.

Müezzioğlu: Sağlıkçıya El Kaldıran Mutlaka Tutuklanmalı

Müezzinoğlu, Karabük Üniversitesi Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, törende bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin ile çok uzun süredir tanıştıklarını, Şahin ailesinin siyasete girmesinde büyük rol oynadığını söyledi.

Müezzioğlu: Sağlıkçıya El Kaldıran Mutlaka Tutuklanmalı



 Müezzinoğlu, Karabük Üniversitesi Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, törende bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin ile çok uzun süredir tanıştıklarını, Şahin ailesinin siyasete girmesinde büyük rol oynadığını söyledi.

Karabük'e heybesi dolu gelmediğini, heybenin tamamını Şahin'e teslim ettiğini vurgulayan Müezzinoğlu, bu ülkeye ve bu millete borçları olduğunu belirterek, Allah'ın bu borçları ödemeyi kendilerine nasip etmesini diledi.

Karabük'ün bu anlamda AK Parti'nin siyasi tarihinde önemli sorumlulukları, hep vicdanının sesini dinleyerek, elini vicdanına koyarak yerine getirdiğini dile getiren Müezzinoğlu, "Bizler hiç ayrım yapmadan, iktidara geldiğimiz günden bugüne kadar sağlıkta 'benim vatandaşım asla bir tereddütü, bir korkuyu, bir soru işaretini yaşamadan hekime ulaşabilmeli' dedik. 'Tıbbi teknolojiye ulaşabilmeli' dedik, 'ilaca ulaşabilmeli' dedik, 'O bize ulaşamıyorsa biz ona ulaşabilmeliyiz' dedik ve bu anlayışla sağlığın önündeki bütün engelleri kaldırdık" diye konuştu.

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışı ile yaptıkları sağlık hizmetlerinden bahseden Müezzinoğlu, "Şimdiye kadar hep '2002-2012' diyorduk. Artık bunu deme hakkımız yok. Çünkü artık millet daimi ve devamlı olarak bizi kendi iktidarında tutmaya devam ediyor ve devam edecek. 'Beş yıl önce neredeydik beş yıl sonra nerede olacağız. Eskiden buradaydık, o dönem kötüydü' yok artık" ifadesini kullandı.

Sağlıkta sessiz devrimi başlattıkları dönüşüm projesinde dünyanın kendilerine "Türkiye bunu başarıyor" diye sorduğunu ve kendisinin de "Bir kısmını anlatabilirim, anlarsınız, bir kısmını anlatırım ama anlamakta zorlanırsınız" dediğini vurgulayan Müezzinoğlu, şöyle devam etti:

"Bizde bir hekim camiası, bir hemşire, ebe camiası, bir sağlık çalışanı camiası var ki mesai mefhumu yoktur, özverisi vardır, fedakarlığı vardır, hizmet etme aşkı vardır, mesleğine saygısı vardır. Dolayısıyla Avrupa'da hangi hekime, hangi hemşireye sorarsanız 'mesaim kaçta başlayacak, kaçta bitecek' der. Ama benim doktorum bunu sormaz, benim doktorum bunu düşünmez bile. Dolayısıyla bu başarının esas mimarları doktorlarımız, hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımızdır."

Kendisine soranların anlamakta zorlanacağı kısma da değinen Müezzinoğlu, "Onlara 'sizinle ayrılan bir yönümüz var' dedim. Biz matematik medeniyetinin mensubu değiliz, biz rahmet ve bereket medeniyetinin mensubuyuz. Dolayısıyla bütün bu pozitif enerjinin altında veya pozitif görünen hizmetlerin altında o gönülden yapılan hizmetler asla matematikle hesaplanamaz. Matematikle hesaplanamadığı için bunun içinde rahmet ve bereket olduğu için bugün bu çil çil hastaneleri yapıyoruz" şeklinde konuştu.

Mehmet Müezzinoğlu, sağlıkta yıpranma payını bu yıl sonuna kadar yasalaştıracaklarını belirtti.

- "216 hastane, 2016'da tamamlanmış olacak"

Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, hastane inşaatlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Türkiye genelinde 32 bin yatak kapasiteli, son derece çağdaş ve modern 216 hastane, bir kısmı bu yıl, bir kısmı gelecek yıl ama en geç 2016 yılında bunlar tamamlanmış olacak. Diğer taraftan kamu özel işbirliği ile 24 bin yatak kapasiteli şehir hastanelerimizin inşaat süreleri başladı. Kamu olarak biz 12 bin yatak kapasiteli devlet hastanelerinin ihale sürecindeyiz veya proje sürecindeyiz. 2017 yılı sonu itibariyle en geç 2018 yılı sonu itibariyle Türkiye genelinde bütün hastanelerini sıfırdan yeniden yapmış bir ülke olacağız. Sağlık alanında dünyada bunu başaran bir başka ülke olmayacak"

- "Dertler ve sıkıntılar paylaşıldıkça azalır, mutluluklarsa paylaşıldıkça çoğalır"

Bu başarının sırrında AK Parti kadrolarının bu millete inancı, bu millete güveni ve samimi bir şekilde, samimiyetle gayreti ve emeği olduğunu söyleyen Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Bir bütün halinde asla dışlamadan, asla ayrıştırmadan, asla çatıştırmadan, daha iyinin, daha güzelin, daha doğrunun peşinde koşuyoruz. Zaman zaman mahalle düzeylerinde ve bölge düzeylerinde daha büyüğünü yapabilmek için bazılarını kapatmak, bazılarının dönüşümünü sağlama gibi geçiş dönemlerinde birileri fırsatçılık yapıyor, dedikodu yapıyor, fitne üretiyor, 'burayı şöyle yapacaklar, burayı çalıştırmayacaklar, burayı kapatacaklar' gibi fitne ve fesat üretiyorlar. Ne yazık ki bu fitne ve fesatçıların çok daha ağır bedelini bu ülke ve millet ödedi, artık ödemeyecek. Millet artık kendisiyle beraber yürüyen, kendisiyle beraber koşan, Türkçemizdeki o güzel sözün gereği 'dertler ve sıkıntılar paylaşıldıkça azalır, mutluluklarsa paylaşıldıkça çoğalır'. Biz milletimizin her türlü derdini paylaşarak azaltmaya, yarınlarda da paylaşarak büyüteceğimiz mutluluklar olsun diye çalışıyoruz."

"10 yıl önce bir Alman turist Antalya sahillerinde veya Bodrum'da rahatsızlandığında Almanya'dan ambulans uçak geliyor, vatandaşını alıyor ve ülkesine götürüyordu. Bize de şunu diyorlardı, 'Biz adam olmayız, biz o günleri göremeyiz, biz yapamayız.' Niye? Bize o hep küçüklük psikolojisini, başaramaz psikolojisini, ezilmişlik psikolojisini yerleştirmeye çalıştılar. Büyük oranda da başardılar" diyen Bakan Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"Ama ne zaman ki AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan 'hayır biz başarırız' dedi ve her şey değişti. Şimdi artık ambulans uçaklarımız var, ambulans helikopterlerimiz var. Şimdi artık Londra'da rahatsızlanan milli atletimizi ambulans uçağımız gidiyor ve alıp geliyor. Kazakistan'da kaza yapan tır şoförümüz ayağında kırıkları var orada tedavi olabilir 'Ben ülkemde tedavi olmak istiyorum' diyor. Kazakistan'a gidiyor ambulans uçağımız alıyor ve vatandaşımızı getiriyor, büyük ülke bu. Milletine değer vermek, milletinin hayallerinin ve umutlarının öncülüğünü yapma siyaset anlayışı bu. Yoksa fitneyle, fesatla, iftirayla, dedikoduyla bu ülkenin ve bu milletin enerjisini kimsenin azaltmaya, kimsenin o enerjiyi yanlış yerlere kullanmaya hakkı yok."

- "Ne olur gelin daha iyinin, daha güzelin, daha doğrunun peşinde beraber koşalım"

Muhalefete seslenerek "ne olur gelin daha iyinin, daha güzelin, daha doğrunun peşinde beraber koşalım, ülke kazansın, millet kazansın, ülkenin ve milletin kazandığı her yerde sizler de kazanmış olursunuz" diyen Müezzinoğlu, "İnşallah onlar da bu noktaya gelecekler. İnşallah 2017'lere geldiğimizde Türkiye sağlıkta yalnız 77 milyon ülke insanına sağlık hizmeti veren ülke değil, yakın coğrafyasında 1-1.5 milyarlık insana da sağlık turizminde bölgenin merkezi olabilecek bir ülke haline gelecek" ifadesini kullandı.

Açılışını yaptıkları hastanenin Karabük Üniversitesi'yle önemli hizmetler vereceğini belirten Müezzinoğlu, sağlıkçıya şiddetin insanlık dışı olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Zor zamanda en acil durumunda eşini, evladını, anneni, babanı, yakınını, canını teslim edeceğin kişiye yüksek sesle konuşabilmek, el kaldırabilmek, ona şiddet uygulamak hakikaten kabul edilebilir değil. Halkımızdan duyarlılık bekliyorum. Kendi evladımıza baktığımız gibi sahip çıkmalıyız. Hekiminize, ebenize sahip çıkın. Onlar en zor zamanınızda en merhametli hizmet meleklerinizdir. Onlara yüksek sesle konuşan birini gördüğümüzde önce 'dur kardeşim ne oluyor, ayıp değil mi' cümlesini sizler söylemelisiniz. Yasal düzenlemelerle savcılara o yetkiyi verdik. Sağlıkçıya el kaldıran için mutlaka tutuklama yapılmalı ve mutlaka da nezarete gitmeli. Şunu bilmeli 'ben yanlış yaptığımda bedelini ödeyeceğim. Kamuoyu olarak sizlerin de bu şiddetlere karşı tavır koymanızı bekliyorum. Ancak onu sizler sahiplenmelisiniz. O zaman güçlü bir şekilde devam ettirebiliriz
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.