.

Hemşirelik Yönetmeliği Neden Uygulanmıyor?...

657 sayılı DMK nun Amir Durumda Olan Devlet Memurlarının Görev Ve Sorumlulukları başlığının 6,10,17. Maddelerine göre;

Hemşirelik Yönetmeliği Neden Uygulanmıyor?...



Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorundadırlar.
Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.
Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.

Ülkemizde diğer mesleki kazanımlar gibi hemşirelik mesleğinin kazanımları da(kanun,yönetmelik) kolay elde edilmemiştir.Yıllar yılı süren çalışmalar uzun zamanların harcanması sonucunda emek ve sabırla planlanmış,yasal süreçlerden geçerek ortaya çıkarılmıştır.Tıpkı BAMBU ağacı gibi.

Bambu Ağacının Öyküsü:
İnsanoğlunun erdemi, meyvesini yiyemeyeceği ağacı dikmesindedir, derler.
BAMBU, Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir: …önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir. Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz. Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez. Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir. Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez. Çinliler büyük bir sabırla beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler. Ve nihayet beşinci yılın sonlarına doğru bambu yeşermeye başlar ve altı hafta gibi kısa bir sürede yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır. Akla gelen ilk soru şudur : Çin bambu ağacı 27 metre boyuna altı hafta da mı yoksa bey yılda mı ulaşmıştır? Bu sorunun cevabı tabii ki beş yıldır. Büyük bir sabırla ve ısrarla tohum beş yıl süresince sulanıp gübrelenmeseydi ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik? Bir başarının şartları her zaman çok basittir. Bir süre için çalışın, bir süre tahammül edin. Her zaman inanın ve hiçbir zaman geri dönmeyin.
Bu hikayeden herkes gibi hemşirelik camiası gibi onları yönetenlerin de ders alması gerektiğini düşünüyorum.Neden mi?

Yıllar yılı emek ve sabırla beklenen uygulanması halinde sahadaki kronikleşmiş hemşirelik sorunlarını ortadan kaldıracak,insan kaynaklarının doğru kullanımına,zaman yönetiminin doğru kullanılmasına,hasta ve çalışan güvenliği ve memnuniyetinin artmasına ciddi katkıda bulunacak,çalışma barışını sağlayacak ve hemşirelerdeki tükenmişliği önleyebilecek olan hemşirelik yönetmeliği sebebini/sebep olanları bir türlü anlayamadığımız nedenlerle,bir çok sağlık kurum/ kuruluşunda bizzat Sağlık Bakanlığı’nı temsil eden yetkililer tarafından YOK SAYILIYOR ve UYGULANMIYOR.(Uygulayan kurum yöneticilerini tenzih ediyorum ve teşekkürlerimi sunuyorum)

Oysa ki ne çok sevinmiştik mevzuatımız tamamlandı diyerek,yanılmışız .Görüyoruz ki Hemşirelik mevzuatı tamam ama uygulamada sorun var.Neden mi?

Bu sorunun cevabı aslında hemşireler ve onları yönetenlerce malum.BİZCE DE!
Birinci neden;Hemşireler yasal mevzuatlarını yeterince bilmiyorlar.Zaten bilmeleri de istenmiyor.Az sayıda bilenler ise hepimizin bildiği malum sendikadan çekiniyor( ki bize gelen şikayetler bu doğrultuda)ve hakkı olanı istemeye korkuyor/istese de alamayacağını düşünüyor. Neden mi:
Günümüz itibarı ile hastanelerde ki hemşire yöneticilere bakıldığında,onların hangi sendikanın yönetim kurulu üyesi,delegesi,iş yeri temsilcisi ya da üyesi ve eğitimlerinin ne ölçüde yeterli olduğu görülerek neyi kastettiğimiz anlaşılacaktır.

İkinci sorun;ki en önemli olanı : Amacı; sağlık hizmeti sunulan kurum ve kuruluşlarda görev yapan hemşirelerin çalışma alanlarına, pozisyonlarına ve eğitim durumlarına göre görev, yetki ve sorumluluklarını belirlemek olan ve sağlık bakanlığı tarafından 8 mart 2010 tarihinde yayımlanan HEMŞİRELİK YÖNETMELİĞİ bizzat Sağlık Bakanlığı’nı temsil eden yetkililer tarafından YOK SAYILIYOR ve UYGULANMIYOR.

Hemşirelik camiası tüm iyi niyetiyle bir çok kurumda Hemşirelik Yönetmeliğine aykırı yapılan uygulamaların yöneticilerin yanlış yönlendirilmesinden kaynaklandığını düşünüyor ve bu konuda Türk Hemşireler Derneği’nden yardım isteyerek yöneticilerinin bilgilendirilmesini talep ediyor.
Tüm devlet memurları gibi hemşireler de ,Hemşirelik Kanunu ve bu kanunun 4.maddesine dayanılarak hazırlanan Hemşirelik Yönetmeliğine göre tayin ve tesbit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendileri hakkında da aynen uygulanmasını istiyorlar.

SAYIN YETKİLİLER ;HEMŞİRELER seslerinin duyulmasını, Hemşirelik Yönetmeliği’nin uygulanmasını istiyor.Adil yönetim,iyi yönetilme hakkı,eğitimli ve liyakata göre yönetici ve sorumlularının atanmasını,insan kaynaklarının da diğer kaynaklar gibi en verimli şekilde kullanılmasını,bazı grup/kişlere imtiyaz tanınmamasını,dinimizce de uygun görüldüğü gibi işin ehline verilmesini istiyorlar.Saygıyla iletilir.

Ve anlayanlar için bilindik güzel bir hikaye;
Hamalın Hesabı
Zenginin biri ölümden ve kabirdeki yalnızlıktan çok korkuyormuş. “Öldüğüm geceyi kim kabre girerek sabaha kadar benimle geçirirse servetimin yarısını ona bağışlıyorum” diye vasiyet etmiş.

Öldüğünde “Kim birlikte kabre girip sabahlamak ister?” diye araştırmışlar. Kimse çıkmamış. Nihayet bir hamal,

-Benim sadece bir ipim var, kaybedecek bir şeyim yok. Sabaha kadar durursam zengin olurum.” diye düşünerek kabul etmiş.

Vefat eden zengin ile birlikte defnetmişler. Sorgu sual melekleri gelmiş. Bakmışlar kabirde bir ölü, bir canlı var. “Nasıl olsa bu ölü elimizde… Biz şu canlı olandan başlayalım” demişler ve hamalı sorgulamaya başlamışlar.

-O ip kimin? Nereden aldın? Niye aldın? Nasıl aldın? Nerelerde kullandın?”

Sabaha kadar sorgu sual devam etmiş, adamın hesabı bitmemiş. Sabah kabirden kutlayarak çıkarmışlar

- Tamam, servetin yarısı senin, demişler.

- Aman, demiş hamal, istemem, kalsın. Ben, sabaha kadar bir ipin hesabını veremedim. O kadar servetin hesabını nasıl veririm?

THD Konya Şubesi Başkanı -Canan GÜNGÖR 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.