.

Gaziantep Sağlık Sen Başkanından Çarpıcı Açıklamalar

SES sendikası il başkanı “Terörle mücadele sonlandırılsın, KCK operasyonları bitirilsin” diye pankart açarken doğuda güvenlik görevlisi evlatlarımız şehit edilmeye devam ediyor,

Gaziantep Sağlık Sen Başkanından Çarpıcı Açıklamalar



Sağlık-Sen’den kamuoyunu yanıltanlara sert tepki 
Öncelikle bu basın açıklaması vesilesiyle 2012 yılının Aziz milletimize, ülkemize, tüm insanlığa barış, huzur, bereket ve hayırlar getirmesini dileyerek sözlerime başlıyorum. 
 Sağlık-Sen olarak asla muhatap almayacağımız, Terör örgütünün yandaşı olan malum siyasi partinin arka bahçesi gibi çalışan, kin ve nefret tohumları saçmaktan başka meziyeti olmayan malum sendikanın son zamanlarda ilimizde oynadıkları çirkin oyunlara karşılık siz çalışanlarımıza duyduğumuz sendikal sorumluluk gereği açıklama yapma zarureti doğmuştur. 
 Bilindiği gibi SES Sendikası 21 Aralık günü için grev kararı almış, ilimizde de o gün 25 Aralık Devlet Hastanesi önünde bu karar eyleme dönüştürülmüştür. Alınan grev tarihinin ülkenin karanlık bir dönemi olan Maraş olaylarının yıldönümüne tesadüf etmesi dikkate şayandır. Hastane sağlık personelinin büyük bölümünün destek vermediği, poliklinikte boş bekleyen hekimlere karşılık hizmet almaya gelen hastaların engellenmeye çalışıldığı, gerilim yüklü bir zemin oluşturulup üzerine kirli oyunların nakşedildiği; kısacası yeni bir kaosa başarıyla imza atan bu komedinin senaristi ve oyuncuları olan  sözde sendikacıları şiddetle kınıyoruz.
VATANDAŞIN SAĞLIK HİZMETİ ALMASINI ENGELLEMEYE ÇALIŞTILAR
 Sorunun çözümü yerine sorunun ta kendisi olmaktan öteye gidemeyen bu malum şahıslar ürettikleri Ali-Cengiz oyununda, “Grevinizi yapın ama binanın kapılarını kapatarak açık olan polikliniklere vatandaşların girmesini engellemeye hakkınız yok” diyerek görevini yapmaya çalışan güvenlik personeli ve sorumlu Müdür Yardımcısı İbrahim Gözüyukarı’ya saldırmaktan çekinmemiş ve hatta daha da ileri giderek Sağlık-Sen Yönetim Kurulu üyesi olmasının da verdiği hazımsızlıkla akıl almaz iftiralarda bulunmuşlardır. Çözümsüzlük odaklı bu zihniyetin yine kendilerine zarar verdiğini, yaşattıkları sahnenin kendi ayaklarına kurşun sıkmaktan farklı olmadığını, komik durumlara düştüklerini anımsatmak isterim. Unutmasınlar ki “Güneş balçıkla sıvanmaz.”
HİZMETİN ADI SÜRGÜN OLMAMALI 
 Bizler Sağlık-Sen ailesi olarak sokak sendikacılığı yerine etkili, vicdani ve etik hizmet anlayışımızla bugünlere gelmeyi, çalışanlarımızın gür sesiyle yetkili sendika olmayı başardık. Gerek Somali, gerek yurt dışı görevlendirmelerde, gerekse son olarak Van’daki depremde sendikalı-sendikasız sağlık çalışanı arkadaşlarımızın büyük bir özveriyle, insani duygularını öne katarak çalıştıklarına şahit olurken varlığımızla biz de yanlarında olmaya çalıştık. Hal böyleyken, idarenin kararıyla personel yetersizliğinden ötürü İslahiye ilçesine rotasyonla hizmete gönderilmesini bile “SÜRGÜN” olarak değerlendiren ve malzeme olarak kullananlara, bugüne kadar farklı sendikalardan veya sendikası olmayan çalışan arkadaşlarımızın İslahiye’ye gönderilmesine neden seslerini çıkarmadıklarını sormak isteriz.
Ayrıca ihtiyaca binaen geçici olarak bu ilçeye görevlendirilen röntgen teknisyeni, yakın bir tarihte kolu kırık bayan bir hastayı kol filmi çekmek için çırılçıplak soyduğu iddiasıyla hakkında şikayet dilekçesi verilen bu personelin, soruşturmasının başta üyesi olduğu malum sendikanın başkanı olmak üzere, yandaş idareciler tarafından üstünün kapatıldığını da biliyoruz. Şimdilerde “boncukçu” olarak adlandırılan bu arkadaşların hangi ahlaki ve vicdani düşünceyle bu kişiyi savunduğunu soruyoruz. Sizin ahlaki anlayışınız veya mesleki ahlaktan anladığınız nedir? Malum sendikanın üyesi olması görevini ifa etme hususunda ayrıcalık teşkil etmeyeceği gibi bu konuyu örtbas eden idarecilerle ilgili  soruşturma başlatmak üzere yetkili makamları göreve davet ediyorum.
SAĞLIK-SEN KERVANI YÜRÜYOR 
 Ünlü bir şairimizin şu sözünü paylaşmak istiyorum. “Kendi bahçesinde dal olamayanın biri girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.” Sendikacılıktan ziyade, kukla olmaktan öteye gidememiş bir anlayışla hayatı felç etmeyi, kaos ortamı yaratmayı bir meziyet zannedip bu kaostan  nemalanmayı fırsat bilenlere aslında her yıl çalışanlarımız en güzel cevabı veriyor. 6000 çalışanın olduğu ilimizde, Sağlık Sen’in 4000 üye sayısına karşılık bir avuç üyesiyle bu başarımıza dil uzatanlara, yıllardır hizmet sunumunda kaldırım taşı söküp cam-çerçeve indirmekten öteye gidemeyenlere hadlerini bilmelerini tavsiye ediyoruz. 20 yıldır sendikal mücadele verdiklerini söylüyorlar. Bu yirmi yılda bir tek dikili ağaçları varsa göstersinler, altında gölgelenelim.
ÇALIŞMA BARIŞINI BOZAN GÖREVLENDİRMELER SONA ERMELİ 
Her fırsatta Sağlık-Sen’in hükümetin yandaş sendikası olduğunu dikte eden bu sokak sendikacıları, hükümet iyi bir iş yaptığında yahut sendikal bir kazanım elde edildiğinde bu başarıyı yüzleri kızarmadan sahiplenip kendilerine mal etmekten geri durmadılar. Tutarsızlıklarının en büyük örneğini yine geçen hafta bir kez daha hep birlikte gördük. Açtıkları bir pankartta ve yayınladıkları basın metninde Toplu Sözleşmeli sendikal hak ister gibi görünen bu kimseler, geçen yıl referandum sürecinde içinde Toplu Sözleşme hakkının da bulunduğu yeni anayasa için “HAYIR” çığırtkanlığı yapıyorlardı. Türkiye Cumhuriyetini seven, bayrağını namusu bilen her vatandaş, camiamızda alın teri döken her kamu çalışanı, kısacası herkes bu büyük çelişkinin farkında olsa gerek; malum sendika zihniyetinde olduğu gibi sayı olarak da her geçen gün küçülmekteler. Bugün Sağlık-Sen üyelerinin iyi yerlerde olduğunu, korunup gözetildiğini ifade eden iftiracı malum sendika başkanının hemşire olan eşinin ve yandaşlarının, hemşirelik görevi yapmadan oldukça rahat bir birimde çalıştığını ve suya sabuna dokunmadıklarını bilmekteyiz. Hastane başhekiminin, hastanede çalışma barışını bozan, moral ve motivasyonu olumsuz etkileyen, hiç de etik olmayan bu konuyu araştırmasını ve bu personellerin asli görevlerini yapmalarını sağlamasını bekliyoruz.
SENDİKANIN ÖNCELİKLİ GÖREVİ, ÜYELERİNİN HAK VE MENFAATLERİNİ SAVUNMAKTIR 
 Sendikacılık anlayışımızın yanı sıra bu kişilerle Milli ve Manevi değerlerimizin örtüşmediği bir gerçektir. Her türlü baskı, gözaltı, tutuklama ve sürgün yaşadıklarını ifade ederek kendilerini farkında olmadan Aziz Türk Milletine ihbar etmektedirler. Bu ülkede hiç kimse ama hiç kimse keyfi olarak tutuklanmıyor, hukuka aykırı bir şekilde göz altına alınmıyor. Bugün Silivri’de hesap veremeyenleri milletin başına vekil olarak değil bela olarak satmaya uğraşmaktalar. SES sendikası il başkanı “Terörle mücadele sonlandırılsın, KCK operasyonları bitirilsin” diye pankart açarken doğuda güvenlik görevlisi evlatlarımız şehit edilmeye devam ediyor, belediye otobüslerinde masum insanlar katlediliyor. Çocukların gözü önünde anneleri öldürülüyor, anne karnında bebekler doğmadan şehit ediliyor. Ülkeyi bu şekilde karanlığa sürüklemeye çalışanların küçük uzantılarıyla ne yazık ki biz de bu şekilde muhatap oluyoruz.  Şunu bilsinler ki bizler bu vatanın gerçek sahipleri olarak, bu zihniyete memleketi asla teslim etmeyeceğiz.  
 Sözlerimin başında da belirttiğim üzere, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da asla “çamur at izi kalsın” anlayışı ile gündem yaratmaya çalışanlarla muhatap olmayacağımızın bilinmesini isterim. Onların iftiralarına karşılık vermek, yorumda bulunmak sendikacılık dışındaki faaliyetlerinden ötürü gündemde tutacağından ödüllendirilmiş sayılırlar. Sağlık çalışanı ve gündemi takip eden tüm kamu çalışanlarının ideolojik körlükten kurtulamayıp hata üstüne hata yapan milli, manevi ve ahlaki değerlerden uzak kör topal ilerleyen kişilere prim vermeyeceğine inanıyor ve Büyük Allah dostu, hak aşığı Mevlana Celaleddin Hazretlerinin bu manidar dizeleriyle sözlerimi noktalıyorum; 
“Cehalet insanı çirkinleştirir, suskunluğum asaletimdendir. Her söze cevabım var ama söze bakarım söz mü diye, Bir de söyleyene bakarım adam mı diye’’

Mehmet Ali ARAYICI
Sağlık-Sen Şube Başkanı 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.