.

Neonazi Terörü Tüm Çıplaklığıyla Açıklığa Kavuşturulmalı (yorum)

Göçmen kökenli esnafa yönelik 2000 yılında başlayan seri cinayetler düğümü, 4 Kasım 2011 tarihinde tesadüfen çözüldü. Sekizi Türk ve biri Yunan kökenli esnafa yönelik cinayetlerde aşırı sağcı terör hücresi Nasyonal Sosyalist Yeraltı’nın...

Neonazi Terörü Tüm Çıplaklığıyla Açıklığa Kavuşturulmalı (yorum)



Göçmen kökenli esnafa yönelik 2000 yılında başlayan seri cinayetler düğümü, 4 Kasım 2011 tarihinde tesadüfen çözüldü. Sekizi Türk ve biri Yunan kökenli esnafa yönelik cinayetlerde aşırı sağcı terör hücresi Nasyonal Sosyalist Yeraltı’nın (NSU) parmağı olduğunun ortaya çıkmasının üzerinden 7 hafta geçti. Ancak aradan geçen bunca zamana rağmen, yeterince kararlı adım atılamadığı gibi olayla ilgili hata yapan kurum ve kuruluşlardan ise hesap sorulup, kamuoyu bilgilendirilmedi. Bunun aksine, Cumhurbaşkanı Christian Wulff hakkında çıkarılan ‘ucuz kredi olayı’ ile gündem saptırılmaya çalışılıyor.

Bugüne kadar başta Federal Meclis olmak üzere bazı kurumlar Neonazi kurbanlarını anıp, resmi kurumların hatalarından dolayı özür diledi. Ancak sadece özür dilemek, öldürülen esnafları geri getirmeyeceği gibi, yetkililerin öküzün altında buzağı aramasından dolayı baskı altında kalan ve yerini yurdunu değiştiren aile fertlerinin acısını dindirmedi.

Cinayet serisi başlamadan ve başladığı süreçte Thüringen Anayasayı Koruma Dairesi’nin yaptığı hatalar Almanya gündemine düştü. Bu dairenin, milliyetçi demokratik partinin Thüringen teşkilatı başkan vekili Tino Brandt’ı, bu kişi üzerinden NSU terör örgütü üyelerine ulaşmak için takip eden polis ekibi hakkında bilgilendirdiği iddia edildi. Bu kurum, Neonazi teröristlerin sahte pasaportlarını da bir şekilde finanse ettiği gelen haberler arasında. Yine yetkili makamların ihmalkarlıkları sonucu, söz konusu cani üçlünün izlerini kaybettirdikleri belirtiliyor. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, tutuklu terörist Beate Zschaepe hakkında sırf sustuğu ve suçlarının kanıtlanamayacağı gerekçesiyle dava açılamayacağı iddiaları toplumun kanayan yarasına adeta tuz basıyor. Medyada yer alana haberlere göre aşk mektupları alan Beate Zschaepe ise, bunca olayın ardından hapiste gününü gün ediyor.

Almanya’da şimdi NPD partisinin kapatılması tartışılıyor. Tamam, teröristlerin bu partinin mensupları ile bağlantılı olduğu biliniyor. Ancak Kassel şehrindeki muhafazakar Hıristiyan Demokrat bir siyasinin NSU’ya verdiği destek ise görmezden gelindi. Birine terörist olduğu için aşık olup evlenme teklifi yapacak insanlar var oldukça, NPD gibi bir partinin kapatılması işe yaramaz. Almanya'da yıllarca göçmen kökenli öğrencilerin eğitimde başarısız oldukları, göçmenlerin topluma uyum sağlayamadıkları savunulurken, demokratik topluma ayak sağlayamayan kişiler ise gözden kaçırıldı.

Olayın siyasi boyutunu araştırmak için siyasi partiler hala bir komisyon kurma cesaretini gösteremedi. Bununla birlikte göçmen kökenli vatandaşlara yönelik ırkçı saldırılara çok az ceza verilmesi caydırıcılık ilkesine ters düşüyor. Geçen yıl Nürnberg metrosunda 17 yaşındaki bir genci öldüresiye döven Neonaziye hakimler ağır ceza kesmekten kaçındı. Saldırganların göçmen kökenli olduğu vakalarda ise hakimlerden önce siyasiler devreye girerek, en yüksek ceza için yetkili mercilere baskı kurmayı unutmuyor.

Toplumun huzurunu, barışını ve birlikte yaşamı baltalamak isteyenlere karşı, demokrasiden yana olan yetkililerin vakit kaybetmeden ellerini taşın altına koymaları gerekiyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.