.

Hastanede Tekerlekli Sandalyede Doğurdu

İzmir’de 6,5 aylık hamile genç kadın, doktor olmadan tekerlekli sandalyede kendi başına doğurduğunu ve hasta bakıcılar tarafından da tacize uğradığını öne sürdü.

Hastanede Tekerlekli Sandalyede Doğurdu



İzmir’de 6,5 aylık hamile genç kadın, doktor olmadan tekerlekli sandalyede kendi başına doğurduğunu ve hasta bakıcılar tarafından da tacize uğradığını öne sürdü.

İzmir Buca’da 6,5 aylık hamile 28 yaşındaki Fatma Öztürk, kanamalı olarak başvurduğu hastaneden ‘durumun gayet iyi’ denilerek geri gönderildi. Ancak genç kadın 3 saat sonra fenalaşarak tekrar aynı hastaneye gitti. Sancılar içinde kıvranan talihsiz kadın önce tek kişilik yatakta başka bir hamile kadınla sırt sırta yatırıldı. Ardından doğumunun yapılması için kendisine ameliyat elbisesi giymesi gerektiğini söylendi. Ağrılar içinde elbisesini giyemeyen genç kadın hasta bakıcılardan yardım isteyince ‘Gelip üstünü değiştirmemi ister misin’ diyen bakıcı tarafında sözlü tacize uğradığını iddia etti. Sancılar içinde tekerlekli sandalyeye oturmasını söylenen genç kadın daha fazla dayanamayarak bebeğini sandalye üzerinde doğurdu. Prematüre doğan bebek başka bir hastaneye sevkedilerek 13 gün kuvözde kaldıktan sonra yaşam savaşını kaybetti. Acılı anne Fatma Öztürk ile baba Gökhan Öztürk evlatlarını kucaklarına alamadan, gözyaşlarıyla toprağa verdi.

“İŞİ TACİZE KADAR VARDIRDILAR”

Bebeğini kanaması olduğu halde iyi olduğu söylenip eve gönderildiği için kaybettiğini ileri süren Fatma Özkurt hastane çalışanları tarafından da azarlandığını savunarak şunları söyledi:

Hastaneye gittiğimde görevli doktora kanamam olduğunu söyledim, fakat beni sadece ultrasona soktu. Bana ‘Bebeğin suyu var, kalbi atıyor. Hiçbir şeyin yok, eve git’ dedi. Eve geldikten 2-3 saat sonra ağrılarla birlikte kanamam artmaya başladı. Dayanamayınca eşim ambulans çağırdı. Ambulans da beni o hastaneye götürmek zorunda olduğunu söyleyince, tekrar biz aynı hastaneye geri döndük. İçeriye girdim, acildeki doktor hala görevinin başındaydı, aynı doktordu. ‘Düşük yapıyorsun’ dedi ve beni tekerlekli sandalyeye oturtup bir hasta bakıcıyla götürmeye başladı. Eşime bile ne olduğunu anlatamadım. Yukarıya çıktık, yukarıda önüne gelen hasta bakıcısından doktora kadar herkes bana ‘Neyin var’ demek yerine beni inanılmaz şekilde azarlamaya başladılar. Gelen bağırıyor, giden bağırıyor, üstümü değiştiremiyorum. Önlük verdiler bana giymem için. Ancak ben ağrıdan sancıdan iki büklüm kaldım, üstümü değiştiremiyorum. ‘Yardım eder misiniz’ diye yalvardım. Adam benimle dalga geçer gibi, ‘Gelip üstünü değiştirmemi ister misin’ diye tacize kadar işi vardırdılar. Zorla üstümü değiştirdim, yatamıyorum, kalkamıyorum. Bana söyledikleri tek şey, ‘Sen bilirsin bizim acelemiz yok. İster yat ister yatma. İstersen sabaha kadar ayakta bekle’ dediler. Hiç kimse yardımcı olmadı.”

“BİR YATAKTA İKİ HAMİLE SIRT SIRTA YATIYOR”

Kendisini sancı odasına aldıklarını ancak orada gördüğü manzara karşısında da şaşırdığını ifade eden Öztürk “Sancı odasında bir yatakta iki hamile kadın sırt sırta yatıyorlar. Beni de bir bayanın yanına yatırdılar yanlamasına, bir müddet sonra yanımdaki bayanı kaldırdılar. Benim sırtüstü yatmamla beraber suyum patladı. Sonra ben korkudan çığlık attım. Çünkü anlamadım suyumun patladığını. Hiç kimse ilgilenmiyor. Beni yatağın üstüne attılar, herkes başka bir odada keyfinin derdinde, çayının kahvesinin başında. Biz orda çığlık atıyoruz ama dönüp suratımıza bakan bile yok. Sonra doktor ya da asistan kim olduğunu bilmiyorum, bir erkek geldi yanıma. Ve çığlık attığım için bana bağırmaya başladı. Suyumun geldiğini de bilmediğim için ben bebek geldi zannettim. Bana ‘Çeneni kapat, çok bağırıyorsun, ne biçim insansın. Sürekli bağırıp yardım istiyorsun, sussana biraz sen kapatsana şu çeneni’ dedi. Ben yardım istedikçe onlar beni azarlamaya başladılar” diye konuştu. Haberin devamı için tıklayınız
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.