.

Diyaliz Hastalarını ‘yolda Bırakan’ Karar..

Böbrek hastalarının yüzde 90’ına ücretsiz ulaşım sağlayan diyaliz merkezlerine, 7 yıldır zam yapılmadı. Merkezler 31 Ekim’de ‘servis bırakma’ kararı alırken, tedavi için kilometrelerce yol aşan hastalar çaresiz.

Diyaliz Hastalarını ‘yolda Bırakan’ Karar..



Türkiye’deki yaklaşık 70 bin diyaliz hastasının yüzde 70’i özel diyaliz merkezlerine tedavi görüyor. Bu hastaların yüzde 90’ı ücretsiz servis imkanından faydalanarak haftada üç kez merkeze gidiyor. Ancak diyaliz merkezleri, SGK’nın 7 yıldır zam yapmadığı ve artıkmerkezin kapısına kilit vurmak zorunda kaldığını söyleyerek 31 Ekim’de ‘servis bırakma’ kararı aldı. Toplu taşıma imkanının olduğu büyükşehirlerde ulaşım alternatifleri olsa da Mardin, Rize gibi zor coğrafyalarda yaşayanların servis dışında  imkanı yok. Tedavi için Cizre’den Mardin’e 150 km yol kateden hastaların sağlığı tehlike altında.
Devlette daha yüksek
Diyaliz Merkezleri Dernekleri (DİYAMER) Başkanı Dr. Basri Yılmaz, toplam cironun yüzde 15’inin servis giderlerine harcandığına işaret ederek “Benzin fiyatı ortada, ayakta kalabilmek için bu kararı aldık. SGK konuya ılımlı yaklaşsa da 7 yıldır somut bir çözüm yok. 400’e yakın özel diyaliz merkezi var; 54 tanesi kapatmak zorunda kaldı. Bu sayı artarsa hasta yükü; sayısı sadece 300-350 olan kamu ve üniversite hastanelerinde birikecek. Diyalizine düzenli gidemeyen hastalarda komplikasyonlar oluşacak. Üstelik özel diyaliz merkezlerinde bir seansın maliyeti 163 TL iken üniversite ve kamu hastanelerinde maliyet kira ve personel masrafı hariç 183 TL’ye çıkıyor. SGK  özel merkezlere seans başına 143 TL ödüyor. Zararına çalışan kurumlar olduk. Bu işi kamu yapsın desen, yılda 8 milyon seans yapılıyor; yani maliyet farkı nedeniyle yıllık 300 milyon TL daha ek ödeme yapmak zorunda kalır devlet. Ayrıca biz servis bıraktığımızda SGK, hastalara yol harcırahı ödemeye devam etmek zorunda kalacak (kanunda var ama biz bu işi yaptığımız için vermiyordu). Bu da devlete yılda 100 milyon TL yük demek” diye konuşuyor.
SGK: Çözüm yolu aranıyor
Verilerin Hacettepe Üniversitesi tarafından Prof. Dr. Mehtap Tatar’a yaptırılan ve SGK dahil tüm resmi kurumlara sunulan bir çalışmaya dayandığını anlatan DİYAMER Başkanı Dr. Yılmaz, sözlerini şöyle noktalıyor: Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Faruk Çelik’in talimatı ile bir toplantı yapıldı, veriler mutabakatla kabul edildi. Sayın Bakanımız konunun 31 Mart 2013’de yayınlanacak Sağlık Uygulama Tebliği içinde düzeltileceği sözünü vermişti ancak Ekonomik Koordinasyon Kurulu bütçeye ek yük geleceği gerekçesiyle teklifi reddetti. Rakamlar ortada. Özel diyaliz merkezleri son 9 yıl içinde sadece bir kez yüzde 5 fiyat artışı alabildi. Sağlık Bakanlığı Diyaliz Bilim Kurulu bile seans ücretinin bugünkü şartlarda en az 170 TL olması gerektiğini SGK’ya bildirdi. Medikal giderlerden ödün vermemek için servisten feragat edeceğiz. SGK yetkilileri ise alternatif çözüm yolları için çalışmaların sürdürüldüğünü belirtmekle yetindi.
ABLA KARDEŞ HER GÜN 30 KM GİDİYOR
Mardin’de diyaliz merkezi sahibi olan Dr. Salih Karaboğa, “2006’da açıldık, o günden beri zam almadık. Servis giderleri gittikçe yük olmaya başladı. 6 tane servisim, 90 hastam var” diyor. Kızıltepe’den Mardin’e 8 yıldır servisle diyalize giden anlatan Münevver Ataman ise  “Her gün 30 km uzaklıktan gidip geliyorum. Minibüs ile gitmem mümkün değil. Kardeşim Leyla da 13 yaşında ve 1 yıldır o da diyaliz hastası. Diyalizden çıktıktan sonra tansiyonumuz düşüyor, halsiz oluyoruz vs; dolmuşa binip nasıl gideyim? “ diyerek çaresizliğini dile getiriyor. Böbrek Hasta Haklarını Koruma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı 22 yıllık diyaliz hastası Vahap Acar da şunları söylüyor: Sadece servis imkanları değil, sarf malzemelerindeki kalite de düştü. Zam alamadıkları için ucuz diye tecrübesiz personel çalıştırmak zorunda kalıyorlar.


Star
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.