklerine ve çocukları okullara kayıt ettirmeyip beden eğitimi derslerine almadıklarına dikkat çeken Hatun, " Hastalıkla ilgili doğru bilgilenme diyabetli öğrencilerin sorunlarını çözmeye büyük katkı sağlayacak " diyor.

OKUL ÇAĞINDA 15 BİN DİYABETLİ ÇOCUK VAR

* Türkiye'de kesin olmamakla birlikte 20 bin diyabetli çocuk bulunuyor.
* Bu çocukların 15 bininin okul çağında olduğu belirtiliyor.

Habertürk
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.