.

Eşit İşe Eşit Ücret Ve Sonrası...

Eşit İşe Eşit Ücret Ve Sonrası...

Eşit İşe Eşit Ücret Ve Sonrası...



Eşit İşe Eşit Ücret kararnamesiyle vali yardımcıları ve kaymakamların maaşlarının düştüğünü yazdık. Öğretmenler, doktorlar, kontrolörler, denetçiler, programcılar, icra memurlar, teknisyen astsubaylar, ‘bizi de yazın’ diyerek mail yağmuruna tuttular. Kimisi, sosyolog ve kütüphaneci ‘teknik hizmetli’ sayılırken bilgisayar programcılarının ‘düz memur’ sayılmasına isyan etti. Bir yılda maaşlarının 1500 lira eridiğini anlattı; kimisi aynı helikopterde aynı süreyle uçtuğunu, ‘onlara bin 200 lira kendilerine 120 lira zam yapıldığını’ anlattı.

Maliyeciler, merkez-taşra ayrımıyla maaşlarında oluşan 1300 TL’lik farka isyan ettiler. Kapatılan Milli Emlak Denetçileri ile Kontrolörleri, “2-B’yi kim yapacak” diye sordular. 
 
Şaka gibi ama gerçek. 2 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete’de 657 sayılı KHK ile görev tanımı değiştirilen Elektrik İşleri Etüt İdaresi, aynı gazetede yayımlanan 662 sayılı KHK ile kapatıldı! Mühendis kökenli müdürler ‘araştırmacı’ oldu. Teknik Hizmet, sınıfına alınmayınca 450 TL’lik zamdan oldular. İşte kamu çalışanlarının ‘eşit işe eşit ücret’ isyanı:  
 
EŞİT ÜCRET DEDİLER FARKI 1300 TL’YE ÇIKARDILAR        
666 sayılı KHK’nin ‘eşit işe eşit ücret’ sloganıyla kamuoyuna duyurulduğunu anımsatan defterdarlık uzmanları, kararname sonrası maliye uzmanı ile aralarındaki maaş farkının 1300 TL’ye çıktığına dikkat çektiler.   

Bu düzenleme ile çalışma barışının yok edildiğini belirten uzmanlar, “Anayasamızın 123 üncü maddesinde idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu vurgulanmıştır. 666 sayılı KHK ile Maliye Bakanlığı bünyesindeki uzmanlar arasında merkez ve taşra ayrımına gidilmiş, idarenin bütünlüğü bozulmuş ve taşra uzmanları kapsam dışında bırakılmıştır” dediler.    

Merkez uzmanları ile aynı niteliklere sahip olduklarını belirten Gelir Uzmanları ise “Daha önce yapılan değişiklikler sonucunda bizlerle, muadil meslekler olan Devlet Gelir Uzmanları, eski Vergi Denetmeni yeni Vergi Müfettişleri arasında oluşturulan haksızlığın telafisi henüz sağlanamamışken; bizlerle aynı sınavlardan geçip, aynı mülakat sürecini atlatıp kimisi yeterlilik sürecini de tamamlayan Gelir Politikaları Genel Müdürlüğünde geçici görevli olarak bulunan meslektaşlarımızın herhangi bir sınava tabi tutulmaksızın 10.07.2011 tarih ve 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile unvanları önce Devlet Gelir Politikaları Uzmanı ve daha sonra 2.11.2011 tarih ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Maliye Uzmanı olarak değiştirilmiş ve aramızda ciddi özlük ve statü hakları farklılıkları yaratılmıştır” dediler. 

Son düzenlemen tüm kariyer uzmanların yararlandığını, Gelir Uzmanlarıyla birlikte tüm taşra kariyer uzmanlarının dışarıda kaldıklarını anlattılar. “Aynı sınavla işe başlamış ve aynı ya da benzer nitelikteki işlerde çalışan kişiler arasında bin ila bin 800 TL arasında ücret farkı oluşturuldu. Eşit işe eşit ücret verilmeye çalışılırken eşitsizlik körüklendi. KHK düzenlemeleri ile derinleştirilen bu sınıf farkının hakka, adalete, hukuka sığmadığı ortadadır. Acilen özlük ve statü haklarımızı zedeleyen değişikliklerin telafi edilmesini istiyoruz” dediler.
 
2-B’Yİ KİM YAPACAK?
Maliye Bakanlığında Muhasebe denetmeni ve Milli Emlak Denetmeni olarak çalışan ancak daha sonra ‘defterdarlık uzmanı’ yapılanlar da isyanda… Milli Emlak denetmenleri, aynı mevzuata sahip oldukları vergi denetmenleri, hesap uzmanları, maliye müfettişleri, gelir kontrolörlerinin bakana bağlı vergi müfettişi yapıldığını ancak kendilerinin daha önce denetimini yaptıkları birimlere ‘uzman’ olarak atanma olasılığı olduğunu belirtiyorlar. 

Denetim, soruşturma ve teftiş tecrübesi bulunmayan ve Bakanlık Merkezde görev yapan Devlet Muhasebe Uzmanları, Devlet Malları Uzmanları, Devlet Bütçe Uzmanları, MASAK Uzmanları ve Devlet Politikaları uzmanlarına denetim yetkisi verildiğini anlatırken, maaşlarının 4 bin TL’ye çıkarıldığını söylüyorlar. Buna karşın Maliye Bakanlığında görev yapan denetim elemanı ve uzmanlardan sadece Muhasebe ve Milli Emlak Denetmenleri maaşlarında artış olmamasına isyan ediyorlar. 

MAAŞIMIZ BİN 500 LİRA DÜŞTÜ
 
Kamuda en büyük mağduriyeti yaşadığını söyleyen kamu bilişim personeli, yani programcı ve çözümleyiciler, son 1 yılda ücretlerinin 1900 liradan 950 TL’ye düştüğünü yazdılar.  
 
Kamuda otomasyonu gerçekleştiren programcı ve çözümleyiciler, mühendislik, matematik, istatistik, fizik ve bilgisayar bilimleri eğitimi veren diğer bölümlerden mezun ya da yazılım ve donanım gibi teknik konularda sertifika sahibi nitelikli personel olduklarını anımsattılar.  Eğitimli ve teknolojiye hakim bu uzman personelin büyük çoğunluğunun sözleşmeli olarak çalıştığı vurgulandı. Ancak 2011 seçimleri öncesi sözleşmelilerin kadroya geçişi sırasında maaşlarının, 5 yıllık bir çalışan için bin 950 TL’den, 950 TL’ ye düştüğü vurgulandı. İdarelerin bu kaybı telafi edecekleri sözü vermesine karşın telafi edilmediği belirtildi.
 
 
KHK DE VURDU
 
Bu unvandakilerin birçok kamu kuruluşunda ek ödenek aldığı ancak son çıkan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bazı bilgi işlemciler için 200 ila 600 lira düştüğü vurgulandı.  Böylece Ocak 2011 ile Ocak 2012 arasında maaşlarının yarısı ile ek ödeneklerinin yarısını kaybederek, bin 500 lira kayba uğradıklarını anlattılar.
 
NE İSTİYORLAR?
Bu çalışanlar, Programcı ve Çözümleyici kadrolarının ‘teknik hizmet’ sayılmasını istiyorlar. Bu durumda kayıplarının en azından 500 TL’sini kurtarabileceklerini belirtiyorlar. Bunu isterken de kütüphaneci, sosyolog, tütün eksperi, arkeolog, folklor araştırmacılarının ‘teknik hizmetle’ sayılırken; yazılım işinde çalışan kod yazan, sistem ve ağ güvenliğini sağlayan bilgi işlem personelinin düz memur sayılmasına isyan ediyorlar.  ‘Bilgi işlem uzmanı’ ya da ‘bilişim uzmanı’ adıyla kamuda uzmanlaşma politikasına uygun olarak istihdam edilmek istiyorlar.
 
Bilgi işlem merkezlerine 7 gün 24 saat destek sunmaları ve yıpranmaları nedeniyle ‘ek ödemenin artırılmasını’ talep ediyorlar.
 
657 İLE GÖREVİ AZALDI 662 İLE KAPATILDI
2 Kasım tarihli Resmi Gazete’de garip kararlar da yer aldı. Öyle ki 2 Kasım’da yayımlanan 657 Sayılı KHK ile hidrolik ölçümler görevi kaldırılan Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE) Genel Müdürlüğü, aynı gün ve aynı tarihli gazetede yayımlanan 662 sayılı bir başka KHK ile kapatıldı. 

662 sayaılı KHK ile, EİE’nin görevlerinin bir kısmı DSİ’ye (çalışanları ile birlikte), bir kısmı da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı olarak oluşturulan Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Kapatılan kurumla ilgili 3 Kasım tarihli Resmi Gazete’de ise EİE Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlandı. 

Kurumda yeniden yapılanma olacağının bilinmesine karşın Temmuz ayında kurumda görevde yükselme sınavı yapıldı. Bu sınav için 100 bin TL’yi aşkın para harcandı. Sınavdan sonra şube müdürü olmayı başaranlar, kurumun kapatılmasıyla, ‘araştırmacı kadrosuna’ geçirildi.
En büyük darbeyi ise ‘mühendis’ kökenli şube müdürleri yedi. Çünkü onlar da ‘araştırmacı’ olarak görevlendirildiler. Son aldıkları maaşlarının korunacağı söylense de Ocak ayında ‘Teknik Hizmetler Sınıfına’ verilecek olan ek ödemeden yararlanamayacaklar. Ekim 2011 itibarıyla teknik şube müdürlerinin yaklaşık maaşı 2.400 iken; araştırmacı maaşı, mühendis olup olmamaktan bağımsız olarak 1900 TL civarında. Teknik hizmetler sınıfından 1. derece bir mühendis ocak ayı itibarıyla yaklaşık 450 TL zamlı ek ödeme alacakken, araştırmacı kadrosu verilen teknik şube müdürleri bu zammı alamayacaklar.     

Bir şube müdürü, ‘Sonuç itibarıyla, yeniden yapılandırma adı altında idari gelenek ve teamüllerin ayaklar altına alındığı, devlet yapılanmasının KHK ile kapalı kapılar arkasında son derece sınırlı bir kadroyla yapılması sonucu kamusal işleyişinin ciddi bir sıkıntı içersine sokulduğu bu son süreçte, ciddi belirsizlikle ve hak kayıpları ile personelinde mağdur edilmesi gerçeğinin altında şiddetli bir kadrolaşma hareketinin yattığı açıktır. Devlet işleyişinin kadrolaşma hevesine kurban edilmesi kamu yönetiminde ve ekonomik yaşamda onarılmaz sorunlara yol açacaktır’ diyor. EİE’nin Eskişehir Yolu üzerinde, etrafı üniversite ve alışveriş merkezleri ile çevrili arazisinin ne kadar değerli olduğuna dikkat çekerek, “Bu araziler kimlere devredilecek” diye soruyor. 

KAZANILMIŞ HAKLARIMI KAYBETTİM
Kamuda mühendis olarak işe başlayan, daha sonra baş mühendis, şube müdürü olarak görev yapan bir başka çalışan ise, kuruluşunun özelleştirilmesi sonrası bir başka kamu kuruluşuna ‘araştırmacı’ olarak atandığını anlatıyor. “Mühendis olarak atansaydım maaşım 2 bin 500 TL ve ek göstergem 3600 TL olacaktı. Ancak araştırmacı olarak atandım ve maaşı bin 500 TL, ek göstergesi 2200. Kazanılmış hak kaybım var. Bu çok büyük bir hata” diyor.
 
 
ÖĞRETMENİM 1575 LİRA MAAŞ ALIYORUM
Bin 575 lira maaş aldığını belirten bir öğretmen ise “10 bin TL milletvekiline az gelir, 5 bin lira hakime az gelir, doktora az gelir, öğretmen 1575 alır. Bakan çıkar, 2 ay tatil çok, der” sözleriyle anlatıyor isyanını.
 
ÜNİVERSİTELER UNUTULDU
KHK’ye isyan eden bir diğer meslek grubu ise üniversitelerde görev yapan daire başkanları, genel sekreter yardımcıları ile hukuk müşavirleri oldu. Makam tazminatı cetveline alınmadıklarını belirten bu grup, her yıl milyonlarca TL’lik harcamaya imza attıklarını ve yoğun iş sorumlulukları olduğuna dikkat çektiler.  

Üniversitelerin 3 ila 5 bin civarında çalışanı olduğu, 50 ila 70 bin öğrenciye verdikleri hizmetle birçok bakanlıktan daha yoğun iş hacmine sahip olduklarını anlattılar. Üniversitelerde görev yapan Maliye Bakanlığı Personeli olan Bütçe Dairesi Başkanlarına 2000 puan üzerinden makam tazminatı verildiği; bazılarının da Strateji Geliştirme Başkanlıklarına atandıkları vurgulandı.
 
Bu durumun 2 tür daire başkanlığı oluşturduğu; bakanlık daire başkanları 3 bin 500 TL alırken; üniversite daire başkanlarının 2 bin 700 TL aldıkları belirtildi.

Bu durumun düzeltilmesi için emsal unvana sahip bakanlık, belediyeler, Kredi ve Yurtlar Kurumu gibi yerlerde görev yapan daire başkanları ile aynı hakların verilmesini istediler.

BELEDİYE DENETÇİLERİ ÜZGÜN
Tüm kamuda ortak uluslar arası standartları olan tek mesleğin ‘iç denetçilik’ olduğunu anımsatan Mahalli İdare İç Denetçileri ise, kariyer meslek dışında kalmaktan üzgünler. Kamu personelinin özlük haklarının belirlenmesinde ‘eşit işe eşit ücret’ ile ‘performansa dayalı ücretlendirme’  kriterlerinin uygulanması gerektiğine dikkat çektiler. 

661 sayılı KHK ile Büyükşehir Belediyeleri ve Büyükşehir Belediyeleri bulunan illerin İl Özel İdarelerinde görev yapan Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanı ve 1.Hukuk Müşavirinin ek ödeme dışındaki tüm özlük haklarının, bakanlıklarda görev yapan emsal kadrolarla eşitlendiği belirtildi. Ancak Büyükşehir belediyesi bulunan illerin il özel idarelerinde sadece iç denetçilerin, özlük haklarında bakanlıktaki emsalleriyle farklılık oluşturulduğu belirtilerik, “Ayrıca, ek ödeme oranlarında yapılan yüzde 5 oranında düşüşün izahını yapmak mümkün değildir. Kamu idari yapımız içerisinde uluslararası meslek standartlarına sahip olan ve kariyer durumu hizmette geçirilen süreye bağlı olarak alınan kadro ve aylık derecesinin dışında tamamen ürettiği katma değer kriterine dayalı olarak belirlenen sertifika derecesiyle ölçülen iç denetim mesleğinin bu şekilde bir tasnife tutulmasının gerekçesi anlaşılamamaktadır” dediler. 

MÜFETTİŞLERİN 300 LİRA DÜŞTÜ
KHK mağduru olan bir diğer meslek grubu ise bakanlık müfettişleri. Maaşlarının bu düzenleme ile 300 lira düştüğünü belirten müfettişler, artık bakanlık uzmanları ile aynı maaşı almalarından yakındılar. Çoluk çocuklarından ailelerinden uzakta yılın 4 ayını turnede geçirdiklerini belirten müfettişler, “En iyi üniversiteleri bitirip, zorlu sınavları kazanıyoruz ama bize layık görülen maalesef bu oluyor” sözleriyle dile getirdiler isyanlarını.
 
AYNI UÇAKTAYIZ AMA…
 
Aynı uçakta aynı sürede uçmalarına karşın maaşlarındaki uçuruma isyan eden bir diğer grup ise helikopter teknisyenleri astsubaylar… “ Aynı görev şartlarında, aynı hava aracında, aynı hizmet yılına sahip personelden jet pilotları 1150 TL, helikopter pilotları 750 TL tazminat farkı alırken; teknisyen astsubaylara sadece 120 TL zam yapılmıştır” diyerek, yıllık tazminatlarda ise pilotlara yüzde 40 ile 80 arasında zam yapıldığını, teknisyen tazminatlarında ise düşme olduğunu belirtiyorlar.
 
“Nerede kaldı eşit ise eşit ücret? Biz hava aracının uçması için tüm bakım ve kontrolleri yapıyor, gece gündüz demeden çalışıyor, bunun üzerine pilotla birlikte uçuşa çıkıyor, görev şartlarına göre uçuş mühendisliği, uçuş teknisyenliği ve silahcılık yapıyoruz ama is zam farkına gelince yok sayılıyoruz” diyor.
 
İCRA MEMURLARININ MORALİ BOZULDU
Sosyal Güvenlik Kurumu’nda çalışan icra memurları, devletin alacaklarını takip ettiklerini ama 666 sayılı KHK ile ek ödeme ve ikramiyelerinin azalacağını belirtiyorlar. “Devletin gelirini artırmaya yönelik çalışan icra memurlarının iş koşullarının iyileştirilmemesi motivasyonumuzu bozarken, üstüne maaşlarımızın azalması bizi perişan etti” diyorlar. Bu kararname ile icra memurlarının maaşında 450 TL ile 600 TL arasında düşüş olacak.
 
DOKTOR TEPKİSİ İSE ŞÖYLE:
Kamuda görev yapan bir doktor ise şu sözlerle dile getiriyor tepkisini:
“25 senelik uzman hekim kaç kuruşa çalışıyor bilen kaymakam veya gazeteci var mı?
"-MALPRAKTİSİNİ DE AL GİT" denilen, uzman veya pratisyen hekimler kaç kuruşa çalışıyor? 
Kaymakamlarımızın 200 TL'lik bu sorunu yakında çözülecektir: Nasıl mı? Yabancı kaymakam getirilerek.  
 
MALİ HİZMET UZMANLARI
666 Sayılı KHK ile 'özel hizmet tazminatı ve ek gösterge' dışı tutulan mali hizmet uzmanları, "İşe giriş ve çalışma şartlarımız aynı olduğu halde kariyer uzmanlardan ayrı tutulduk. Bu da yetmezmiş gibi bir de merkez-taşra ayrımına tabi kılındık. Kariyer uzmanlardan ayrı tutulduğumuz için 1000 TL maaş farkı oluştu. Bu fark diğer uzmanlıkların emekliliklerine yansıyacağı için onların özlük hakları da fazla olacaktır" sözleriyle dile getirdiler itirazlarını. Ayrıca merkez-taşra ayrımı dolayısıyla da 672 TL fark oluşacağına dikkat çektiler.
 
AVUKATLAR, KENDİMİZİ SAVUNAMIYORUZ,
DEVLETİ NASIL SAVUNACAĞIZ?
 
KHK mağduru olan bir diğer kamu çalışanını ise avukatlar oluşturuyor. Hazine Avukatları, “Hazine avukatı devletin avukatlığını yapar, mesela, biri devletin parasını zimmete geçirmiş, hemen hazine koşar oraya; birisi devlet malına zarar vermiş , hazine avukatı koşar oraya. Yani yetimin hakkını savunur.Dağdaki ayının vatandaşın bahçesine girmesi nedeniyle devlete karşı açtığı davaya da hazine avukatı girer. 2/B Davalarına da hazine avukatı girer. Uçan kuşun pisliğinden meydana gelen zarara açılacak davada hazine avukatı ile karşılaşılır. Savanora davasını da o açar; Magnauara Sarayı davasını da o izler. Milyon TL’lik davalarda ünlü şirketlere karşı devleti savunur. Bunun karşışında aldığımız maaş sadece 2000 TL… O kadar ironik bir durum var ki, kendi hakkımızı savunamıyorsak, devleti nasıl savunacağız” diye soruyorlar.
 
Yasalarının bugüne kadar 4 kez değiştiğini ancak hepsinin ‘aleyhte’ değişiklikler içerdiğini anlatan Hazine avukatları, “Son KHK ile 4353 sayılı yasamız ortadan kaldırıldı. Devleti savunanların düştüğü bu durum çok üzücü” diyorlar. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.