.

Kalp Ağrısı Varsa Hasta İçin Büyük Şans!

"Bir kalp hastası için en tehlikeli durum krizin hiçbir belirtisinin olmaması" diyen Prof. Dr. Bingür Sönmez kalp krizinin nedenlerini, anlık müdahalenin nasıl olacağını ve korunma yöntemlerini AKŞAM’a anlattı.

Kalp Ağrısı Varsa Hasta İçin Büyük Şans!



ÇAĞIN 3 KORKUTAN HASTALIĞI 

Stres nedeniyle oluşan adrenalin salgılanması nabız hızının artması ve spazma yol açması nedeniyle kalp krizine adeta davetiye çıkarıyor. Türkiye’de koroner kalp hastalıkları çok yüksek oranda görülmesinin nedeni ise millet olarak genetik yapımız gereği HDL yani iyi huylu kolesterol oranımızın çok düşük olmasıdır. Bu da ciddi şekilde koroner kalp hastalıklarına zemin hazırlıyor. Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp krizini AKŞAM Gazetesi’ne anlattı.  
Prof. Dr. Bingür Sönmez, “Göğüs ağrısı, nefes darlığı, terleme ve bulantı kalp krizinin en önemli belirtileridir. Aniden başlayan, göğüsün ön duvarında boyna ve çeneye doğru yayılan, bazen omuz ve kolların iç kısmına vurabilen sıkışma / baskı hissi tarzındaki ağrılar kalp krizini düşündürmelidir. Bazen ani başlayan nefes darlığı ve soğuk terleme ile birlikte kalp çarpıntısı da olabilir. Bu durumda en yakın bir hastanenin acil servisine başvurmak hayati önem taşır. Krizin belirtileri kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Bilinen şikayetlerin sadece bir tanesi veya hepsi bir arada görülebileceği gibi hiçbirinin görülmediği sessiz kalp krizleri, en tehlikeli olanıdır” dedi. 

En tehlikeli olan sessizliktir  

Aniden başlayan, göğsün ön duvarında, boyuna ve çeneye doğru yayılan, bazen omuz ve kolların iç kısmına vurabilen sıkışma hissi… Kalp krizinin göstergesi olan bu belirtiler %70 oranındaki hastalarda ortaya çıkabiliyor. Ancak %30’luk bir hasta grubunda “Sessiz iskemi” olarak adlandırılan bir durum söz konusu ki bu hastalarda kriz sırasında bile ağrı yaşanmıyor. Hasta için ilk belirti çoğu zaman bir kalp krizi olabiliyor ve bu hastalar riskli grup olarak değerlendiriliyor. 

Küçük bir belirti bile önemli 

Ağrılarını dikkate alan hasta, sağlığına kavuşabiliyor. Özellikle şeker hastaları, kronik akciğer hastası, şişmanlar ve kadınlarda “sessiz iskemi” sık görülüyor. Bu hastalıklar alarm zincirini bozduğu için hasta durumunu bilmeden kalbini zorlayabiliyor. Dinlenerek koruma mekanizmalarını da kaybettiklerinden durumları daha da ciddiyet kazanıyor: Ani ölüm!

Kriz geldi mi hemen hastaneye! 

Kriz anında hastanın yanında olan kişi öncelikle hastayı düz bir zemine yatırmalı ve en kısa sürede hastaneye transferini sağlamalıdır. En yakın hastane, en iyi hastanedir. Kriz anında hastanın boynu geriye çenesi ise sol tarafa çevrilmeli, tansiyonu düşükse ve soğuk soğuk terliyorsa ayaklarını yükseğe kaldırmalıdır. Bu durumu daha önce yaşamış olan hastalar çoğunlukla yanlarında dilaltı tabletler taşırlar. Bu tabletlerden bir tane vermek gerekir. Hastada bir rahatlama görülmezse veya durumu kötüyse 15 dakika içinde ikinci bir tablet de verilebilir. Ağrı hala geçmezse hastaneye transfer şarttır. Daha ileri aşamalarda eğer kişinin kalbi durmuşsa eğer biliniyorsa kalp masajı ve suni solunum yapılmalıdır. Bu kadar basit bir işlem bile ambulans gelene kadar hayat kurtarıcı olabilir.

Alkol, sigara yok genetiğe dikkat

- Sigarayı mutlaka bırakın. Çoğu zehir olan 4 binden fazla kimyasal madde içeren sigara; damar sertliğine yol açar, kan basıncını ve kalp atım hızını artırır, en ciddi aritmi nedenidir, iyi huylu kolesterol HDL’nin düzeyini de düşürür. Sigara aynı zamanda kanın pıhtılaşma eğilimini artırır ve ani kalp krizine neden olur. 
- Alkol tüketimini kısıtlayın. 
- Aşırı kilo kalbinizin daha çok çaba harcayarak çalışmasına neden olur. 
- Hareketsiz bir yaşam kalp hastalığının oluşmasında önemli bir risk faktörüdür. Haftada en az 3 gün 45 dakika yürüyüş şart. 
- Cinsel yaşantınıza önem verin. Çünkü cinsel ilişkiye girmek bir anlamda spor. Araştırmalar, cinsel ilişki sırasında kalbin geçici olarak dakikada ortalama 120 -130 kez attığını göstermektedir ki bu da iki kat merdiven çıkan bir erkeğin nabzıyla eşit bir rakamdır. 
- Yüksek tansiyon, kolesterol ve kan şeker değerleri, kalp sağlığı üzerinde son derece önemli bir role sahiptir. Değerlerin normal olması için diyet ve ilaç kullanımı şarttır. 
- Birinci derece akrabalarında kalp hastalıkları sorunu olanların düzenli olarak checkup yaptırıp, bu değerleri kontrol altında tutmaya özen göstermesi gerekir. 

8 faktör de mevcutsa ölüm %50 

1. Yüksek kolesterol 
2. Yüksek tansiyon 
3. Diyabet (şeker hastalığı) 
4. Sigara kullanımı 
5. Ailede kalp hastalığı öyküsü 
6. Hareketsiz yaşam biçimi 
7. Yaş (35-40 ve üzeri) 
8. Obezite 
Yukarıdaki ‘risk faktörleri’ aynı kişide ve aynı anda ne kadar çok bulunuyor ise o kişinin riski o kadar yüksektir. Bu faktörlerin hiç biri olmadan da nadir de olsa kişi kalp krizi geçirebilir. Ancak, bu çok nadirdir. (Yıllık risk yüzde 0.5-1) Buna karşılık 8 geleneksel risk faktörünün bir arada bulunması o kişideki yıllık kalp krizi ihtimalini ve ani kalp ölümü riskini yıllık %50’ye yaklaştırır.

Diyabetli enfarktüse inanmıyor! 

Diyabet, ağrı mekanizmasını olumsuz etkilediği için şeker hastalarında kalp hastalıklarını ya da krizleri haber veren ağrılar genellikle görülmüyor. Bu da hastalar için önemli bir sorun oluşturuyor. Daha önce enfarktüs geçiren bir şeker hastası bile kalbi ile ilgili bir sorun yaşadığına inanmamakta ve ameliyatın gerekli olduğu durumlar kendilerine iletildiğinde, bunun bir yarar sağlayacağını düşünmemektedir. Ameliyat sonrası yaşantısında ne değişeceğini sorgulayan hasta, ağrılarının ortadan kalkacağını duyduğunda, zaten ağrısı olmadığı için bunu önemsememektedir. Diğer bir sorun ise şeker hastaları ameliyat sonralarının daha sorunlu geçeceğini bildikleri için karar vermekte zorlanmaktadırlar.

Yaşa göre oran değişir!

Aynı yaşta olsa bile her insanın kalp krizi geçirme riski farklıdır. Bu risk; düşük, orta, yüksek ve aşırı yüksek olarak derecelendirilebilir. Derecelendirme yapılırken ‘risk faktörleri’ adı verilen durumlar göz önünde tutulur. 

Akşam
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.