.

Dünya Kadına Karşı Şiddeti Önleme Günü

DÜNYA KADINA KARŞI ŞİDDETİ ÖNLEME GÜNÜ

Dünya Kadına Karşı Şiddeti Önleme Günü



 Elazığ Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şubesi, Ruh Sağlığı Programları Birimi 25 Kasım Dünya Kadına Karşı Şiddeti Öneme Günü sebebiyle yazılı bir açıklama yaptı.

Kadına yönelik şiddet “kamusal veya özel yaşamda kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı, ıstırap veren ya da verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem, tehdit, zorlama, keyfi olarak özgürlükten, ekonomik gereksinimlerden yoksun bırakma” olarak tanımlanıyor. BM Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi kadına yönelik şiddetin kadınlara yönelik, toplumsal cinsiyete dayalı ve bir kadına sırf kadın olduğu için yöneltilen ya da oransız bir şekilde kadınları etkileyen bir şiddet olduğunu belirtiyor. Bu şiddetin, erkekler ve kadınlar arasındaki eşit olmayan güç ilişkilerinin bir göstergesi, kadınları zorla bağımlı bir konuma sokmanın toplumsal mekanizmalarından biri olduğu ve kadını ekonomik ihtiyaçlarından yoksun bırakmayı da içerdiğini eklemek gerekiyor. 2004 yılında yayınlanan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Raporunda dayaktan, töre cinayetlerine, küçük yaşta evlilikten beşik kertmesine ve intihara varan toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin varlığını belgelendiriyor.

 

 

25 Kasım gününün kadınlarla ilgili diğer günlerden önemli bir farkı vardır. O da dünya üzerinde yaşayan tüm kadınların ve kız çocuklarının giderek artan ve çeşitli biçimlerde maruz kaldıkları cinsiyete dayalı şiddete odaklanılmış olmasıdır. Bugün, kadına yönelik şiddet olgusunun hem kadını hem de tüm toplumu saran sosyoekonomik koşullar, politik gelişmeler ve kültürel etkenlerle birlikte değerlendirilmelidir.

 

Şiddete maruz kalma uzun zamanlı olarak fiziksel, ruhsal ve üreme sağlığı ile ilgili sorunlara yol açmaktadır. Annelerine uygulanan şiddete tanık olan çocukların da ruh sağlığı bozulmaktadır. Ayrıca şiddete tanık olan çocuklar da şiddet uygulayıcıları haline gelmektedirler. Şiddete uğramak kadınlarda birçok ruhsal hastalığın oluşumunu tetiklemektedir. Kadın ruh sağlığını etkileyen en temel iki sosyal faktör şiddete maruz kalma ve yoksulluktur. Panik bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu ve korkular başta olmak üzere anksiyete bozuklukları ve depresyon gibi toplumda sık görülen bazı ruhsal hastalıklar kadınlarda erkeklerden daha sık görülmektedir. Kadınlar erkeklerden üç kat daha fazla intihar girişiminde bulunmaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kadınlarda depresyon erkeklerden iki kat daha sıktır.

 

KİMLER ŞİDDET UYGULUYOR?

1.      Kadına yönelik şiddet uygulamanın normal olduğu bir kültürde yetişmek,

2.      Düşük eğitim seviyesine sahip olmak

3.      Çocukluk döneminde şiddete maruz kalmak

4.      Çocukluk döneminde kadına yönelik şiddete tanıklık yapmak,

5.      Alkol bağımlılığı, antisosyal kişilik özellikleri

6.      Çok eşli olanlar ve kadınlar tarafından sadakatsizlikle suçlananlarda şiddet uygulama davranışı daha sık görülmektedir.

 

 

HANGİ KADINLAR DAHA ÇOK ŞİDDETE MARUZ KALIYOR?

1.      Daha önce şiddete maruz kalan kadınlar

2.      Kendisi de çocuklarına ya da diğer insanlara şiddet uygulayan kadınlar

3.      Evlilik sorunları yaşayan kadınlar

4.      Boşanmış ya da boşanmak üzere olan kadınlar

5.      Düşük eğitim seviyesine sahip kadınlar

6.      Düşük maddi gelire sahip kadınlar

 

Kadına yönelik her türlü şiddet; acı ve ızdırap veren, yaşam hakkını tehdit eden, temel bir insan hakkı ihlalidir. Aynı zamanda toplumu derinden yaralayıp zayıflatmakta, aile birliğini zedeleyip, anne ve çocuk sağlığını bozan son derece önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kadına yönelik şiddete ortak olunmamalı ve seyirci kalınmamalıdır.

Yapılan açıklamada kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında Kasım ayı içerisinde Halk Sağlığı Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi tarafından Elazığ İlindeki Kuran Kurslarında “Aile İçi İletişim, Kadına Yönelik Şiddet ve Kadın ve Çocukların Yasal Hakları” konulu eğitimlerin verildiği belirtildi.

Yapılan eğitimlerde;

  • Aile içi şiddeti doğuran ve pekiştiren olumsuz tutum ve davranışların ortadan kaldırılması, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik aile içi şiddet konularında toplumsal farkındalık oluşturmak,
  • Aile içinde şiddet gören kadına ve varsa çocuk/çocuklarına yönelik hizmet sunumunda kurum/kuruluş ve ilgili sektörler arası işbirliği mekanizmasını kurmak,
  • Şiddete maruz kalındığında başvurulacak yerler, izlenecek yol, yasal haklar ve hukuki boyutu hakkında bilgilendirme yapıldı.  
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.