.

Genetik Haritaya Göre İlaç Geliyor..

Her ilacın her hastada aynı etkiyi göstermediğini vurgulayan Prof. Erol, "Altyapısı uygun eczaneler, hekimle ortak çalışarak hastanın gen haritasına uygun ilaç hazırlıyor. Sistem yakında Türkiye'de de başlayacak" dedi

Genetik Haritaya Göre İlaç Geliyor..



Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde 10 yıl dekanlık yapan Prof. Dr. Dilek Erol, yakın gelecekte eczacılıkta ezberlerin bozulacağını; artık kişiye özel ilaçların yapıldığı butik eczane uygulamasının geleceğini söyledi. Herkesin genetik haritasının birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erol, "Tüm dünyada özellikle hormon ve onkoloji alanında buna göre bir uygulama yaygınlaşıyor. Altyapısı uygun eczaneler, hastanın hekimiyle ortak çalışarak, o hastanın gen haritasına uygun doz ve içerikte onkoloji ve hormon ilaçları hazırlıyor. Türkiye'de henüz başlamadı bu sistem ama zamanla bizde de yaygınlaşacak. Hekim hastanın genetik haritasını çıkarıyor, uygulanması gereken dozu reçete ediyor, eczacı işin mutfağında o hastaya özel ilaç hazırlıyor. Bundan 50-60 yıl önceki eczacılık uygulaması modern tekniklerle yeniden canlanıyor adeta. Bunun önemi de şu; teknoloji ilerledikçe ilaç firmaları konfeksiyon ilaç üretimine geçti. Oysa her ilaç her hastada aynı etkiyi göstermiyor. 34 beden birine 42 beden elbise vermek gibi" dedi.

Ağrı kesicinin etkisi bile fark gösteriyor
Her ilacın bünyeye uygun olduğu taktirde başarılı tedavi sağlayacağını belirten Prof. Dr. Dilek Erol, Amerika'da yeni uygulanmaya başlanan bu sistemin özellikle hormon preparatları ile onkoloji ilaçlarını kapsadığını anlatarak "Bugün, bir ağrı kesicinin bile kişinin genetik haritasına göre dozunun ayarlanması gerekiyor. Hormon ilaçları örneğin, her türlü hastalığı ilgilendiren bir konu bu. Ama siz, hastanın ihtiyacından fazla verirseniz bir sürü başka yan etkiye maruz kalmasına sebep olursunuz. Şu anda kullanılan ilaçların hepsi standart dozda olduğu için de ister istemez tedaviler de fabrikasyon oluyor. İşte yakın gelecekte, butik ilaç uygulamasına geçilecek olmasının sebebi de bu" diye konuştu. Kendisi de 35 yıllık akademisyenlik hayatının ardından şimdilik kişiye özel dermokozmetik ürünleriyle yavaş yavaş bu alana geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Erol, "Dekanlık yaparken kurduğum kozmetik üretim merkezimizde 70'den fazla formül geliştirdik ve pekçoğu piyasada alıcısıyla buluştu. Kişiye özgü dermokozmetik, fitoterapi, aromaterapi alanlarında ürünler hazırlıyorum" dedi.


Altyapısı, bilgi birikimi uygun eczanelerin butik ilaç araştırmalarına da ağırlık vereceğini söyleyen Prof. Dr. Erol, sözlerini şöyle sürdürdü: Klinik eczacılık kavramının da Türkiye'de gelişmesi gerekiyor. Yani eczacıların sadece tezgah arkasında doktorun yazdığı ilacı vermek yerine kliniğin bizatihi içinde olması gerekiyor. Yurt dışında hiçbir hekim hastanenin eczacısı yanında olmadan vizite çıkmaz. Eczacı, doktordan aldığı talimatla hastanın ilacını hazırlar ve taneyle verilir hastaya ilaç. Böylece gereksiz ilaç kullanımının da önüne geçilmeye çalışılır, arkadaş eş dost tavsiyesiyle ilaç kullanımının da.


Güzelleşme kaygısı ölüm getirmesin
Yaz mevsiminin gelmesiyle beraber piyasada satılan pekçok zayıflama ürününe rağbetin arttığını anlatan Prof. Dr. Erol, şu uyarılarda bulundu: Ürünlerin Sağlık Bakanlığı onaylı olması bir şeyi değiştirmiyor. Bu konuda tek danışılacak yer eczaneler olmalı. Çünkü bütün eczacılar fakültede 2 yıl boyunca bitkisel ilaçlar konusunda anabilimdalından ders alıyor. Ama merdivenaltı ürünlerin doz hesabı yok, kişi aşırı doza maruz kaldığı için zarar görüyor. Bu nedenle bu tarz antiaging, zayıflama, selülit ürünleri için en güvenli adres eczaneler.

Star
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.