.

Kalbi En İyi Koruyan Yöntem Çalışan Kalpte Bypass..

Kalbi durdurmadan, atan kalpte, kalp akciğer pompasına bağlanmadan gerçekleştirilen çalışan kalpte koroner bypass ameliyatı, kalbi operasyon sırasında en iyi koruyan yöntem.

Kalbi En İyi Koruyan Yöntem Çalışan Kalpte Bypass..




Aniden ölmemek için bunu yapın Bu belirtiler varsa hemen doktora gidinDiyet yapanlar neden hala şişman?Vitamin eksikliği bebekler için tehlikeliKalbi durdurmadan, atan kalpte, kalp akciğer pompasına bağlanmadan gerçekleştirilen çalışan kalpte koroner bypass ameliyatı, kalbi operasyon sırasında en iyi koruyan yöntem.

Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ergun Demirsoy; kalp cerrahisindeki gelişmeleri anlattı:

" Kalp cerrahisi, dünyada 1950'li yıllardan, ülkemizde ise 1960'lı yıllardan itibaren yapılmaktadır. İlk zamanlar yılda 20-30 ameliyat yapılırken, gelişen teknoloji ve yenilenen bilgilerle birlikte bu sayı yılda 30 bin dolayında olmuştur.

" Kalp cerrahisindeki geliştirilen yeni yöntemlerdeki ortak amaç; hastaların daha küçük kesilerden ameliyat edilmesi, hastanede kalış süresini kısaltmak, günlük yaşantıya daha hızlı dönmelerini ve ameliyat öncesine göre daha kaliteli bir yaşam sürdürmelerini sağlamaktır. Gelişen teknoloji ve deneyim ile birlikte başarı oranlarındaki artış, daha riskli ve kompleks ameliyatların yapılabilmesine imkan sağlamıştır.

TEKNOLOJİ KALBİN HİZMETİNDE

" Yaklaşık olarak her 120 çocuktan biri doğuştan kalp hastalığıyla dünyaya geliyor olması, kalp cerrahisinin önemini her zaman taze tutmaktadır. Teknolojideki gelişme ve deneyimlerdeki artışla birlikte kalp cerrahisinin şekli de değişmeye başlamıştır.

" Kalp cerrahisindeki gelişmelerin başında, klasik kalp ameliyatı yerine çalışan kalpte yapılan bypass tekniğini görebiliriz. Klasik kalp cerrahisi gerçekleştirilirken, kalp durdurulmakta ve hasta kalp-akciğer makinesi denem özel bir cihaza bağlanmaktadır. Böylece kalp ameliyatı gerçekleştirilirken, söz konusu makine aracılığı ile hayati fonksiyonlar idame edilmektedir.

KALP DURDURULMUYOR

" Son yıllarda ise bypass dediğimiz ve kalbin kendisini besleyen koroner damarların tıkanması durumunda gerçekleştirilen ameliyatların, kalp durdurulmadan yani 'çalışırken' yapılması mümkün olmuştur.

" Aslında atan kalpte koroner bypass yöntemi mecburiyetten doğmuştur. Özellikte akciğer ve böbrek hastalığı olanlarda kalp akciğer makinesinin olumsuz etkileri görülebilmekte ve bu organların durumunu daha kötüye gidebilmektedir. Atan kalpte koroner bypass ameliyatında, kalp durdurulmaz ve kalp akciğer makinesine bağlanmaz. Böylece bu makineden kaynaklanan olumsuz etkilerin önüne geçilmiş olur. Bu yöntemde temel amaç; hastaya zarar vermeden operasyonu tamamlamak, daha kısa sürede taburcu etmek ve daha kaliteli bir yaşam sağlamaktır.

" Bu yöntem; özellikle kalbin kasılma fonksiyonunun ileri derecede azalmış olduğu veya akciğer, böbrek hastalıkları gibi nedenlerle kalp akciğer makinesini tolere edemeyecek hastalarda ve aortası plaklı olan hastalarda tercih edilmektedir. Tecrübeli cerrahlar ve doğru hasta seçimi sayesinde arzu edilen olumlu sonuçları yakalamak mümkün olabilmektedir.

YOĞUN BAKIMDA KALIŞ AZALIYOR İYİLEŞME HIZI ARTIYOR

Atan kalpte bypass yönteminin avantajlarını şu şekilde özetleyebiliriz:

-Kalp fonksiyonlarının daha iyi korunması

- Özellikle yüksek riskli hastalarda ölüm oranında azalma

- Hastanede kalış süresinin kısalması

- Yoğun bakımda kalış ve solunum cihazına bağlı kalma süresinin kısalması

- İyileşme süresinin daha hızlı olması

- Akciğer yetersizliği, diyaliz gerektiren böbrek yetersizliği ve karaciğer yetersizliği gibi kalp akciğer makinesine bağlı olumsuz sonuçların daha az görülmesi

- Nöropsikiyatrik problemlerin daha az görülmesi; Sinirsel-bilinçsel bozukluklar, davranış bozuklukları, zihinsel fonksiyonlarda azalma veya en ağır haliyle felç şeklinde ortaya çıkan beyin hasarı riskinin azalması

- Kan transfüzyon ihtiyacının daha az olması veya hiç olmaması

KALP CERRAHİSİNDE BAŞ DÖNDÜREN GELİŞMELER

KARDİYOLOG VE CERRAH EL ELE

Hibrit Ameliyat: Kalp damar cerrahları ve kardiyologlarının ortak girişimleri ile hastaya en uygun tedavi şeklinin sunulması şeklinde tanımlanabilir. Koroner arter dediğimiz kalbin kendisini besleyen damarların tıkanması sonucunda; tıkanan damarlara öncelikle stent uygulanmakta, ancak stent uygun değilse hastaya bypass ameliyatı yapılmaktadır. Günümüzde bypass öncesinde veya sonrasında uygun damarlara stent takılarak hastanın multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilmesi söz konusudur. Yani ne ameliyat olan ne de stent takılan hasta kardiyoloji veya kalp damar cerrahisinden bağlantısını koparmamakta ve ortak yaklaşımlar tedavisi planlanmaktadır.

KESİLER GİDEREK KÜÇÜLÜYOR

Minival İnvaziv: Daha küçük cerrahi kesilerle yapılan kalp ve damar ameliyatlarını ifade edilmektedir. Yani göğüs ön bölgesinden veya göğüs yan duvarından 7 cm veya daha küçük bir kesi ile kalp cerrahisi gerçekleştirilmektedir. Halk arasında "pencere açılması" olarak bilinen bu yöntemin henüz klasik cerrahinin yerini aldığını söylemek mümkün değildir.

ÖNCE CERRAH SONRA ROBOT

Robotik Cerrahi: Adından da anlaşılacağı gibi cerrahi işlemin bir robot aracılığı ile yapılmasıdır. Kalp cerrahisi; tecrübe gerektiren ve hataya yer olmayan ince bir iştir. Kalp cerrahisinde robot kullanımı denenmektedir ve ancak bu yöntemin daha zamana ihtiyacı olduğu tüm dünyada kabul edilmektedir. Kalp cerrahisinde kullanım oranı çok düşüktür.


NAKLE KADAR SUNİ KALP

Suni Kalpler: Bu konu çok geniş olmakla birlikte kısaca bahsedilecek olursa; söze bu tedavilerin hali hazırda araştırma aşamasında olduğunu belirtmekle başlamak yanlış olmayacaktır. Bu yöntemlerde amaç; kalp nakli gereken hastalara "bridge to transplantasyon" olarak adlandırılan, kalp nakline kadar zaman kazandırmaktır. Her ne kadar suni kalplerle hastaya bir süre zaman kazandırılsa da hastanın bu yöntemle yaşaması mümkün değildir.

KENDİ HÜCRENDEN KALP YOLDA

Kök Hücre Tedavisi ve Gen teknolojisi: Üzerinde çalışılan ve yoğun araştırma ve çalışmaların devam ettiği bir konudur. Amaç; tüm organların kaynağı olan kök hücreden veya gen teknoloji ile hastanın kendi dokusundan kalp üreterek kalp nakli gereken hastalara bu kendi dokularından elde edilen kalbi nakletmektir. Böylece başkasından alınan kalbin nakledilmesinden kaynaklanan bağışıklık sistemi ile ilgili sorunlardan tamamen kurtulmak hedeflenmektedir. Henüz bu yöntemle bir kalp elde edilmiş olmamasına rağmen gelişmeler son derece umut vericidir.

Bugün
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.