.

Kadınların Sinsi Düşmanı!...

Erkek hastalığı olarak sanılıyor ama kadınlarda daha fazla!

Kadınların Sinsi Düşmanı!...



Kadın ve erkekler pek çok yönden farklı oldukları gibi kalp- damar hastalıkları konusunda da farklı tablolar çiziyorlar... Erkeklerde koroner kalp hastalıkları daha fazla iken kadınlarda hipertansiyona bağlı kalp yetmezliği sorununa daha çok rastlanması da bunu gösteriyor.

Kalp-damar hastalıkları toplumları tehdit eden ve dünyada ölüm nedenlerinin birinci sırasından inmeyen önemli bir sağlık sorunu. Üstelik giderek artıyor ve kadın - erkek, genç - yaşlı demeden herkesi hedef alıyor. Kadın ve erkek kalbinin birbirinden farklı yönleri ve bunun çeşitli nedenleri bulunuyor. 

İki kadından biri bu yüzden ölüyor!

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, kadın ve erkeklerde görülen kalp hastalıklarının da farklılıklar gösterdiğini söylüyor. Buna göre erkeklerde koroner arter hastalığı daha sık görülürken kadınlarda hipertansiyon ve buna bağlı kalp yetmezliği sorunuyla daha çok karşılaşılıyor. Koroner arter hastalığı da kadınlarda ilk sıralarda görülen sorunlar arasında bulunuyor.

TEDAVİ YAKLAŞIMLARI GELECEKTE FARKLILIK GÖSTEREBİLİR

Kadın ve erkeklerin kalp hastalıklarına tedavi yaklaşımında farklılık bulunmuyor. Prof Dr. Koylan, bunun nedeninin erişkinlerde kardiyovasküler hastalıklara yönelik gerçekleştirilen araştırmaların cinsleri ayrıştırarak yapılmaması olabileceğini, gelecekte cinsiyet farklarını araştıran klinik araştırmaların yapılmasıyla erkek ve kadın arasındaki tedavi yaklaşımının değişebileceğini söylüyor.

KADINLAR KALP SAĞLIKLARINI DAHA FAZLA İHMAL EDİYOR

Tedavi konusunda tüm dünyada kadınların daha fazla ihmale uğradıkları ve erkekler kadar girişken olmadıkları görülüyor. Önemli sorunlardan biri de kadınların hastane ve doktora erişimde erkeklere oranla daha geri kaldıkları yönünde. Araştırma ve klinik gözlemler gösteriyor ki; kadın kendi sağlığını erkeğe oranla daha fazla ihmal ediyor. Yapılan bir çalışmaya göre, koroner kalp hastalığı olan bir kadın; enfarktüs ya da akut koroner sendrom geçirdikten sonraki 1 yıllık dönemde yaşamını yitirme ya da yeniden miyokard enfarktüsü geçirme yönünden erkeklere oranla 2 kat fazla risk taşıyor. Bu konuda alınması gereken önlemlerin başında farkındalık çalışmaları geliyor. Kadınların kalp sağlıkları konusunda farkındalıklarının artması ve hekime ulaşımlarının fazlalaşması gerekiyor.

Sevilmeyen iş ve mutsuz evlilik kalbe zarar veriyor

Kalp hastalıklarıyla stres arasında yakın bir ilişki bulunuyor. Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu konuda yapılmış en önemli çalışmalardan birinin, 50 bin kişilik bir toplum taramasında gösterildiğini söylüyor. Buna göre insanların 10 yıl boyunca istemediği yerlerde çalışmak zorunda kalmaları veya aynı süreyle mutsuz bir evliliği sürdürmeye devam etmeleri 10 yıl boyunca günde 2 paket sigara içmeye eşdeğer bir risk yaratıyor.

Stres kalbe ne yapıyor? 

Stresin getirdiği metabolik değişiklikler damarlar üzerindeki damar sertliği oluşumunun hızlanması konusundaki en önemli faktörler arasında bulunuyor. Stres anında kalp hızı ve tansiyon artıyor, metabolizma maksimum çalışmaya başlıyor. Metabolizmanın çok fazla çalışması serbest radikal üreten metabolizma anlamına geliyor. Bu durumun kısa sürmesi sorun yaratmasa da kronik stres haline dönüşmesi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
İlk feda edilen seks hormonu

Stresin kadın ve erkek üzerindeki etkileri iki cins açısından farklılıkr göstermese de gözardı edilmemesi gereken bir gerçek bulunuyor. Buna göre vücudun zora girmesi halinde ilk feda edilen hormon sistemi seks hormonları oluyor. Bu nedenle kronik stres durumunda, kadının hormonal dengesinin bundan etkilenmesinin erkeğe oranla çok daha belirgin oluşu dikkat çekiyor. Bu durum kadında adet bozuklukları ile memede fibrokistik hastalığa yol açtığı için yine bir stres artışı nedeni oluyor.

Ev yaşamında kadın daha stresli

Kadınların stres ortamından daha fazla etkilenmelerinin en önemli nedenlerinden birinin de ev yaşamları olduğu belirtiliyor. Günümüzde her platformda kadın erkek eşitliğinden söz edilse de, kadının çalışıyor olmasının evdeki sorumluluklarını hala azaltmadığı görülüyor. Toplumda kadından beklentinin çok fazla olması, bu cinsin stres faktörünü daha yoğun yaşamasıyla sonuçlanıyor. Yakın zamana kadar stresin kardiyoloji ile olan ilişkisinin ihmal edildiğini söyleyen Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu konuya hala yeteri kadar önem verilmediğine dikkat çekiyor ve bunun nedenini stresi ölçmenin zorluğuna bağlıyor.

HABERTÜRK 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.