.

Geleneksel Tıp Tedavisi İlgi Artıyor

Geleneksel tıp yöntemleri arasında yer alan hacamat, vatandaşlardan yoğun talep görüyor.

Geleneksel Tıp Tedavisi İlgi Artıyor



   Geleneksel tıp yöntemleri arasında yer alan hacamat, vatandaşlardan yoğun talep görüyor. Tedavi yöntemi hakkında Cihan Haber Ajansı'na(Cihan) bilgi veren Dt. Uzm. Volkan Görgülü, hacamatla alınanın kan olmadığını, derinin tabakaları arasında vücudun toplamış olduğu toksinler olduğunu söyledi.

   Gelişen teknolojiye rağmen vatandaşlarından çoğunun tercihi geleneksel tedavi yöntemleri. Yüz yıllardır yaptırıla gelen hacamat yöntemi de bunların başında geliyor. Konuyla ilgili bilgi veren Dt. Uzm. Volkan Görgülü, uygulanan yöntemin eski bir geleneksel tedavi yöntemi olduğunu söyledi. Görgülü, “Hacamat deri üzerine uygulanan küçük çiziklerden derinin tabakaları arasında karaciğerin biriktirmiş olduğu toksinleri vakumlayarak alma yöntemidir. Karaciğer vücudun detoks organıdır. Toksinlerle mücadele eden, onları dönüştüren organdır. Kendi loblarında imkânı el verdiği sürece toksinleri biriktirir. Biriktiremediği noktada vücudun çeşitli yerlerinde depolar. Deri vücuttaki en büyük organdır ve dolayısıyla depolama kapasitesi yüksektir. Karaciğer de bunu kullanır. Deri üç tabakadır. Epidermis dediğimiz en üst tabakayla Dermis dediğimiz bir alt tabaka arasında karaciğer toksinleri depolar. Biz de hacamat dediğimiz yöntemle o toksinleri vakumlayarak dışarı alıyoruz.” dedi.

“MANEVİ MANADA KİŞİYE ÇOK YARARI OLUR”

   Tedavi süresinin kişinin vücudundaki toksin birikimi ve metabolizmasıyla ilgili olduğunu söyleyen Görgülü, tedavinin kimilerinde 10 dakika kimilerinde ise 45 dakikaya kadar sürdüğünü belirtti. Hacamatın Fıkhi manada da hafızayı güçlendirdiği, maneviyatı arttırdığını söyleyen Görgülü, ”Hatta oruçluyken yapılacak hacamatın hafıza melaikesini güçlendireceği yönünde bir Hadis-i Şerif de var. Kan çıkışı olduğu için, kan vermek orucu bozmaz. Hacamat ile ilgili birçok Hadis var. Mesela Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki; ‘Ben Miraç’tan dönerken hangi melek topluluğuna rastladıysam, ‘Ey Muhammed ümmetine hacamatı emret, kendin de olmaya devam et’ dediler. Öyle ki ben hacamatın farz kılınacağını zannettim.’ buyuruyor. Hacamatın iki boyutu var; birincisi deri altındaki toksinleri dışarı vakumlama. İkinci boyutu ise manevi boyuttur. Manevi manada kişiye çok yararı olur. Birçok psikolojik sorunda hacamat tek başına şifadır. Hacamat yaptıranın maneviyatında gözle görülür biranda bir değişme olur.” şeklinde konuştu.

“TEKNİK ALT YAPI,TIBBİ EĞİTİM BU KONUDA ŞART”

   Yan etkileri konusunda işin ehli olan kişiler tarafından yapılması durumunda herhangi bir sıkıntının söz konusu olmadığını söyleyen Görgülü şöyle devam etti; ”Sağlık Bakanlığı'nın konuyla ilgi çalışmaları var. Son dönemde hacamatın gündeme gelmesiyle, birçok kişi hacamat tedavisini internetten izlediği videolarla, okuduğu metinlerle yapmaya başladı. Ve bir takım mağduriyetlerde söz konusu oluyor. Bir teknik alt yapı, tıbbi eğitim bu konuda şarttır. Hacamatta çıkan kan değildir. Yani toplardamarlarla herhangi bir işimiz yoktur. Derinin tabakaları arasında vücudun toplamış olduğu toksinlerdir. Yoğurt kıvamında, içinde birçok ağır metal ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO) gıdaların kalıntıları gibi birçok kalıntı var. Buradaki toksinlerin alınmasıyla vücuttaki kan ve biyoenerji dolaşımının açılmasıyla vücudun bağışıklık mekanizması devreye girmektedir.”

“EN ÇOK TERCİH EDİLEN YER SÜNNET BÖLGESİ”

   Hacamatın hastalığın bulunduğu yere göre uygulama bölgelerinin değiştiğini söyleyen Volkan Görgülü, en çok tercih edilen yerin sünnet bölgesi olarak bilinen iki kırık kemiğin arasındaki bölge olduğunu söyledi. Görgülü, ”Vücutta en çok toksinin biriktiği ve biyoenerji noktalarının kavşak noktasıdır. Son derece tesirlidir. Hiçbir rahatsızlığı olmayan kişilerde de güzel sonuçlar verir. Ayrıca karaciğer için yapılan bölge var. Türkiye şartlarında karaciğer çok önemlidir. Çünkü çoğumuz yanlış beslendiğimiz için hepimizin karaciğeri problemlidir. Karaciğer arkasına yapılacak hacamat, karaciğeri destekleyecektir.” şeklinde konuştu. 

   Hacamat tedavisini uygulayan ve sonuçlarından memnun olduğunu söyleyen Tansu Çağlayan, ”İlk olarak iki sene önce hacamat olmuştum. İlk olduğum zaman üzerimden büyük bir yükün kalktığını hissettim. Sanki bir sırt çantasını çıkarıp atmış gibi ferahladım. Ondan sonra da aralıklarla hacamata devam ettim. Faydalarını Efendimiz ’in (s.a.v.) Hadis’lerinden öğrendim ve sünnete uymak için yapmaya devam ediyorum. Herkesin de yaptırmasını tavsiye ediyorum.” dedi. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.