.

Doktor: Hemşireye Makas Atmadım

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan bir hemşire makaslı saldırı ve bir hastanın ölümüne sebebiyet verdiği iddialarıyla gündeme gelen Genel Cerrah Dr. Sedat Damar'ın, iddialara hem cevap verdi, hem de hastane yöneticileri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Doktor: Hemşireye Makas Atmadım



 Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan bir hemşire makaslı saldırı ve bir hastanın ölümüne sebebiyet verdiği iddialarıyla gündeme gelen Genel Cerrah Dr. Sedat Damar'ın, iddialara hem cevap verdi, hem de hastane yöneticileri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Geçtiğimiz günlerde yine Hastane yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Kaan Kamaşak'ı 6 yakını ile birlikte darp ettiği ileri sürülen Damar, Hastanedeki personelden, yöneticisine kadar kimse ile bir sorunun bulunmadığını belirterek, sadece hastalarına en iyi hizmeti sunmak istediği için hastane yöneticileri tarafından dışlandığını ileri sürdü. Dr. Damar, Yöneticiler ve Genel Sekreterlik tarafından, hastanede yaşanan sorunlarla ilgili Hasta ve yakınları tarafından yapılan başvuruların değerlendirmeye alınmadığını vurgulayarak, çok sayıda şikayeti görmezden gelen hastane yöneticilerinin sadece 184 SABİM'e yapılan birkaç şikayeti değerlendirmek zorunda olduklarını savundu.

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan ve hastanede yaşadığı olumsuzluklarla gündeme gelen Dr. Sedat Damar, iddialara hem cevap verdi, hem de Hastane yöneticileri ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Hakkındaki iddiaları kabul etmediğini ifade eden Damar, kendisi için hasta memnuniyetinin önemli olduğunu söyledi. Hastane yöneticisi Kaan Kamaşak ile tartışması ve Hemşir Hüsamettin Yılmaz'a makasla saldırdığı iddiaları ile ilgili de açıklama yapan Damar, Hastanedeki personelden, yöneticisine kadar kimse ile bir sorunun bulunmadığını belirterek, sadece hastalarına en iyi hizmeti sunmak istediği için hastane yöneticileri tarafından dışlandığını ileri sürdü.


İddialara cevap veren Genel Cerrah Uzmanı Dr. Sedat Damar, hastanedeki birçok cihazın bozuk olduğunu, bundan dolayı ameliyatlarda zorluk yaşamalarına rağmen hiçbir hastayı kaybetmediğini söyledi.

Laparaskopi cihazı bozuk!

Damar, iddialarla ilgili şunları söyledi: "Hastanemize başvuran 60 yaşındaki Ömer Aslantaş'ı, safra kesesinde taş olması nedeniyle ameliyata aldım. Ameliyat sırasında halk arasında lazer cihazı olarak bilinen Laparaskopi cihazı görüntüsünün bozuk olduğunu gördüm. Daha önce bu sorun yetkililere iletilmesine rağmen sorun çözülememiştir. Cihazın ara ara normale dönmesi ile asıl ameliyat 25 dakikada bitirdim. Ancak, aksaklıklardan dolayı hasta 2,5 saat narkoz aldı. Bundan dolayı hastanın ameliyat sırasında tansiyonu yükseldi. Ancak, gerekli müdahale yapıldı. Hasta Ömer Aslantaş, ameliyat sonrası yoğun bakıma alınırken, Hasta yakınlarına ameliyathanedeki cihazla ilgili sorun anlatıldı. Yoğun bakımda hastanın tansiyonu yeniden yükselmesi üzerine gerekli müdahaleyi yaptım. Nöbetçi olmama rağmen gece 23.00'e kadar hastayı başında bekledim. Hasta normale döndükten sonra, hastanın yatağa alınmasını istedim. Akşam hastaneden ayrılırken, yoğun bakım hemşirelere hastanın Sabah yatağına gönderilmesini ve kahvaltısının yapılmasını istedim. Sabah geldiğimde hastanın yatağında olmadığını, yatağının yeni yatan bir hastaya verildiğini gördüm. Bunun üzerine klinik hemşire hanımına 'yatağı niye başka hastaya verdiğini? Sordum. Hemşire hanım idarenin kendilerine böyle bir talimat verdiğini, sorunu sorumlu hemşire ile çözebileceğini belirttiler. Sorumlu hemşireyi çağırmama rağmen yanıma gelmedi., çözüm bulmaması üzerine, böyle bir sistemi dünyanın hiçbir yerinde olmadığını, bir hastanın yatağını başka bir hastaya verilmesinin etik ve doğru olmadığını belirttim. Konu ile ilgili aramızda kısa süreli bir tartışma geçmiştir. O kadar.

Hemşir Yılmaz ile tartıştım ama barıştık!

Hemşirenin gitmemesine rağmen Hemşir Hüsamettin Yılmaz, Genel sekreterliğe gittiğimde onun da orada olduğunu gördüm. Olayla hiçbir ilgisinin olmamasına rağmen olaya kendini katmıştır. Orada kendisinin niçin burada bulunduğunu söylememe rağmen, bana cevap vermedi. Yine o şahıs akşam saatlerinde hoş olmayan tavırlarla bana hesap sordu. Bu yüzden tartıştık. Başhekimliğin kendisini başka bir servise vermesine rağmen hastane sorumlu hemşiresi kendisini almadığını biliyorum. Sabah kliniğe geldiğimde klinikte halen duran nahoş tavırlar nedeniyle karşılıklı tartıştık. Bunun üzerine şahıs karakola giderek, hakkımda şikâyetçi olmuştur. İfade vermem gerektiği bana iletildi fakat bende, boğulmuş fıtık teşhisi ile hastanemizde yatan 83 yaşındaki Mehmet Emin Şeker adlı hastanın acil ameliyat olması gerektiğini polis memurlarına söyledim. Ancak Genel Sekreter Murat Kangın, jet hızıyla başhekimlik üzerinden yazı göndererek, ameliyatı başka bir doktorun yapacağını belirtmesine rağmen, hasta yakını ve hasta, benim Sedat Damar'ın dışında kimseye ameliyat olmayacağını söyledi. Bunun üzerine hastamı ameliyat ettikten sonra Hemşir Hüsamettin Yılmaz'ın yakınları aileme ulaşarak, barışmak istediğini, barışılmış. Ve karakolda şikayetini geri almıştır.

Genel Sekreterlik tarafından Ergani'ye gönderildim

Daha sonra Genel Sekreter Murat Kanğın tarafından bir aylık Ergani Devlet Hastanesi'ne geçici olarak gönderildim. Görevim bittiği halde, bu kez Genel sekreterliğin talimatı ile hastane yöneticisi Kaan Kamaşak'ın onayı ile Evde bakım hizmetlerinde görevlendirildim. Ben bir genel cerrah olarak, ameliyat yapmam gerektiğini, hastalara daha yararlı olabileceğimi ve aynı zamanda evde bakım hizmeti ihtiyacı olmamasına rağmen benim görevlendirmiştir.

Kamaşak'a fiziki bir saldırım olmadı

Akrabalarımla birlikte Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anestezi yoğun bakımda yatan akrabam Hanife Çiçek'i, ziyaret etmek üzere 3. kata çıkarken, koridorda Hastane yöneticisi Kaan Kamaşak'a rastladım. Kendisine, "Neden beni Evde bakım hizmetlerine gönderdiğimi söylediğimde, nahoş laflar sarf etmiştir. Bunun üzerine kardeşim aramızdaki mesafeyi yakın teması engellemek için bizi birbirimizden uzaklaştırdı. Kendisine fiziki bir saldırım olmadı. Ancak buna rağmen Kaan Kamaşak, hakkımda şikayete bulunmuş"

Şeker ölçme stribinin son kullanma tarihi geçmiş

Fethiye'den Diyarbakır'a gelen kanser hastası Ali Kaya'nın, anestezi ve cerrahi Onkologlar tarafından 2 yıl boyunca kanser teşhisi aldığı için ameliyat edilemeyeceği belirtilmesine rağmen ameliyatını gerçekleştirdiğine işaret eden Damar, "Tüm kanser dokusu alınmıştır. Bu hastamın şekeri olması üzerine yoğun bakımda şekeri yükselmiştir. Ama tedavi vermeme rağmen şekeri düşmemiştir. Şeker ölçme stribinin son kullanma tarihinin 3 ay geçtiği fark edilmiştir. Bunu hastane yönetici Kaan Kamaşak'a bildirdim. Kendisi, "haberimiz vardır. Ama yine de kullanıyoruz" dedi. Bunun halk sağlığı açısından bir skandal olduğunu dile getirdim. Ancak, çözüm getirilememiştir. Hastanın şeker ölçme cihazını kullanmak zorunda kalmışım. Benim halkın sağlığını korumam ve vatandaşa sağlıklı hizmet vermem engellenerek, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi kliniğinden uzaklaştırmak istendim" diye konuştu.

Fakülteden asistan radyoloji doktoru getiriliyor

Dr. Sedat Damar, ayrıca Hastanede bulunan Acil Ultrasonografi ünitesinin hizmet alımı ile yapıldığını ifade ederek, "Hizmet alımı olduğu için uzman radyoloji doktoru yerine, Fakülteden asistan yani halen eğitimini tamamlamamış doktorların getiriliyor. Bu yüzden çok sayıda doktor arkadaşa yanlış sonuç verildiği tarafımca tespit edilmiştir. Örnek verirsem, 30 yaşındaki Kadir Ceylan adlı mahkum hastanın boğulmuş kasık fıtığı olduğu Ultrasonografi ünitesinde teşhis edilmesine rağmen hastayı acil olarak ameliyata aldı. Ameliyatta, hastanın boğulmuş kasıt fıtığı değil de, kasık bölgesinde bir kitle olduğunu tespit etti. Patoloji raporlarında bu sabittir. Ayrıca, bu acildeki radyoloji sorunu bizzat 3-4 sefer hastane yöneticisi Dr. Kaan Kamaşak'a söyledim. Kendisinin, yine haberinin olduğunu, ancak herhangi bir çözüm üretmediğini bildirdi
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.