.

İşte Sıcağı Sevmeyen Hastalıklar...

İşte sıcağı sevmeyen hastalıklar

İşte Sıcağı Sevmeyen Hastalıklar...



Yağışlı ve soğuk geçen bir kışın ardından yaz sıcaklarının bir süredir etkisini güçlü şekilde hissettirmeye başlaması karşısında, insan vücudu çeşitli tepkiler veriyor. İç Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Soy ve Uzm. Dr. Halil Kutlu Erol, ısı kaybettirecek mekanizmaların bu dönemde daha fazla çalıştığını belirtiyor.
 
Örnek olarak da daha çok terleyerek beden ısısının dengede tutulduğuna dikkat çekiyor. Bu dönemde deri damarları daha çok belirginleştiği için bacaklarda ödem ve varislerde ilerleme saptanıyor. Aşırı sıcak ve nem, insan hayatını tehdit eden birçok hastalığa neden olmakla kalmıyor bazı hastalıkların seyrini de ağırlaştırabiliyor. Dış ortamda ısı yükselmesinin damarlarda genişlemeye yol açması, vücuttaki ısı kaybını artırıyor.
 
Bu arada kalp hızında ve kalbin kan gereksiniminde de artış oluşuyor. Kardiyovasküler hastalıkları olanlarda bu hastalıklar ağırlaşıyor, kalp yetersizliği derinleşiyor. Koroner kalp hastalığı olanların kalp krizi geçirmeleri söz konusu olabiliyor. Aşırı sıcaklar kan basıncında ani artışlara yol açarak beyin kanamasına bile neden olabiliyor. Prof. Dr. Soy ve Uzm. Dr. Erol, ultraviyole ışınının, Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) gibi bazı hastalıkları da alevlendirebildiğini söylüyor.
 
BOL SIVI TÜKETMEK GEREKİYOR
 
Sıcak havayı sevmeyen hastalıkların başında Diabetes Mellitus (şeker hastalığı) geliyor. Bu hastaların yeme içme alışkanlıkları ve tedavi için kullandıkları ilaçların, sıcak havalardan ciddi olarak etkilendiği belirtiliyor. Sıcak havaların etkisiyle vücut ısısının artması, ciltte kan akımı artışına neden oluyor. Kan akımındaki bu artış, dolaşım sisteminin ve kalbin iş yükünü artırıyor. Bunun yanı sıra vücutta terlemeyle birlikte aşırı miktarda sıvı ve tuz kaybı oluşabiliyor. Özellikle diyabet hastaları, kalp ve dolaşım sisteminin aşırı yüklenmesi nedeniyle aşırı sıvı ve tuz kayıplarına uyum sağlamakta güçlük çekiyor. Diyabet hastalarının, eşlik eden kalp yetmezliği veya ödem gibi rahatsızlıkları yoksa ve doktorları aksini söylememişse; yaz ayların- da bol sıvı tüketmeleri gerekiyor. (Günde en az 2-2.5 litre) Sıvı olarak kola, gazoz veya şekerli soda-maden suları yerine; su, ayran veya sade maden sularının tercih edilmesi öneriliyor. Meyve suları şeker içerdiği için bunların fazla tüketilmemesi, yerine ıhlamur ya da kuşburnu gibi bitkisel çaylar, sade maden suyu ve sodanın tercih edilmesi öneriliyor. Bunun dışında karpuz gibi meyvelerin az miktarda yenilmesi, aşırı yağlı ve proteinli besinlerin tüketimindense kaçınılması tavsiye ediliyıor.
 
GÜNEŞ IŞIĞI İLAÇLAR İÇİN SAKINCALI!
 
Soy ve Erol, ensülin kalemi kullanan diyabetli hastaların dikkatli olmaları gerektiğini belirtiyor ve bunun nedeninin ensülinin sıcakta hemen bozulması olduğunu dile getiriyor. Diyabetli kişinin kullanmakta olduğu insülin kaleminin direkt güneş ışığı görmemesi, bir buz çantası içinde bulundurulması ancak buz kalıbına doğrudan temas etmemesi gerekiyor. Kullanılmayan diğer ensülin kalemlerininse buzdolabının raf kısmında dondurulmadan muhafaza edilmeleri çok önemli bulunuyor. Ağızdan tablet şeklinde ilaç kullanan diyabetlilerin, ilaçlarını direkt güneş ışığına ya da sıcak ortama maruz bırakmamaları gerekiyor. Diyabet ilaçlarının, ideal oda ısısı olan 25 derece civarında, seyahat sırasındaysa aracın bagajı yerine klimalı iç ortamda bir çanta içerisinde muhafaza edilmesi öneriliyor. Kan şekeri ölçüm cihazı (glukometre) ve ölçüm çubuklarının da (stripler), ideal oda ısısı olan 25 derece civarında muhafaza edilmesi, aşırı sıcaktan ve direkt güneş ışığından korunması gerekiyor. 
 
KUMDA YÜRÜYÜŞ YAPARKEN BUNLARA DİKKAT!
 
Diyabet hastalarının 10.00-16.00 saatleri arasında açık havada bulunmaları sakıncalı görülüyor.  Bol, açık renkli, pamuklu giysilerin tercih edilmesi öneriliyor. Serin, gölgelik, havalandırması iyi yerlerde bulunulması sağlığa iyi geliyor. Su ihtiyacı duyulmasa bile su içilmesi gerekiyor. Çünkü diyabetlilerde susuzluk hissi sıcaklarda gerçek su ihtiyacını göstermekte yetersiz kalıyor. Bol su ve şekersiz içecekler içilmesi, yağlı ve ağır olmayan gıdaların tüketilmesi öneriliyor. Sıcak ortamdan uzaklaşılamıyorsa, sık sık duş alınarak vücut ısısının dengelenmesi öneriliyor. Düzenli kan şekeri ölçümüyle diyabet kontrolünün izlenmesi gerekiyor. Düşük kalorili gıda tüketimi hastaların ilaç ve ensülin ihtiyacını azaltabiliyor. Diyabetlilerin yazın kumda yürüyüş yaparken dikkatli olmaları ve güneşin altında uzun süre kalmamaları büyük önem taşıyor. Alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durulması öneriliyor.
 
KALP KRİZİ RİSKİ
 
Isı yükselmesi aşırı nemle beraberse, damar genişlemesinin dışında terleme sonucu açığa çıkan ter sıvısı vücut yüzeyinden atılamadığı ve vücut serinleyemediği için beden ısısı artıyor. Bu durum, benzer şekilde kalp yetmezliği, kalp krizi ve beyin kanaması gibi hastalıklara neden oluyor. Aşırı sıcaklar beyin fonksiyonlarını da etkiliyor. Bu kişilerde öfke denetimi zorlaşıyor, ani tepkilerde artış gözleniyor ve saldırgan davranışlar fazlalaşıyor. Böyle yoğun günlerde trafik kazası, yaralama ve cinayet olayları da artış gösteriyor. 

HABERTÜRK
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.