.

Numan Şeker: Toplu Sözleşme Kanunu İstediğimiz Gibi Çıkmazsa Alanlar Dar Gelir

Memur Sen İl Temsilcisi Eğitim-Bir Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker, Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun bir an önce çıkmasını beklediklerini söyledi. Şeker, “Plan bütçe komisyonunda yasa isteğimiz gibi gitti,...

Numan Şeker: Toplu Sözleşme Kanunu İstediğimiz Gibi Çıkmazsa Alanlar Dar Gelir



Memur Sen İl Temsilcisi Eğitim-Bir Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker, Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun bir an önce çıkmasını beklediklerini söyledi. Şeker, “Plan bütçe komisyonunda yasa isteğimiz gibi gitti, ama burada değişiklik olursa alanlar bize dar gelir.” dedi.
    Eğitim-Bir Sen’in kuruluşunun 20. yılı nedeniyle Almira Otel'de bir basın toplantısı düzenleyen Şeker, bugüne kadar yaptıkları ve öncelikleri konusunda bilgiler verdi. Şeker, “Bugün 220 bini aşan üye sayısıyla eğitim hizmet kolunda yetkili sendika olan Eğitim Bir Sen olarak kutlu idealler adına başlattığımız bu soylu mücadelenin başlangıcından bu yana yaşananları, yaşadıklarınızı, yaşadıklarımızı anlatmaya ne sayfalar ne de burada birlikte geçireceğimiz süre yeter.” diye konuştu.
    Şeker, 12 Eylül referandumunda millete sırtını dönenlere inat mücadele verdiklerini anlatırken şöyle konuştu: “Yanlış biliyorsunuz, doğru söylemiyorsunuz demekten kaçınmadık. Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi durumunda darbecilerin mutlaka yargı önünde hesap vereceğini deklare edip sözümüzü söyledik. Zaman bizi haklı çıkardı. Darbeye gerekçe yapmak için binlerce gencin ölümüne, kardeş kavgasına seyirci kalan, onlarca gencin idamına imza atan 12 Eylül’ün generalleri, bugün yargıya hesap veriyor. Bunlar önemli ama yetmez. 28 Şubat’ı bizzat kendileri post modern darbe olarak ifade eden karanlık sürecin failleri de yargılanmalı, yargı önüne çıkarılmalı diyoruz.”
    “27 Nisan e-muhtırasını ben yazdım” diyenlerin de yargıya hesap vermesi gerektiğini anlatan Şeker, 28 Şubat ve 27 Nisan’ın karanlık güçlerinin ortalıkta dolaşmasının demokrasi açısından büyük bir ayıp olduğunu ifade etti.

    “OKULLAR KIŞLA DEĞİLDİR”
    Milli Güvenlik dersine girenlerin şifreleme yaptıklarını savunan Başkan Numan Şeker, şöyle devam etti: “28 Şubat sürecinde okullarda dini hassasiyetleri bulunan öğretmen ve öğrencileri fişleme memuru olarak görev yaptı. İki saat ders anlatmak için okula gelen komutanlar, müdür, öğretmen, hizmetli, öğrenci, personel herkesi fişlediler. Kütüphane, okul aile birlikleri ve okula gelen gazete, dergi ne varsa hepsini izlemeye aldılar. Okullarda ve hayatın hiçbir yerinde kışla rejimi istemiyoruz. Okullar kışla değildir, okullarda komutan istemiyoruz, dedik. 18. Milli Eğitim Şurası’nda milli güvenlik dersinin kaldırılması veya sivil branş öğretmenlerince okutulması önerimizi karara dönüştürdük. Bu kararın ışığında milli güvenlik dersinin kaldırılması, bu haklı mücadelemizin meyvesidir.”
    Sırada 28 Şubat mekanizmasının dayattığı kesintisiz eğitim olduğunu anlatan Numan Şeker, “Zorunlu eğitimin gerekliliğine inanıyoruz, ancak kesintisiz eğitim zulmünün son bulması için de yoğun bir gayret gösteriyoruz. Vesayeti kalıcı hale getirmek, imam hatipleri ve meslek liselerini bitirmek amacıyla kurulan tuzakları kaldırmak için gerekli her türlü girişimi yapıyoruz. Vesayetin belinin kırıldığı bu süreçte, kesintisiz eğitim, artık bitirilmeli, son dört yılı isteğe bağlı olmak üzere 1+4+4+4 şeklindeki kesintili modele geçilmelidir diyoruz.” diye konuştu.
    Değerler eğitimi, din ve ahlak eğitimini önemsediklerini anlatan Başkan Numan Şeker, “Anayasa’nın 24. maddesinde karşılık bulan din eğitimi; 18. Milli Eğitim Şurası’nda alınan seçmeli din eğitimi kararı gereği ilköğretimin 1. kademesinden başlayıp, ortaöğretimi de içine alacak şekilde uygulamaya geçirilmesini istedi. Şeker, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 19 Mayıs törenlerinin stadyumlarda kutlanmaması ve Milli Güvenlik derslerinin kaldırılması gibi, eğitimde sivilleşmeye yönelik attığı adımları da olumlu bulduklarını ifade etti.

    “TOPLU SÖZLEŞME YASA TASARISINI İSTİYORUZ”
    Toplu Sözleşme Yasa Tasarısı’nın TBMM’ye sevk edilen şekline, hem 'yetmez' hem de 'hayır' dediklerini anlatan Numan Şeker, sözlerini şöyle tamamladı: “Talebimiz çok açık; Kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkını fiilen kullanmalarını ve ilk toplu sözleşme masasının kurulmasını sağlayacak Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun, hizmet kolunu ve tarafsız Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nu içerecek şekilde bir an önce yasalaşmasını bekliyoruz. Bu noktada Sayın Bakanımız Faruk Çelik’e ve hükümete sesleniyoruz. Yasayı uzlaştığımız gibi çıkarın, masaya da bol parayla gelin. Çünkü, 2.5 milyon kamu görevlisi ve yaklaşık 2 milyon kamu emeklisi, hem yasayı hem de masayı bekliyor. Ayıca öğretmen ve öğretim görevlileri olarak eşit işe eşit ücret adaletsizliğinin bir an önce giderilmesini talep ediyoruz. Bu yasayı ya çıkartacağız ya çıkartacağız. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Yasanın bir an önce çıkması gerekiyor. Bu süreçte Miting tarihi belli olmadı. Plan bütçe komisyonunda yasa isteğimiz gibi gitti ama burada değişiklik olarsa alanlar bize dar gelir.”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.