.

Felç Olan Hemşireyi Termal Su Tedavisi İle Yeniden Yürüttüler

Nevşehir'de sezaryen doğumda ''epidural anestezi'' sonucu felç kalan hemşire Emine Taşkın, lokomat cihazı (robotik yürüme sistemi) ve termal su tedavisi ile yeniden yürüdü.

Felç Olan Hemşireyi Termal Su Tedavisi İle Yeniden Yürüttüler



Nevşehir'de sezaryen doğumda ''epidural anestezi'' sonucu felç kalan hemşire Emine Taşkın, lokomat cihazı (robotik yürüme sistemi) ve termal su tedavisi ile yeniden yürüdü.
Ameliyathane hemşiresi olan 40 yaşındaki Emine Taşkın, Mart 2011'de epidural anestezi ile doğuma girdiğini ve anestezide kullanılan maddenin sinirleri üzerinde tahribat yapması sonucu felç olduğunu, kendisi için zorlu bir sürecin bu şekilde başladığını söyledi.
Felç olduktan sonra Nevşehir Dr. Şevki Atasagun Devlet Hastanesi’nde 27 gün yatarak tedavi gördüğünü anlatan Taşkın, daha sonra Kozaklı'daki Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’ne tekerlekli sandalye ile geldiğini ve tedavisine başlandığını söyledi.
Hastaneye geldiğinde hiçbir ihtiyacını kendisinin tek başına yapamadığını ve eşi Mehmet Ali Taşkın'a bağımlı hale geldiğini dile getiren Taşkın, fizik tedavi, termal su ve lokomat cihazı ile kendi ihtiyaçlarını görebilecek duruma geldiğini belirtti.
Taşkın, ''Artık, rahatlıkla fizik tedaviye kadar yürüyüp, tedavimi alıp tekrar odama dönebiliyorum. Bebeğimin ihtiyaçlarını ve kendi ihtiyaçlarımı rahatlıkla giderebiliyorum. Yaklaşık 3 aydır bebeğimle beraber buradayım. Tedavimin bitmesine 5 hafta daha var. Şu an yürümemde biraz bozukluk var. Ama fizyoterapistim bunun tamamen düzeleceğini söylüyor. Buraya gelecek olan hastalar, tamamen bizi lokomat yürütecek umudu ile gelmemeliler. Burası bir kombine. Fizyoterapi, hidroterapi, termal su ve lokomat ile böyle bir sonuç ortaya çıkıyor'' dedi.
''FİZİK TEDAVİ ÜNİTESİNE AĞLAYARAK GİDİYORDUM''
Birçok kez fizik tedavi ünitesine ağlayarak gittiğini dile getiren Emine Taşkın, ''Burada bana aynı zamanda psikolojik terapi de yapıldı. Normal yürürken, sezaryene giriyorsunuz, bebeğinizi kucağınıza almayı beklerken birden yürüyemez hale geliyorsunuz. Bu çok ağır bir sinir tahribatı yapıyor. Bu durumda bunalıma girmemek imkansız. Yürümeye başladıktan sonra kendime geldim ve o zaman kilo almaya ve yemek yemeye de başladım. Önce tekerlekli sandalyeyi attık, sonra da koltuk değneklerini. Önce eşimden ve duvarlardan destek alarak yürüyordum, şimdi kendi ihtiyaçlarımı rahatlıkla görebiliyorum. Allah, benim gibi durumda olan herkese şifa versin. Sağlıklı durumda olup felç geçirmek çok zor bir durum'' diye konuştu.
Epidural anestezinin Avrupa'da ücret karşılığı yapıldığını, 250-300 bin kişide bir olan alerjik bir durumun kendisinde geliştiğini anlatan Taşkın, ''Epidural anestezi çok konforlu bir yöntem. Bir yan etki sonucu bu hale geldim. 10 yıldır ameliyathane hemşiresiyim, kimsede böyle bir şey gelişmedi. Bu tamamen bir yan etki'' dedi.
''SADECE LOKOMATLA TEDAVİ MÜMKÜN DEĞİL''
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. İsmet As da, Taşkın'ın hastanelerine tedavi için geldiğinde tekerlekli sandalyeye bağımlı olduğunu ve bacak hareketlerinin hiç olmadığını belirtti.
Taşkın'ın tedaviye erken gelmesinin çok büyük bir avantaj olduğunu, bu gibi durumlarda erken teşhis ve tedavinin önemine dikkat çeken As, şu anda Taşkın'ın kendi ihtiyaçlarını giderebilecek seviyeye geldiğini, şimdi ki hedeflerinin hastanın kendi başına yürümesi olduğunu kaydetti.
Yürüyebilmesi ve eski sağlığına tam olarak kavuşabilmesi için tedavinin yanı sıra hastanın da istekli olmasının önemine işaret eden As, bu gibi durumlarda moral ve motivasyonun çok önemli olduğuna işaret etti. As, Taşkın'da ilk olarak fizik tedavi, egzersizler ve hidroterapi yöntemlerini kullandıklarını, daha sonra lokomat cihazıyla tedaviye başladıklarını ifade ederek, toplumda lokomat cihazının yanlış bilindiğini, tek başına lokomat cihazıyla tedavinin mümkün olmadığını ve tedavinin kombine bir şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
ntv 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.