.

Koncuk: 4/c Ve Taşeronlaşma Meselesi Artık Çözülmelidir..

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Kanal 99 TV’de yayınlanan “Siyaset ve Gündem” programında gündeme ilişkin olarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Koncuk: 4/c Ve Taşeronlaşma Meselesi Artık Çözülmelidir..




Kamu Personeli Danışma Kurulunda alınan  kararlar, 4/C lilerin durumu ve Taşeronlaşma konusu da Genel Başkan İsmail Koncuk’un gündemindeydi. Koncuk, “Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda aldığımız kararlar var. En temel olan kararlardan birisi 4/C liler konusu. Bu 4/C meselesi tam bir insanlık ayıbıdır. Özelleştirilen bir kurumda çalışan insanlara Hukuken kıdem ve ihbar tazminatı vermiş olabilirsiniz ama vicdanen bu olur mu?

 

Devlet kıdem ve ihbar tazminatını vererek insanını böyle ortada bırakabilir mi? İşte 4/C liler böyle oldu. Devlet bu insanlara sonradan iş verdi ve adına da  4/C dedi. Kadro yok, özlük hakları farklı ve garabet bir uygulama. Bu insanların yıllardır kadro talepleri var ve bizde Türkiye Kamu-Sen olarak bu konuda ki mücadelemizi sürdürüyoruz.

 

Biz Türkiye Kamu-Sen olarak 23 bin 4/C linin kadroya alınmasını istiyoruz. Ancak iktidar bir türlü buna yanaşmıyor. Çalışma Bakanı sayın Faruk Çelik, “bende kadrolu olsunlar istiyorum” diyor ama mesele bir türlü bitmiyor. Peki engel nedir, anlaşılan  Maliye Bakanı’ndan kaynaklı bir sıkıntı yaşanıyor. 23 bin insanı devlet memuru yapmak bu devletin sonu olmaz. Bu devletin ekonomisi pamuk ipliğine mi bağlıdır?

 

Anayasanın 10 .maddesi kanunların vatandaşa eşit uygulanacağını belirten bir maddedir. Kamuda aynı odada 2 kişi oturuyor birisi 4/C li birisi 4/A lı. Bu insanların işleri aynı. Birisi bin TL. alıyor, diğeri ise  iki bin TL. izinleri farklı, sosyal hakları farklı.  Böyle bir sistem olur mu?

 

Farklı hukuki normlar modern hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Bu ülkeyi yönetenler 4/C zulmünü artık sona erdirmelidir. Bu zulüm son erene kadar Türkiye Kamu-Sen mücadeleye devam edecektir.

 

Tabii meseleyi sadece 23 bin kişiyle düşünmemek lazım. Böylesine bir anlayış yaygınlaşmamalıdır, bu ülkede gelecekte çocuklarımız da çalışacak. Bunu böyle düşünmek lazım.

 

Taşeronlaşma, tam bir sömürü düzenidir. Bir takım insanların zengin edilmesi için binlerce insanın geleceğinin çalınması demektir. 11 sene önce kamuda taşeron sayısı sadece 15 bin kişi. Şimdi gelinen rakam 550 bin oldu. Belediyelerle 1 milyon 100 bin, özel sektörü de dahil edince rakam 2,5 milyon oluyor.

 

Ucuz iş gücü yaratabilmek amacıyla insanların her şeyi çalınıyor. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın diyoruz ama insanı yaşatmak bu mudur Allah aşkına? Bu ülkede 2,5 milyon memleket evladının sömürülmesine göz yumacaksın sonra  dönüp insanı yaşat ki devlet yaşasın diyeceksin. Böyle şey olmaz.

 

Kişi başına milli gelir 10 bin 750 dolar oldu diye övünüyorlar. Ceplerinizi yoklayın 1 dolar çıkar mı acaba. Birileri katır yüküyle parayı götürecek ama vatandaşın cebinde 1 dolar olmayacak. Asgari ücretli 800 TL. ile, emekli 1400 TL ile , memur 2 bin TL. ile bir ay geçirecek ama kişi başına milli gelir 10 bin 750 dolar diyeceksiniz.

 

Bu hesaba göre, 4 kişilik bir ailenin geliri  43 bin dolar olmalı öyle değil mi? O zaman herkes verin bakalım benim 10 bin 750 dolarımı deme hakkına sahiptir.  Bir ülkede  haksızlık, hırsızlık varsa adil gelir dağılımı yoksa, işsizlik tavan yapmışsa yönetenler sorumluluğu üslenmelidir. Millet olarak hesap sormasını öğrenmemiz gerekmektedir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.