.

MAHKEME HEMŞİREYE HAKARETİ AFFTEMEDİ

“TERBİYESİZ ....” DİYEN HASTAYA HAPİS VE PARA CEZASI VERDİ

MAHKEME HEMŞİREYE HAKARETİ AFFTEMEDİ



Gün geçmiyor ki bir meslektaşımız sözlü veya fiziksel şiddete maruz kalmasın. Sağlık personelleri arasında en fazla şiddet gören bayan personeller, ebe hemşireler ve doktorlardır. Öyle ki ebe ve hemşirelerin % 64’ü sözlü taciz veya fiziksel şiddete maruz kaldıkları halde hakkını aramaktan çekinmekte, şikayetin kendi aleyhine döndürülmesinden korkmakta bu sebeple uğradığı şiddetin boyutu ne olursa olsun adli veya idari makamlara bildirmekten vazgeçmektedir.

 

Pansuman yaptırmak için geldiği hastanede yapılan pansumanı beğenmeyen, “YARAMI ALKOL KULLANARAK PANSUMAN YAPIN!” Diyerek kibirli hal ve hareketleriyle personeli rencide eden bir hasta kendisine yeterince ilgi gösterilmediğini öne sürerek sağlık personeliyle tartışmış ve bu tartışmada Aktif Sağlık Sen İlçe Temsilcimiz Şerife TEKELİOĞLU’na nezaket sınırlarını aşarak “Terbiyesiz karı” sözünü sarfetmiştir.

 

 

Hakaretlerine devam eden Gülay K. İsimli hasta meslektaşını savunarak lütfen biraz nazik olun, sözlerinize dikkat edin, mesai arkadaşımla böyle konuşamazsınız, bize hakaret etmeye hiç hakkınız yok demesi üzerine hasta Gülay K.

 “…sen buraya dedikodu yapmaya mı geldin? Sen hasta psikolojisi diye bir şey okumadın mı? Eğer okumuş olsaydın bu şekilde davranmazdın!” Diyerek hakaretlerine, sözlü taciz ve tahriklerine devam etmiştir.

 

Yaşanan tartışma sonunda her iki tarafta birbirinden şikayetçi olmuş ve kamu davası açılmıştır. Davayı görüşen Asliye Ceza Mahkemesi sağlık personelinin BERAATİNE karar verirken Sendikamızın İlçe Temsilcine karşı sarf edilen “Terbiyesiz Karı” sözünü hakaret kabul ederek Gülay K.’ya 5 ay hapis ve 1.500 TL para cezası vermiştir.

 

 

Bilindiği üzere kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret eylemi şikayete tabi değildir. Bu tür fiiller adli makamlarca re’sen soruşturmaya tabiidir. Sağlık personeli görevleri nedeniyle uğradıkları fiziksel şiddet veya hakaret karşısında şikayetçi olmasa bile adli makamlar kendilerine gelen ihbar ve şikayetleri değerlendirmekte ve çoğu zamanda kamu davası açılmasına karar vermektedir. Burada en önemli sorumluluk sağlık personeline ve sağlık idaresine düşmektedir.

 

Sağlıkta dönüşümle birlikte başlayan, siyaset ve oy avcılığı nedeniyle zirve yapan sağlıkta şiddet olaylarının ardı arkası kesilmiyor. Siyasi erkin popüler popülist yaklaşımların, basına yansıyan “Evinize kadar doktor gelmek zorunda, ayağınıza kadar gitmek zorunda…” vb söz ve demeçleri doğrultusunda halkımızın doktordan ve sağlık personelinden beklentileri makul sınırları aşarak karşılanması imkansız boyutlara varmıştır.

 

Hastalar hekimlerden ve sağlık personelinden son derece abartılı talep ve beklentiler içerisine girmiştir. Özellikle aile hekimlerinin sundukları evde bakım hizmetleri hastalar ve yakınları tarafından çoğu zaman suistimal edilmektedir.

 

Sağlıkta şiddetin sona ermesi için öncelikle toplumun doğru şekilde bilinçlendirilmesi, sağlık kurumlarından ve sağlık personelinden beklenti düzeylerinin makul sınırlara indirilmesi gerekir. Sağlıkta yaşanan şiddetin en önemli sebebi hasta beklentilerinin çok yüksek olmasıdır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.