.

Isınmak İsterken Canınızdan Olmayın...

Isınmak isterken canınızdan olmayın

Isınmak İsterken Canınızdan Olmayın...



Uzmanlar alınacak önlemlerle ölümlerin önüne geçilebileceği uyarısında bulunuyor

Türkiye'de her yıl yüzlerce kişi, ısınma amacıyla yakılan sobalardan ya da şofbenlerden sızan gazlardan zehirlenerek ölüyor. Son bir yılda 300'e yakın kişi soba ya da şofbenden sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybetti. Uzmanlar alınacak önlemlerle ölümlerin önüne geçilebileceği uyarısında bulunuyor. 

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Yürümez, doğalgaz, gazyağı, benzin, tüp gazı, kömür ve odun gibi yapısında karbon bulunan yakıtların yanması veya tam olarak yanmaması sonucunda açığa çıkan karbonmonoksitin zehirli bir gaz olduğunu ifade etti. Kış aylarında havalandırması yetersiz olan küçük alanlarda bacasız soba, mangal ve şofben kullanılması sonucu karbonmonoksit zehirlenmelerinin çok sık görüldüğünü belirten Yürümez, kötü baca sistemleri, hava dolaşımının olmadığı yerler ve fırtınalı hava koşullarının (kuvvetli lodos gibi) karbonmonoksitin oluşması ve birikmesine yol açan nedenlerin başında geldiğini vurguladı.

Karbonmonoksit gazının kokusuz, renksiz, tatsız ve rahatsız edici olmamasından dolayı fark edilmesinin olanaksız olduğunu kaydeden Yürümez, "Bu zehirli gaz her ne kadar herkesi etkilese de hamileler, iki yaş altı çocuklar, yaşlılar, kansızlık, solunum sistemi ve kalp hastalığı olan kişiler için daha büyük risk oluşturuyor. Zehirlenmeye maruz kalan kişiler zehirlenme sürecini fark edemiyor. Bu özelliğinden dolayı da karbonmonoksit gazı 'sessiz katil' olarak anılır. Karbonmonoksit gazı insan vücuduna solunan hava ile girer ve kana geçer. Oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobin isimli maddeye bağlanır. Bunun sonucu olarak hücrelere oksijen taşınma işlemi süreç ilerledikçe azalmaya başlar. Hücrelerin ihtiyacı olan oksijen sağlanamaz duruma gelir. Bu durumdan beyin dahil vücuttaki tüm organlar etkilenmeye başlar. Süreç vücudun iflasıyla sonuçlanır." dedi.

Zehirlenme sürecinde yorgunluk ve ardından gelen güçsüzlük belirtileri ile belli bir noktadan sonra kişinin zehirlenmeyi düşünse dahi istemesine rağmen yerinden kıpırdayamaz hale geldiğini vurgulayan Yürümez, zehirlenmenin belirtileri ile ilgili şu bilgileri verdi: "Hafif zehirlenme belirtilerinde baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı-kusma, bulanık görme ve yorgunluk, orta zehirlenme belirtilerinde bayılma, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, güçsüzlük, solunum sayısında artış ve uykuya meyil, ciddi zehirlenme belirtilerinde ise kalpte ritim bozukluğu, tansiyon düşmesi, kalpte iskemi, solunum durması, nöbet ve koma hali görülüyor. Belirtiler dikkatle incelendiğinde sürecin kişiyi kademli olarak ölüme doğru sürüklediği görülmektedir. Zehirlenmenin seyri hastadan hastaya değişiyor. Maruz kalınan karbonmonoksit miktarı ve süre, yaş, cinsiyet, metabolizma ve hastanın kullandığı ilaçlar gibi pek çok etmen hastanın seyrini etkileyebiliyor." 

"ZEHİRLENEN KİŞİ HEMEN OLAY YERİNDEN UZAKLAŞTIRILMALI"
Alınacak önlemlerin yanı sıra yerinde ve zamanında yapılacak doğru müdahaleler ile zehirlenmiş kişilerin kurtarılabileceğini dile getiren Yürümez, "Yapılacak ilk iş zehirlenen kişi hemen olay yerinden uzaklaştırılmalı. Zehirlenmiş kişiye bir an önce tam bir tedavinin yapılabilmesi için 112'nin aranmalı. Sağlık ekibi olay yerine gelinceye kadar zehirlenmiş kişinin rahat nefes almasını sağlamak için üzerindeki sıkı giysiler gevşetilmeli. Solunum açısından bir rahatlama sağlaması bakımından boynunun altına iki kürek kemiği arasına uzanacak şekilde katlanmış bir bez parçası yerleştirilmeli. 

Hasta kusacak olursa hemen yan döndürülerek kusmuğun solunum yollarını tıkamasının önüne geçilmeli. Eğer solunum ve dolaşımı yok ise iyi misin diye her iki omzundan tutup sarstığınızda yanıt alamıyorsanız, nefes alıp-vermiyorsa, öksürmüyorsa ya da hareket etmiyorsa bu konuda bir eğitiminiz varsa yeniden canlandırma işlemi yapabilirsiniz.Zehirlenmenin meydana geldiği ortam mutlaka havalandırılmalı." diye konuştu.

"SOBADA FAZLA DİRSEK KULLANILMAMALI"
Soba kurarken fazla dirsek kullanımından kaçınılması gerektiğini anlatan Yürümez, şunları kaydetti: "Baca ve soba borusu bağlantısının uygun bir biçimde yapıldığından emin olun. Bacalar dışarıya kaçak olmayacak şekilde bağlanmalı. Bacaların ve boruların temiz ve tıkanıksız olduğunu garanti altına alın. Soba yakılan odaları sık sık havalandırın. Sık sık baca tepmesi oluyorsa baca deliğinin uygun olup olmadığı kontrol edin. Özellikle lodoslu havalarda ölüm oranlarında artış gözlendiğinden dolayı bacalar standartlara uygun değilse soba yakılmamalı, yakılması zorunlu ise gece mutlaka söndürülmelidir. Doğalgaz cihazlarına yeterli oksijen sağlanmalıdır. Onun için pencerelerden içeriye oksijen girmesini sağlayacak açıklıklar olmalıdır. Bunlar hiçbir zaman kapatılmamalıdır. 

Şofbenler standartlara uygun olmalı, oksijen yetersizliği olduğunda kendiliğinden sönen tipte olanlar seçilmelidir. En iyisi banyolarda bulunmaması mümkünse balkonlara ya da havadar mekânlara konulmalıdır. Banyo uygun bir şekilde havalandırılmalıdır."


CİHAN 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.