.

Çocuk Acil Serviste Rezalet!...

Aynı yatakta birden fazla çocuk yatıyor. Yerlere yataklar yapılıyor. Tuvaletler pislik içinde. Aileler isyanda!

Çocuk Acil Serviste Rezalet!...



Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk acilde yaşanan rezalet, sağlıkta dönüşümün son göstergesi oldu. Çocuk acil bölümünde 2, 3, hatta 5 çocuk, küçücük yataklarda birlikte yatırılıyorlar. 5 gündür acilde tutulan ve iyileşmeyen bebekler var. Henüz 1-2 yaşındaki bebekler, yerlere kurulan yataklarda tedavi görüyor. Değil hasta çocukların, sağlıklı yetişkinlerin bile hasta olarak çıkacağı bir ortamda bebekler ve çocuklar tedavi edilmeye çalışılıyor.

Serviste, yeni gelen hastaları, acil durumdaki bebek ve çocukları alacak yer yok. Hasta bakıcılar bu duruma “Yerlere battaniye serelim madem, çocukları oraya yatırırız” diyerek isyan ediyor. Yerlerde yataklar, odalarda yürüyecek yer kalmamış. Çocukların yanındaki anneler, “Dün gelseydiniz daha beterdi buralar” diyor.

‘HER YER PİSLİK İÇİNDE’

Rezalet bir odaya tıkıştırılan çocuklarla bitmiyor. Tuvaletler pislik içinde… Salon, yataklar, hiçbir yerde ‘hijyen’den eser yok. Salonda havalandırma olmadığı için sıcak ve havasız. Aileler özellikle tuvaletlerden şikayetçiler ve durumun bir an önce gündeme getirilmesini istiyor. Çaresiz oldukları için burada olduklarını anlatıyorlar. Gerekçe ortak: “Diğer yerler de aynı. Başka çaremiz yok.”

Anne Demet Demirbaş yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bir hafta önce çocuğumu bir tıp fakültesi hastanesine götürdüm. Orası tam bir rezillik, ne bir ilgi var ne bir hizmet. İdrar istiyorlar, 200 metre uzaklıktaki laboratuara defalarca götürüp getiriyorsun. İlk kez çocuğumu bu hastaneye getirdim, doktorlar ilgileniyor, hemşireler de, onlarda bir sıkıntı yok fakat temizlik bakımından durum çok fena. Bir yatakta üç çocuk yatıyor, çocuklar daha da hasta oluyor. Tam bir enfeksiyon ortamı. Temizlik yapsalar da yetersiz. Devletin bu kadar duyarsız kalacağını hiç düşünmüyordum. Topladıkları o kadar para, verdiğimiz vergiler nereye gidiyor hiç bilmiyoruz.”

3 GÜNDÜR HASTALIĞIN SEBEBİNİ BULAMADILAR

Anne Cansu Doğan’ın anlattıkları da farklı değil: “Ben çocuğumu pazar günü getirdim, havale geçirmiş. İlk başta ilgilendiler şimdi hastalığın sebebini bulamıyorlar. Belinden su almak istediler ben izin vermedim. ‘Menenjit geçirmiş olabilir’ diyorlar. Beyin bölümüne gönderdiler, beyninde hiçbir sorun çıkmadı. Hala ‘kanında mı iltihap var, kulağında mı iltihap var’ bulamadılar. Benim çocuğum yatakta tek yatıyor ama altımızda bir çocuk, sağımızda solumuzda bir çocuk. Dip dibe, yerler de pislik içinde, çocukları tedavi etmeye çalışıyorlar.”

‘HABERİ YAPAMAZSINIZ’

Duruma ilişkin görüşlerini almak için aradığımız Hastane Yöneticisi Prof. Dr. Osman Güler’in sekreteri ise Güler’in hastanede olduğunu fakat görüşmeye uygun olmadığını söyledi. Sekreter, “Haber yapmak için yetkiyi kimden aldınız siz? Biz bu haberin yapılmasına izin vermiyoruz, haberi yapamazsınız?” diye çıkışmayı da ihmal etmedi.

SES: PARALARI OLMADIĞI İÇİN TERCİH EDİYORLAR

SES Ankara Şube Örgütlenme Sekreteri Fatih Toksöz, çocukların acil serviste yaşadığı bir rezaleti, sağlık çalışanlarının da fazlasıyla yaşadığını söyledi. Buradaki sağlık emekçilerinin haftada 56 saatten fazla çalıştıklarını belirten Toksöz, hastanede ciddi bir eleman sıkıntısı yaşandığına dikkat çekti. Toksöz; “Sağlıkta şimdiye kadar yapılan sadece, performans sistemi eklenmesi oldu. Çocuklar bu performansla iyileşemeden gidiyorlar. 5 gündür acilde bulunan bir hasta çocuk olabilir mi sizce? İnsanlar acili paraları olmadığı için tercih ediyorlar ama yine para ödemek zorunda kalıyorlar ve iyileşemiyorlar. Yani acil servis de çözüm olmuyor. Piyasa mantığı ile hastane yönetilirse böyle olur” dedi.

ATO: ÇOCUKLAR İÇİN TEHLİKELİ

Ankara Tabip Odası (ATO) Başkanı Özden Şener de acil servislerin yoğunluğunun nedeninin vatandaştan alınan katkı payları olduğunu söyledi. Vatandaşın çocuğun süt parasından kesip katkı payına yatırmamak için acilleri seçtiğini ifade eden Şener, “Buralar çocuk hastalar için ayrıca problem. Çocuklar her tür enfeksiyona açık. Onlar için buralar çok tehlikeli” dedi. Doktorlara, acillerde günde 100 hastaya bakma görevi verildiğine dikkat çeken Şener, bunlar arasında ölümcül hastaların da olduğunu belirtti. Şener, bir doktorun en fazla 15 ya da 20 hastaya bakması gerektiğini, bunun hem doktorlar hem de hastalar açısından insani bir şart olduğunu söyledi.

ÇALIŞANLAR DA ŞİKAYETÇİ

Salona giren çıkan belli değil, hasta bakıcılar çaresiz ve güçleri yetmiyor. Bu durumun hep böyle olduğunu anlatıyorlar. Hasta bakıcılar bu duruma “Yerlere battaniye serelim madem, çocukları oraya yatırırız” diyerek isyan ediyorlar.


EVRENSEL 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.