.

Doktora Şiddet; İş Yoğunluğu, İletişimsizlik Ve Yetersiz Hizmetten Kaynaklanıyor..

Acil servislerde çalışan doktorların yüzde 72'sinin meslek hayatında en az 1 defa sözlü ya da fiili şiddete maruz kaldığı, en fazla maruz kalınan şiddetin ise 'küfür etme' ve 'itme' şeklinde görüldüğü ortaya çıktı.

Doktora Şiddet; İş Yoğunluğu, İletişimsizlik Ve Yetersiz Hizmetten Kaynaklanıyor..



Hekimlerin yüzde 97'si hastanelerdeki güvenlik önlemlerinin yeterli olmadığını düşünürken, şiddet mağduru doktorların yüzde 76'sı da şikâyetlerden sonuç alamadığından yakınıyor. Doktorlara göre şiddet tavrına, iş yoğunluğu, iletişimsizlik ve yeterli hizmetin verilememesi neden oluyor. 

Hastalara sağlık hizmeti veren hekimlerin maruz kaldığı şiddet olayları, Kayseri'de araştırma konusu oldu. Kılıçaslan Lisesi öğrencilerinden Batıkan Baykoca ve Selman Şenkalp, acil servislerde görülen şiddet olaylarının sıklığı ve sebep-sonuç ilişkisini araştırdı. 

Şiddet olaylarının, 'fiziksel' ve 'sözlü' olmak üzere iki kategoride değerlendirildiği araştırmada 100 hekime 30 soru yöneltildi. Sözlü şiddetin en fazla yüzde 65'le 'küfür etme' biçiminde uygulandığı belirlendi. Ayrıca yüzde 64 tehdit, yüzde 45 ağız dalaşı, yüzde 32 aşağılama ve yüzde 22 küçük düşürme biçiminde yaşandığı ortaya çıktı. Fiziksel şiddet ise en fazla yüzde 24'le itme şeklinde görülüyor. Yüzde 13 tükürme, yüzde 11 tekmeleme, yüzde 10 tokat ve yumruk atma, yüzde 8 tırmalama ve yüzde 1 ısırma şeklinde yaşanıyor. Doktorların yüzde 4'ü ise silahlı şiddete maruz kalmış.

ŞİDDET GÖREN DOKTORLAR SONUÇ ALINAMAYACAĞI İÇİN ŞİKÂYETÇİ OLMUYOR

Araştırmaya göre, şiddet tavrına maruz kalan hekimlerin yüzde 40,8'i o an mesleği bırakmayı düşünürken yüzde 59,2'si ise böyle bir düşünceye kapılmamış. Doktorlara göre şiddet tavrına, iş yoğunluğu (yüzde 73), iletişim eksikliği (yüzde 43,4), yetersiz hizmet (yüzde 34,2) ve gereksiz hasta talepleri (yüzde 78) neden oluyor. Şiddet uygulayan kişi açısından ise, sorunların hekime fatura edilmesi (yüzde 78), sabırsızlık (yüzde 70), eğitimsizlik (yüzde 54) ve psikolojik sorunlar (yüzde 40) çoğunlukla şiddete gerekçe olarak gösteriliyor. Uğradıkları sözlü şiddetin doğal olduğunu düşünen ve çalışma hayatlarının bir parçası olarak gören doktorlar da var. 

HASTANELERDEKİ TEDBİRLER YETERSİZ

Acil servislerde çalışan hekimlerin sadece yüzde 3'lük kısmı şiddeti önlemeye yönelik tedbirlerin yeterli olduğunu düşünüyor. Geri kalan yüzde 97'si ise önlemlerin yetersiz olmasından şikâyetçi. Ayrıca doktorların yüzde 82'si de, Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü politikalarla sağlıkta şiddet sorununun çözülebileceğine inanmıyor.

Şiddet mağduru hekimlerin yarıdan fazlasının şikâyet bildiriminde bulunmaması da düşündürücü. Bu hekimlerden yüzde 49,4'ü bildirim yaparken, yüzde 50,6'sı bildirim yapmamış. Bildirimde bulunmamanın gerekçesi ise yüzde 76'lık bir oranla sonuç alınacağına inanılmaması. Ankete katılan hekimlerden savunma teknikleri dersi alanlar da var. Şiddet gören doktorların yüzde 8'i kendi imkânlarıyla boks ve karate dersleri almaya başlamış.

MEDYADAKİ HABERLER SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ŞİDDETİ ARTIRIYOR

Medyada yer alan sağlıkta şiddet haberleri, yüzde 90 doktora göre olayları arttırıyor. Yüzde 7'lik kısım etkisinin olmadığı, yüzde 1'lik kısım azalttığı ve yüzde 2'lik kısım ise kararsız olduğu yönünde görüş bildirmiş.

Bu çalışmanın, özellikle acil servis hekimlerine yönelik şiddet olaylarında artış olduğunu ortaya çıkardığını söyleyen araştırmacı öğrenciler Batıkan Baykoca ve Selman Şenkalp, doktorlara mesleği bırakmayı dahi düşündüren şiddet olaylarına bir an önce çözüm bulunması gerektiğini kaydetti.



Meslek temsilcileri ve doktorların çoğu, şiddetin önlenebilmesi için, hekim ve halka yönelik bilinçlendirici seminerler yapılması, hastanelerde güvenlik elemanı sayısının arttırılması, caydırıcı cezalar getirilmesi ve tabiplere alarm butonu verilmesi gerektiğini dile getiriyor.


Cihan
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.