.

Kürtaj Anketinden Çıkan Sonuç?...

KÜRTAJ ANKETİNDEN ÇIKAN SONUÇ?

Kürtaj Anketinden Çıkan Sonuç?...



Diyarbakır’da yapılan kürtaj araştırmasında dikkat çeken sonuçlar çıktı. Bu sonuçlara göre, bölge halkı kürtaja nasıl bakıyor?..

Diyarbakır’da yapılan kürtaj araştırmasında dikkat çeken sonuçlar çıktı. Bölge insanı kürtajın yasaklanmasını istiyor. BDP seçmeninin %56,sı AK Parti seçmeninin %76,6 sı, CHP seçmeninin ise %52,6 sı kürtajın yasaklanmasına taraftar.

Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarının ardından Türkiye gündemine oturan “kürtaj tartışmaları” giderek artıyor. Kürtaja yasak getirilmesi için sağlık bakanlığının çalışmalarını yürüttüğü bir dönemde Diyarbakır’da yalpan kürtaj araştırmasında dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı. Diyarbakır halkının %62,5 ise kürtajın yasaklanmasını istiyor. Yapılan araştırmada dikkat çeken bir diğer sonuç ise bölgede kürtajın tahmin edilenden daha yüksek olması.

Kürtaj yasaklanmalı

Dicle Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Merkezi tarafından yapılan “Diyarbakır’da Kürtaja Bakış” konulu araştırmada dikkat çeken sonuçlar çıktı. Prof. Dr. Sabri Eyigün ve Doç. Dr. Behçet Oral’ın hazırladığı araştırmada çıkan sonuçlar bölge insanın kürtaja bakışını gösteriyor. Bin 100 kişinin katıldığı ankette,  katılımcıların 4/3’ü (%72,4’ü) henüz dünyaya gelmemiş bir çocuğun hayatına kürtajla son vermenin doğru olmadığı görüşünde. Katılımcıların yüzde %62,5 ise kürtajın yasaklanmasını istiyor. BDP seçmeninin %56,sı AK Parti seçmeninin %76,6 sı, CHP seçmeninin ise %52,6 sı kürtajın yasaklanmasına taraftar.

Kürtaj oranı yüksek

Üniversitenin yaptığı araştırmada bölgede kürtaj oranının tahmin edileninin üzerinde olduğunu gösterdi. Araştırmaya katılanların, yakın çevrelerinde kürtaj yaptıranların olup olmadığı sorusuna  %31,5 gibi bir çoğunluğunun “evet” yanıtını verdi.

Tecavüz durumu ilk sırada

Araştırmada tecavüz durumu,  kürtaj yaptırmanın öncelikli nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Kürtajın yapılmasına taraftar olanların  %36,4’ü “Tecavüz durumuna bağlı olarak çocuğun dünyaya gelmesini doğru bulmadığı” düşünüyor. “Bireyin tercih hakkı” diyenlerin sayısı ise %31,7. Dikkat çeken bir diğer sonuç ise, katılımcıların tecavüz durumuna bağlı olarak kürtaj yaptırmayı, çocuğun sakat kalması durumunda kürtaj yaptırmaktan en az iki kat daha fazla gerekli gördükleri.

Gelir durumu farklı, sonuçlar aynı

Gelir gruplarında oranlar farklı da olsa yaklaşım aynı. Buna göre Sizce Hangi Durumlarda Kürtaj Yapılabilir? sorusuna yüksek gelir grubunda olanların %28,7 si tecavüz durumunda, %12,8 ise bebeğin sakat kalacağı anlaşılacağında yanıtını verdi. Düşük gelir grubuna ait katılımcılar ise, bu soruya % 13,2 ile tecavüz durumunda, %5,7 ile bebeğin sakat kalması durumunda yanıtını verdi.

Tecavüze uğrayan Bir kadının kirlenmiş olduğuna katılıyor musunuz? sorusuna yüksek gelir grubundan katılımcıların %32,3’ü,  ilköğretim mezunlarının %26’sı Üniversite mezunlarının %25 ’i  “evet katılıyoruz” yanıtını verdi. Bu durum sosyolojik olarak değerlendirildiğinde bölge insanının töre ve namus algısı konusunda sahip olduğu yüksek hassasiyetten dolayı, tecavüz durumuna bağlı olarak bir çocuğun dünyaya gelmesini çok büyük oranda kabul etmediğini gösteriyor. Araştırmaya göre bölgede tecavüz sonrası hamileliği devam ettirmek sosyolojik olarak imkânsız görünüyor. Kürtaj konusunda yasa yapılırken bu sosyolojik gerçekliğin göz önünde bulundurulması vurgulanıyor.

Çok dindarlar “yasak”tan yana

Araştırmaya katılanlar arasında en önemli farklılaşma inanç ve geleneklere bağlılık düzeyine göre ortaya çıktı. Kürtaja karşı olan bölge insanının büyük bir kısmı görüşlerini dini inançlarıyla temellendiriyor.  Kürtaja karşı olanların en büyük gerekçesi birinci sırada %50,9’la dini hassasiyet, ikinci sırada ise % 35,8 ile insan hakları gelmekte. Dindarlık düzeyi arttıkça kürtaja karşı olan tutum da artıyor. ‘Çok dindar’ olanların %71 i kürtaj yasaklanmalıdır derken, daha az dindar olanların %41’i yasaklanmalı görüşünde.  Bir çocuğun hayatına kürtajla son vermek doğru mu? sorusuna kendisini ‘çok dindar’ görenlerin %82,3’ ü hayır, %11,7’si ise evet yanıtını verirken, bu oran kendisini orta düzeyde dindar görenlerde %59,4 hayır,  %15,7 evet yanıtını verdi.

“Tecavüz çocuğu” masum

Dindarlık düzeyi yükseldikçe “tecavüz çocuğuna” bakışta da olumsuzdan olumluya doğru artıyor. Dindarlık düzeyi yüksek olanlardan tecavüz çocuğunu masum görenlerin oranı %80,9 iken, dindarlık düzeyi az olanlarda ise %60 oranında. Diyarbakır'ı Türkiye'nin diğer bölgelerinden ayıran en önemli özellik, bu dini hassasiyet, gelenek ve göreneklerin, ekonomik ve eğitim farkından daha fazla insanların davranış biçimlerine, tutumlarına, yansımasıdır.

Eğitim yükseldikçe bakış açısı değişiyor

Kürtaj konusunda Diyarbakır kamuoyunda var olan görüşlerde eğitim seviyesine göre bazı değişiklikler gözlendi. Buna göre “Bir Çocuğun Hayatına Kürtajla Son Vermek Doğru mu?” sorusuna ilköğretim mezunlarının %11,7’si, Üniversite mezunlarının ise %20,6’si evet cevabını verdi. Aynı durum “Sizce hangi durumlarda kürtaj yapılabilir?” sorusuna verilen cevaplarda da görülüyor.  İlköğretim mezunlarının %78 annenin sağlığı tehlikeye girdiğinde kürtajın yapılmasına taraftar olurken, bu oran üniversite mezunlarında %53,8’de kalmaktadır. Aynı soruya ilköğretim mezunlarının %12,6’si,  üniversite mezunlarının %24,8’i Tecavüz durumunda yanıtını verdi.

Üniversiteli “insan hakları” ilkokul mezunu “dini inanç” diyor

Kürtajın yapılmasına karşı olanların gerekçeleri değerlendirildiğinde de benzer farklıklılar görülmektedir. Üniversite mezunları ağırlıklı olarak insan haklarına öncelik verirken, ilköğretim mezunları “dini” ölçü almaktadırlar.  Kürtajın yasaklanmasına taraftar olanlar içersinde en düşük oranı %45,9’la üniversite öğrencileri oluştururken, en yüksek oranı %74’le ilköğretim mezunları oluşturmaktadır.

Bu kapsamda araştırmanın sonuçlarında en çok dikkat çekici noktalardan birini, eğitim ve gelir düzeyi daha yüksek olanların gerek tecavüze uğrayan bayana gerekse tecavüzden sonra dünyaya gelen çocuğa bakış açısının diğer gruplara göre daha hoşgörüsüz olması oluşturmaktadır. Aynı durum geleneklere ve dine bağlılık durumunda da ortaya çıkmıştır. Geleneklerine ve dinlerine daha çok bağlı olduğunu ifade edenlerin gerek tecavüze uğrayan bayanı gerek tecavüzden sonra dünyaya gelen çocuğu masum kabul etme oranı daha yüksektir.  Araştırma sonuçları, bölgedeki gerek siyasal davranış biçimde gerekse diğer tutum ve tavır almalarda ekonomik durum ve eğitimden çok; geleneklerin ve dinin etkili olduğunu gösteriyor.

Erkekler de kürtajın yasaklanmasına taraftar

Kürtajın yasaklanmasına kadınların %59,3’ü destek verirken, erkekler %66,1’i oranında destek verdi. Kürtajı, “Kadının tercih hakkı” olarak gören kadınların oranı %39,2,  erkelerin ise %34,1. Araştırma sonuçlarına göre, bebeğin sakat kalması durumu dışında toplumda cinsler arasında tam bir mutabakat var. Kadınlar, kürtajın yapılma gerekçeleri içinde tecavüz durumunu erkeklere oranla daha çok önemsemektedirler. Tecavüz durumu kadınlarda anne sağlığından sonra 18,8% gibi bir oranla ikinci sırada yer alırken, erkeklerde bu oran %12,6’dır. Bunun nedeni tecavüz durumunda kadının erkekten daha çok etkilendiği gerçeği olduğu söylenebilir.

Partiler arasında ciddi fark var

Kürtajın yasaklanması konusunda partililer arasında da bir fark dikkat çekmektedir. BDP seçmeninin  %56’sı kürtajın yasaklanmasına taraftarken, AK Parti seçmeninin  %76,6 sı taraftar. CHP seçmeninin ise %52,6 sı kürtajın yasaklanmasına taraftar olduğu ortaya çıktı. Ak Parti seçmeninin %15,2 si ise kürtajın yasaklanmasını istemiyor.

“Sizce Hangi Durumlarda Kürtaj Yapılabilir?” sorusuna AK Parti ve BDP seçmenin yaklaşık %68 annenin sağlığı tehlikede olduğunda derken, CHP seçmenin %48 annenin sağlığı cevabını verdi. Bu sonuçlar bölge gerçeğini gözler önüne seriyor. Hem Diyarbakır'da hem de bölge genelinde ekonomik, eğitim ve siyasal düşünce bakımından önemli ölçüde bir farklılaşma söz konusu. Diyarbakır'daki üst gelir grubundaki insanlar ile alt gelir grubundaki fark Diyarbakır ölçeğindeki Türkiye'nin diğer bölgelerindeki kentlere göre daha fazla. Aynı durum bölgenin diğer illeri için de geçerli. Fakat genelde bölgenin özelde ise Diyarbakır'ı Türkiye'nin diğer bölgelerinden ayıran en önemli özellik, bu ekonomik, eğitim ve siyasal farkın, insanların davranış biçimlerine, tutumlarına, tavırlarına aynı oranda yansımamasıdır.

Milat 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.