.

Kanserde Kişiye Özel Tedaviyle Gelen Başarı..

Kanser hücresinin iletim mekanizmasını bozup çoğalmasını engelleyen ilaçlar hızla artıyor. Her geçen gün daha fazla kanser hastası, tümörlerine uygun ilaçlar sayesinde sağlığına kavuşuyor.

Kanserde Kişiye Özel Tedaviyle Gelen Başarı..



Genetik ve hücre bilimindeki gelişmeler sayesinde kanserin nasıl başladığı, geliştiği ve yayıldığı artık çok daha iyi biliniyor. Bu bilgiler ışığında geliştirilen ve doğrudan kanser hücresini hedef alan birçok ilaç, günümüzde bazı hastalarda “bireyselleştirilmiş tedavi” olarak kemoterapiyle, bazılarında ise kemoterapi yerine kullanılıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Haluk Onat anlattı:  

HEDEFE YÖNELİK İLAÇLA TAM İSABET

Hedefe yönelik kanser tedavisinde lösemi, lenfoma ve miyelom hastalıkları öne çıkıyor. Akciğerde küçük hücreli kanser tipinde kemoterapi etkin bir tedavi yöntemi. Küçük hücreli olmayan tipin adenom denilen alt grubunda ise hedefe yönelik birçok ilaç yarar sağlıyor. Deri kanserlerinin en risklisi olan ve kemoterapinin etki etmediği malign melonom tipinde ise ileri dönem hastalarda hedefe yönelik ilaçlar kullanılıyor. Hedefe yönelik ilaçların meme, bağırsak, yumurtalık, beyin ve böbrek tümörlerindeki etkinliği de biliniyor. 

YAN ETKİLERİ FARKLILAŞIYOR 

Hedefe yönelik tedaviler damardan serum yoluyla ya da her gün ağız yoluyla alınabiliyor. Uzun süreli kullanım gerektiren bu ilaçlar kemoterapiden farklı olarak kemik iliği üzerinde baskılayıcı etki yaratmıyor, saç dökülmesine neden olmuyor. Bu ilaçlarda yan etkiler ilacın türüne göre daha çok halsizlik, ishal, deride döküntü, elektrolit dengesinde bozulma ve karaciğer üzerinde etki olarak kendini gösteriyor.  

DOĞRU KİŞİYE DOĞRU İLAÇ

Tümörün tedavisi planlanırken, hücrelere genetik test uygulanarak genetik mutasyonların varlığı ile tipleri araştırılıyor. İlaçların hangi tip mutasyonlarda etkili olduğu bilindiğinden, eğer testlerde bu mutasyonlar belirlenemezse tedaviye başlanmıyor. Tedavi bu şekilde kişiselleştirildiğinde doğru kişiye, doğru ilaç verilebiliyor. Bu da başarı oranlarını yükseltiyor. Genetik ve hücre bilimindeki gelişmeler sayesinde kanserin nasıl başladığı, geliştiği ve yayıldığı artık çok daha iyi biliniyor. Bu bilgiler ışığında geliştirilen ve doğrudan kanser hücresini hedef alan birçok ilaç, günümüzde bazı hastalarda “bireyselleştirilmiş tedavi” olarak kemoterapiyle, bazılarında ise kemoterapi yerine kullanılıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Haluk Onat anlattı:  

HEDEFE YÖNELİK İLAÇLA TAM İSABET

Hedefe yönelik kanser tedavisinde lösemi, lenfoma ve miyelom hastalıkları öne çıkıyor. Akciğerde küçük hücreli kanser tipinde kemoterapi etkin bir tedavi yöntemi. Küçük hücreli olmayan tipin adenom denilen alt grubunda ise hedefe yönelik birçok ilaç yarar sağlıyor. Deri kanserlerinin en risklisi olan ve kemoterapinin etki etmediği malign melonom tipinde ise ileri dönem hastalarda hedefe yönelik ilaçlar kullanılıyor. Hedefe yönelik ilaçların meme, bağırsak, yumurtalık, beyin ve böbrek tümörlerindeki etkinliği de biliniyor. 

YAN ETKİLERİ FARKLILAŞIYOR 

Hedefe yönelik tedaviler damardan serum yoluyla ya da her gün ağız yoluyla alınabiliyor. Uzun süreli kullanım gerektiren bu ilaçlar kemoterapiden farklı olarak kemik iliği üzerinde baskılayıcı etki yaratmıyor, saç dökülmesine neden olmuyor. Bu ilaçlarda yan etkiler ilacın türüne göre daha çok halsizlik, ishal, deride döküntü, elektrolit dengesinde bozulma ve karaciğer üzerinde etki olarak kendini gösteriyor.  

DOĞRU KİŞİYE DOĞRU İLAÇ

Tümörün tedavisi planlanırken, hücrelere genetik test uygulanarak genetik mutasyonların varlığı ile tipleri araştırılıyor. İlaçların hangi tip mutasyonlarda etkili olduğu bilindiğinden, eğer testlerde bu mutasyonlar belirlenemezse tedaviye başlanmıyor. Tedavi bu şekilde kişiselleştirildiğinde doğru kişiye, doğru ilaç verilebiliyor. Bu da başarı oranlarını yükseltiyor. 

Akşam
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.