.

Kansere Yeni Yakalananlar Kamuda Merkez Bulamıyor...

Türkiye'de yaklaşık 50 yıldır kanser tedavisi yapan İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü'ne yeni hasta alınamıyor. Tam Gün Yasası’yla hocalarının büyük bir kısmını kaybeden hastane, yan dal asistanları mecburi hizmete gönderilince, yeni hastalara kapısını kapatmak zorunda kaldı. Yılda 70 bin işlem yapılan enstitüde yalnızca eski hastalara bakılıyor

Kansere Yeni Yakalananlar Kamuda Merkez Bulamıyor...



TAM Gün Yasası’yla öğretim üyelerinin büyük bir bölümünü kaybeden Türkiye’nin ilk ve en köklü kanser tedavi merkezi olan İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü, şimdi de yan dal asistanları mecburi hizmete gönderildiği için Tıbbi Onkoloji polikliniklerini yeni hastalara kapatmak zorunda kaldı. Onkoloji servisinden randevu almak is te yen has ta lar, “Dok tor la rı mız yal nız ca es ki has ta la ra ba kı yor, ma ale sef ye ni has ta ka bul ede mi yo ru z” ya nı tı nı alıyor. Muayene olabilmek için kimi tanıdık bulmaya çalışıyor, kimi de enstitü müdürlüğünün kapısını aşındırıyor. Ameliyathanesi onarım nedeniyle kapalı olan enstitünün Radyasyon Onkolojisi bölümünde ise makineler arızalı. Türkiye’nin sağlık merkezi sayılan İstanbul’da Cerrahpaşa ve Marmara Tıp Fakültesi’nde de durum farklı değil. Uzmanlar, “Tıpta gelişmeyle ölümcül olmaktan çıkarılan ve ömür süresi uzatılan kanser hastalığının tedavi süresi de uzadığı için hastanelerin iş yükü arttı ancak doktor sayısı aynı kaldı” diyor. 

DİBE VURDUK
İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitü Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kizir, enstitüde yaşanan sorunu şöyle anlattı: “Tıbbı Onkoloji’de yan dal asistan sorunu nedeniyle maalesef dibe vurduk. Dahiliye uzmanı olduktan sonra onkoloji uzmanı olmak için 3 yıl eğitim görmek zorunda olan 6 yan dal asistanımız vardı. 4’ü eğitimi tamamladı ve Sağlık Bakanlığı tarafından mecburi hizmet kapsamında başka hastanelere tayin edildi. Ancak yerine yeni yan dal asistanları atanmadı. Poliklinikte kalan 2 yan dal asistanıyla ancak eski hastalara bakabiliyoruz. Enstitümüzde bir günde 200’e yakın hasta radyoterapi, 100 -120 hasta kemoterapi görüyor, yılda 70 bin işlem (hasta muayenesi, görüntülemesi, laboratuvarı) yapılıyor. Yılda 7 bin hastaya bakıyoruz. Eskiden bu sayı 3 bin kadardı. Çalışan sayısı azaldı ancak hasta sayısı arttı. Bir yandan kansere yakalanan hasta sayısında hızla artış görülürken diğer yanda eskiden ölümcül olan kanser artık tedavi edilebilir oldu. Tedaviyle yaşam süresi uzatılıyor. Ayrıca tedavi edilen hastanın hastalığı daha sonra nüksedebiliyor. Tüm bunlar hastaneye ve hekime daha fazla gitme ihtiyacı doğurdu. Bu durum da hastanenin fiziki olarak yetersiz kalmasına ve hekimin işgücünün artmasına yol açtı.” 



Haberin  Devamı İçin Tıklayın!  
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.