.

Günümüzün Popüler Hastalığı Guatr Mı?...

Günümüzün popüler hastalığı guatr mı?

Günümüzün Popüler Hastalığı Guatr Mı?...



Guatr her zaman bilinen bir hastalıktı. Ancak günümüzde yaygınlaştı ve çeşitliliği arttı. Artık 10 kişiden 5’inde görülen hastalığın yanlış tanı ve tedavisi ise kişinin tüm yaşamını olumsuz etkiliyor. Depresif şikâyetlerle psikiyatriste başvuran çok sayıda kişi aslında tiroit hastası olduğunu bilmiyor.
Temelde guatr hastalığını yaratan organ ‘Tiroit’ denilen boynun önünde yer alan 20 gramlık küçük bir doku. Doku küçük ama fonksiyonu çok fazla. Hormonları üretme mekanizması karışık. Orada rol alan birçok madde, enzim ve kullanılan elementler var. Bu nedenle mekanizmanın her basamağında hastalık çıkabilir. Hastalığın en temel nedeni -bizim ülkemizde de en sık görüleni- iyot eksikliğidir. Buna bağlı olaraktan tiriotte büyümeler oluşur buna bağlı olarak çalışması değişir. 2000 yılından sonra tuzlar iyotlanmaya başladıktan sonra iyot eksikliğine bağlı olan tiriot hastalığı azalmıştır. Bu kez de genetik tiriot hastalığı ve tiriot kanserleri ortaya çıkmıştır. 

Doğal yollardan en çok suyla iyot eksikliğini tamamlayabilmek mümkündür. Dolayısıyla toprak ve toprakta yetişen ürünlerle… Bu yollarla iyotu alırız. Ama bizim toprağımız da suyumuz da Doğu Anadolu, Karadeniz özellikle de Batı Karadeniz Bölgesi iyottan son derece fakirdir. Bu nedenle insanların ortak kullandığı ortak madde tuza iyot eklendi. Geleneksel tuz kullanımını bırakmış olan her yerde iyotlu tuz kullanıldığı sürece bir sorun yok. 

Nörologlar, kardiyologlar ‘böbreği ve kalbi korumak adına aşırı tuzlu yemeyin’ diyor. Biz toplum olarak yemeğin tadına bakmadan tuz koyarız. Günde ortalama bir tatlı kaşığı tuz kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği olmayan, normal sağlıklı birinin yiyebileceği miktardır.  

Guartr hastalığının belirtileri 

Tiroit organı iki şekilde değerlendirilir. Bir nasıl çalışıyor, hormon üretimi iyi m? Çünkü tiroit hormonları diğer organlarının sistemlerin çalışmasını doğrudan etkiler. Dengesi bozulduğunda etkilenmeyen hiçbir sistem yoktur. En sık görüleni yani yavaşladığındaki belirtileri; halsizlik ve yorgunluk şikâyetleridir. Saç dökülmeleri, cilt kuruluğu, kaşıntı, tırnak kırılması, kabızlık gibi bulgularla kendini hissettirir. Tedavi edilmezse şikayetler giderek çoğalır. Bir süre sonra efor kapasitesi düşer. Kalp ve solunumla ilgili problemler başlar. Tansiyon dengesizlikleri görülebilir. Bir süre sonra da kişide yaptığı değişikliklerle doktora gitme zorunluluğu ortaya çıkar. Doğru tanı konulmadığında bir süre sonra şikâyetler geçmediği için tekrar doktora gidilir.

Bu rahatsızlıkta yaş sınırı yoktur, doğumdan ölene kadar her yaş grubunda rastlanabilir. Ergenlik dönemi, 25-40 yaş arası, kadınlarda doğurganlık ve menopoz döneminde daha sık görülebilir. Dış faktörlere ve genetiğe bağlı olarak gelişebilir. 

Hastalılara ait bulgular kişisel farklılıklar gösterebilir. Her kişinin algı düzeyi farklıdır. Ciddi depresyona giren, halsizlik nedeniyle iş gücü kaybı yaşayan, aşırı sinir- kaygı nedeniyle etraflarıyla kavga eden hasta tablolarına rastlamak mümkündür.

Tiroit hastalığının en iyi yönü ne kadar ilerlemiş olursa olsun tedavide yüz güldürücü sonuçlar almanın mümkün olmasıdır. Hastalığın tipine göre ilaç, cerrahi ya da radyoaktif tedavi uygulanır. Hipotiroitte ortalama 6-8 hafta içinde sonuç alınıp, tamamen normale dönülebilir.    

Haşimoto nedir ? 

Genel tiroit hastalığının içindeki bir gruptur. Tiroit hormon dengesini bozduğunda genel değişiklikler yapabilir. Haşimato grubu hastalarda hormonlar normal olduğu halde kişide açıklanamayan deri, tırnak, saç problemi olabilir. Yine bu kişilerde özellikle kadınlarda adetlerle ilgili sorunlar yaşanır. Genetik olabilir. Bir insan farkına varmadan ömrü boyunca yaşayabilir. Ailesinde tiroit hastası olanlar özellikle bu grupta yer alır.Basit bir kan testiyle tespiti mümkündür. Gerektiğinde ultrasonla bakılır.  

Tiroit hormon düzeyi artığı zaman ‘Hipertiroiti’ adı verilir ve metabolizma hızlı çalışır. Ciddi kilo kaybı yaşanır. 

Gözler dışarıya doğru neden çıkar?

Tiroit çok çalıştığı durumda hem tiroit hem de gözler etkilenir. Çünkü aynı mekanizma gözlerin arkasındaki dokuda da geçerlidir. Orada iş biraz daha karmaşık ve tedavisi de biraz daha yorucudur. Çünkü tiroiti ve gözü birlikte kontrol altına almak gerekir. Bazen tiroiti kontrol altına alsanız bile göz bağımsız olarak ilerleyebilir. Bu da zor olan tiroit hastalıklarından biridir. 

Kansere dönüşür mü?

Her tiroit hastalığı kansere dönüşmez. Tiroit modülü varsa bazı modüller 3-5 yıl içinde kansere dönüşebilir.  

Tiroit hastalığı depresyonla karıştırılıyor!!!

Psikiyatri bölümünden çok fazla tiroit hastası endokronologlara yönlendirilir. Bu tip hastalar depresif şikâyetlerle psikiyatriste başvurur. Onlara uygulanan ilk test tiroit hormonudur. Özellikle doktorların bu konuda bilinçlendirmeli gerekir. 

Karalahananın içindeki bir madde tiroit hormonunu yaparken bir enzimi bloke ettiği için tehlikelidir. Suşi içerisinde fazla iyot olduğu için tiroiti olumsuz etkiler. Uzak doğudan zayıflamak için gelen yosun tabletleri tiroit hastalıklarını tetikleyebilir. Bunlara dikkat etmeliyiz. 

*Ailesinde tiroit hastalığı olanlar, 
*Doğurganlık çağından olanlar kadınlar,
*Ergenlik çağındaki çocukların 
Bir kez tiroit fonksiyonunu değerlendirmekte fayda vardır.  Özellikle ailesinde olanlar için bu yaş dönemi çok önemlidir. Çünkü gebelikte bebeğin sağlığını, ergenlik döneminde beyin- beden fonksiyonu, menopoz kadın sağlığını etkiler. 
Özellikle genetik tipteki tiroit hastalarında bir dönem aktiflenmediği için bazen testlerde çıkmayabilir ama daha sonra herhangi bir neden gebelik- lohusalık-stres zemindeki hastalığı tetikleyebilir. İnsanların senede bir kere tiroit hormonuna baktırması yeterlidir.
 

STAR
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.