.

Hekim Ve Avukat Şikayeti Arasındaki Fark!...

Hekim ve Avukat şikayeti arasındaki fark!

Hekim Ve Avukat Şikayeti Arasındaki Fark!...



İstanbul Samatya Hastanesinde , elinde yazdığı savunma ile altıncı kattan atlayarak intihar eden Dr Melike Erdem'in bu müessif olaydan önce yasadıkları 184 hattını ve doktorların  özellikle acilde çalışan doktorların sorunlarını kamuoyuna hatırlatmış oldu.

 

Dr Melike Erdem'in depressif bir ruh hali yaşamakta olduğu ve bu depresyonda acilde tutmakta olduğu günaşırı yorucu nöbetlerin ve kısa bir süre önce kendisi hakkında yapılan bir şikayet nedeniyle yürütülen soruşturmanın çok önemli etkenler olduğu anlaşılmaktadır. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının tüm sivil toplum örgütlerinin ve Hekim  Hakları Derneği’nin muhtelif vesilelerle ifade etmeye çalıştığı bir gerçeği tekrar ifade etmek gerekirse hekim hakkı eşittir hasta hakkı diye düşünüyoruz.

 

 Hekimler  bakılabilir sayıda hasta, verimli çalışabilecek sayıda ve sürede nöbet ve nöbet ortamı istiyorlar. Bu istekler aynı zamanda hastaların hakları ve talepleri olmalıdır. Son günlerde çok öne çıkarılan hasta hakları aslında hekim hakları ile aynı kapıya çıkan konuları ihtiva etmektedir . Bunu ve olumsuz çalışma şartlarını bir türlü topluma ve idarecilere anlatamayan hekimler gün geçmiyor ki acillerde darbedilmesin, hakarete uğramasın. Maalesef sağlık sisteminin tüm olumsuzlukları hemen hekime fatura edilmekte ve acildeki hekime cezası o anda kesilmektedir. Artık sağlık çalışanlarına yapılan saldırı ve tacizler alışılagelmiş haberler durumuna gelmiştir. Muhtemelen sağlık hizmetinin kalitesini arttırma gibi olumlu niyetlerle kurulmuş olan Alo 184 hattı ise günümüzde sağlık çalışanlarını şikayet etmeye yarayan ve onların motivasyonunu bozan bir psikolojik tehdit ve yıldırma unsuru olarak çalışmaktadır.

 

Hastaların ugradığı haksızlıklar varsa bildirilmesi ve usulu çerçevesinde takibinin yapılması tabii ki faydalı olacaktır.  Ancak ; Tııp mesleği ve kendi hastalığı ile, hastane imkanları ile ilgili hiçbir bilgisi olmayan bazı hastalar veya yakınları,  bazen istediği ilaçları kendi sağlığı ile ilgili kaygıları sebebiyle yazmadı diye , bazen dedesinin ilacını kendi üzerine yazmadı diye, bazen ameliyat önerdi, bazen önermedi diye, bazen rapor verdi, bazen vermedi diye, bazen çabuk baktı, bazen çok oyaladı diye, bazen komşusunun önerdiği tetkiki yazmadı diye, bazen kurşunlanmış veya ağır  hastaya müdahale ederken başağrısı ile ilgilenilmedi diye  hekimi çoğu zaman şikayetle tehdit etmektedir . Bazende hemen telefona sarılmakta ve hiç çalışanlarla ilgisi olmayan, şahsi ve tutarsız şikayetlerde bulunmaktadırlar. Bu şikayetler ciddiyeti ve tutarlılığı sorgulanmadan kayda alınmakta o anda telefona bakan, görevlinin insiyatifi ile  soruşturmaya dönüştürülmektedir. Bu soruşturmalar uzun yazışmalarla ve ifade alınması ile devam ederken soruşturmayı yürüten ve soruşturulan hekimler bir sürü emek ve mesai kaybından sonra genel olarak objektif ve tutarlı olmayan şikayet konuları sözlü uyarı ile neticelendirilmektedir. Halbuki hukuken bir şikayetin geçerli olabilmesi için konunun,  ilgili belgelerin ve şikayet eden kişinin kimlik ve adres bilgilerinin detayli bir sekilde yazılı olarak, ıslak imzalı bir dilekçe ile  beyanı gerekmektedir. Ancak bu şekilde haksız şikayet söz konusu olduğunda  şikayet edilenin tazminat isteme gibi hukuki hakları ortaya çıkabilir.

 

Örneğin bir avukatı şikayet etmek isterseniz İstanbul barosunun sitesinde şu not karşınıza çıkar: “ Şikayetlerin faks ve mail yoluyla işlem görmeyeceği yasa gereğidir. Tebliğ adresi ve delillerle ıslak imzalı dilekçe ile ve 100 tl masraf avansı ödeyerek şikayet edebilirsiniz.”

 

 Her ne kadar Alo 184 yetkilileri bu hattın öncelikle şikayet için kullanılmadığını, bilgilendirme amaçlı olduğunu ifade etseler de acilde çalışan veya aile hekimliği yapan her hekim ve maalesef kaybettiğimiz Dr Melike Erdem , iyiniyetli olmayan hastalar tarafından bu hatta şikayet etme konusunun bir tehdit unsuru olarak daima kullanıldığının ve bu hatta yapılan şikayetler nedeniyle bir çok hekimin savunma vermek durumunda kaldığının, ve hiç yoktan yere bir sürü emek, enerji ve motivasyon kayıplarının yaşandığının  şahididirler.  Haksızlığa uğrayan bir hasta elbette  şikayetini yapabilmeli ve varsa mağduriyeti giderilmelidir. Yapılan aramalar sırasında hastalara bu hattın bilgilendirme hattı olduğu ifade edilerek şikayetin hukuken geçerli olabilmesi için gereken şartlar hatırlatılmalıdır. Usule uygun,  olumlu ve olumsuz şikayet edene veya edilene yansıyacak sonuçları olacak bu yazılı müracaatlar mümkünse bir komisyonca incelenmeli ve soruşturmaya değer bulunursa inceleme başlatılmalıdır. Şikayetin yersiz , şahsi, taraflı  olması durumunda yapılan yazışma ve mesai kayıpları şikayet sahibinden tahsil edilmeli ve şikayet edilenin tazminat isteme hakkı saklı tutulmalıdır. ALO 184 ' ü ve ilgilileri yanlış kimliklerle, yanlış bilgilerle meşgul etmek, bunu bir tehdit ve şantaj unsuru gibi kullanmak ve taraflı , haksız şikayetlerde hiçbir bedel ödememek bu hattın suistimal edilmesine yol açmaktadır . Sağlık idarecileri hasta memnuniyeti kadar sağlık çalışanlarının da memnuniyetini ve çalışma huzurunu temin etmekle sorumludur.

 

Uz. Dr. Saim Şendil

Hekim Hakları Derneği Kurucu Üyesi 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.