.

Kaskolu Doktorlar...

Kaskolu doktorlar

Kaskolu Doktorlar...



Tüm hekimlere "zorunlu mesleki sorumluluk sigortası" yaptırılmasını zorunlu hale getirildi...


Doktor hatası iddiasıyla engelli kalan, organ kaybı yaşayan ya da manevi zarar gören kişilerin açtığı dava sayısı artınca, yüklü miktarda tazminat ödeme yükünden kurtulmak isteyen devlet, çözüm olarak serbest, kamu ve özelde çalışan tüm hekimlere " zorunlu mesleki sorumluluk sigortası" yaptırılmasını zorunlu hale getirmiştir.

3 yıl önce zorunlu hale getirilen sisteme göre; doktorlar araçlarını sigortalattıkları gibi kendilerini de sigorta teminatı altına alıyor. Haklarında 'meslek hatası' iddiasıyla açılan tazminat davası sürecinde, doktorun sigorta
şirketi yetkilileri, şikayetçi vatandaşla iletişim kuruyor. Sulh yani davasından feragat etmesi karşılığında ortak noktada buluştukları rakamda anlaşıyorlar. Şikayetçi vatandaş, doktor hakkında açtığı ceza davasından vazgeçmeden tazminat konusunda anlaşmayı kabul ederse, açmış olduğu tazminat davasından vazgeçiyor. Peki bu sistem ülkemizde nasıl işliyor, vatandaş anlaşmayı mı tercih ediyor, sigorta şirketlerinin ödediği parayı kabul ederek şikayetinden mi vazgeçmeyi kabul ediyor.


"DOKTORLA ANLAŞ"

Doktor hatası nedeniyle yaşamını kaybeden, bir organını kaybeden, engelli kalan ya da manevi zarar gören vatandaş hakkını aramak için açtığı tazminat davasında bir kere daha mağdur oluyor. 

Şikayetçi vatandaş, ilgili doktor hakkında açtığı tazminat talepli davada, zararının ödenmesini isterken, mahkeme suçladığı hekimin varsa kusur oranının tespiti için dosyayı, Adli Tıp Kurumu-Üniversite -Yüksek Sağlık Şurası gibi kurumlara gönderiyor. Dosya yıllarca bu kurumlar arasında mekik dokurken, Yargıtay ve Danıştay aşamaları ile birlikte ortalama 7-8 yıl devam eden yargı süreci, bir taraftan yargının iş yükünü arttırırken, devletin, sigorta şirketlerinin kusurlu hekimlerin davacılara yüklü miktarda tazminat ödenmesiyle sonuçlanıyor. 

"SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR"

Avukat Dr. Mret Van, Devlet, aslında dolaylı olarak bu nitelikli davalarla ilgili yargının iş yükünü çözmek için düğmeye bastığını vurgulayarak şöyle davam etti: "2010 yılı Temmuz ayında, yaklaşık 3 yıl önce  uygulamaya konulan sisteme göre, gerek serbest gerekse kamu ve özel hastanelerde çalışan tüm hekimlere mesleki sorumluluk sigorta yaptırılmasını zorunlu hale getirdi. Sigorta yaptırmayan hekime 5 bin TL idari para cezası verilen sisteme göre; örneğin devlet memuru hekimlerin sigorta primin yarısı devlet, yarısı doktor tarafından ödenmeye başlandı." 

"Doktora 400 bin TL teminat güvencesi veriyor"

Av. Van'a göre getirilen sigorta zorunluluğu ile her bir olay için sigorta şirketleri, 400 bin TL'ye kadar teminat sağlıyor. Sigorta poliçeleri, hekimlerin mesleklerini ifa ederken yapacakları tıbbı uygulama hataları sonucu ödemek durumda kalacakları tazminatları teminat altına alıyor. Peki, sistem bugüne kadar nasıl işledi, vatandaşın tepkisi, doktorun sigorta şirketiyle 'uzlaşmak' ve 'parasını alıp' davasından vazgeçmek mi, yoksa davasından vaçgeçmemek mi oldu. 

Konuyu, bu sistemin içinde çalışan ve sağlık hukuku konusunda araştırmaları bulunan ve bu alanda sayısız davaya giren avukat Av. Dr. Mert Van'a sorduk. İşte cevapları...

Sistemi anlatır mısınız?

"Vatandaşın, malpraktis yani hekim hatası iddiasıyla açtığı dava sürecinde, hekimin sigorta şirketi devreye giriyor. Sigorta şirketi yetkilileri, önce şikayet konusu olayı, hukuk danışmanlarına incelettiriyor. Sigorta şirketleriyle birlikte çalışan uzman doktorlara yani bilirkişilerine konuyu inceliyor. Suçlama konusu olayda,
doktorun gerçekten 'hatası' olduğuna karar verilirse, davacı taraf ile iletişim kuruyor. 'sulh' yani 'anlaşma' teklif ediyor. 

"Doktorun sigorta şirketiyle anlaşan davasından vazgeçiyor"

Maddi ve manevi tazminat talepli davanızdan vazgeçin ya da dava açmayın, zararınızın karşılığı olan rakamı biz ödeyelim diyor. Rakam konusunda iki taraf anlaşırsa sözleşme imzalanıyor. Davacı taraf, tazminat talebinden vazgeçtiğine ilişkin feragatını ilgili mahkemeye bildiriyor. Ve dosya kapanıyor, davacı tarafa da
anlaştığı rakam ödeniyor. Bu arada resen açılmış ceza davası ve ise o dava yürüyor. Eğer ceza davası şikayete bağlı açılmışsa davacı taraf, ceza davasından da yani şikayetinden de vazgeçiyor. Dava resen açılmışsa, bu anlaşma ceza davasını etkilemiyor, dava yürüyor ve kusur varsa doktor ceza alıyor,

Sistem, kimi koruyor hekimi mi? hasta tarafını yani davayı açan tarafı mı?

Her iki tarafı da. Her şikayet konusunda doktorun suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Haklarında asılsız iddiayla dava açılan doktorlar da var. Bu noktada zaten sigorta şirketi şikayetçi tarafla anlaşma yani sulh yapmıyor. Dava sürecini bekliyor. Sistem kim haklıysa onu koruyor.  Gördüğümüz şu; bu tür anlaşmalar tüm tarafları memnun etmektedir. Gerek davalı gerek davacı gerekse sigorta şirketleri açısından çok daha faydalı bir yoldur. Mevcut şirketler arasında sigortaları hekimin kusurlu olduğunu tespit eden şirketler, davaları 5-7 yıl gibi süreler ile bitmesini beklemek yerine ortalama 2 ay içinde sonuçlandırıyor. Davacı tarafa zararının ödenmesini sağlıyor.


AHT 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.