.

‘bursa’da Faylar Aktif, Depreme Karşı Duyarlı Olunmalı’

Bursa Kent Konseyi’nin periyodik olarak düzenlediği ‘Bursa Konuşuyor’ adlı toplantıda, ‘Deprem ve Bursa’ konusu masaya yatırıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Bursa Kent Konseyi tarafından gerçekleştirilen ‘Bursa Konuşuyor’...

‘bursa’da Faylar Aktif, Depreme Karşı Duyarlı Olunmalı’



Bursa Kent Konseyi’nin periyodik olarak düzenlediği ‘Bursa Konuşuyor’ adlı toplantıda, ‘Deprem ve Bursa’ konusu masaya yatırıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Bursa Kent Konseyi tarafından gerçekleştirilen ‘Bursa Konuşuyor’ adlı toplantıda, ‘Deprem ve Bursa’ konusu uzmanlar tarafından konuşuldu.
    Atatürk Kongre Kültür Merkezi (Merinos AKKM) Başkanlık Salonu’nda yapılan toplantıda, 4 saat boyunca deprem gerçeği ve Bursa’nın taşıdığı riskler akademisyenler ve meslek odalarının kuruluşları tarafından tartışıldı.
    Toplantıyı yöneten Bursa Kent Konseyi Başkanı Mehmet Semih Pala, ‘Bursa Konuşuyor’ toplantılarında çok önemli konuların ele alındığını söyledi. Pala, bundan önce ‘İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolu’nun ele alındığını, bu sefer ise ‘Deprem ve Bursa’ gerçeğini gündeme getirdiklerini belirtti. Bursa’nın önemli bir kent olduğunu ifade eden Başkan Pala, Bursa Kent Konseyi’nin de Türkiye’ye örnek bir kurum haline geldiğini dile getirdi.
    İnsan hayatını ani bir şekilde etkileyecek bir olgu olan depremi önemsediklerini vurgulayan Pala, “Deprem kaçınılmaz bir gerçektir. Bir gün mutlaka olacak. Ama bugün, ama yarın olacaktır. Bundan kaçmak mümkün değil, sadece tedbir alınabilir. En yıkıcı depremlerde bile nasıl davranacağımızı tespit etmeliyiz. Çalışmalarımızı yaparsak galip geliriz. Yapısal çalışmalardan sosyal çalışmalara, deprem öncesi ve sonrası konuşulmalıdır. Biz de konuyu, farklı konuşmacıların katılımıyla ‘Bursa Konuşuyor’ toplantısına taşıdık. Çıkan sonuçları bir rapor haline getirerek yetkililere ileteceğiz ve takibini yapacağız. Ankara tarafından deprem hakkında ciddi tedbirler alma noktasına gelinmiştir. Birçok yerin yıkılacağı görünüyor. İktidar ve muhalefetiyle kararlılık söz konusudur.” dedi.
    Bursa’da yaşayan yabancılar adına söz alan Bursa Kent Konseyi Yabancılar Çalışma Grubu Temsilcisi Anya Mckee de doğal afetlerin acı sonuçları olduğu gibi insanlara din, dil ve ırk ayrımı olmaksızın bir arada çalışılabileceğini de gösterdiğini söyledi. Son Van depreminde farklı ülkelerden gelen insanların bir can daha kurtarmak için birlikte çalıştığını anlatan Meckee, Bursa’da tahmini 100 bin yabancı olduğuna dikkat çekti. Oluşturulacak acil eylem planına yabancıların da ihtiyaç duyacağını kaydeden Mckee, yabancıların herhangi Türkçe uyarıyı da anlayamayacağına dikkat çekti. Mckee, deprem anında nasıl davranılacağı yönünde yabancılara yönelik el kitapçıklarının hazırlanmasının faydalı olacağını belirtti.

    BURSA FAYLARLA ÇEVRİLİ
    Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Murat Arabacı ise ‘Bursa’nın depremselliği’ konulu bir sunum yaptı. Yeryüzünde 1964 ile 2011 yılları arasına bakıldığında yılda 65 bin ile 100 bin irili ufaklı deprem olduğunu ifade eden Arabacı, Türkiye’de 8 ve üzerinde hiç depremin olmamasına dikkat çekti. Türkiye’nin, deprem büyüklükleri bakımından dünyada ikinci önemli ülke olduğunu hatırlatan Arabacı, şunları söyledi:
    “Bu kadar büyük deprem olmamasına rağmen deprem hasarları bakımından birinci önemli ülkedir. Ülkemizde ortalama hasar yapan deprem büyüklüğü 6.1’dir. Bölgelere göre Doğu Anadolu’da 4, Orta Anadolu’da 5.7, Batı Anadolu’da 6.1’e denk çıkmaktadır. Ülkemizde yoksulluk artıkça depremin yıkılıcılığı da artmaktadır. Bursa’ya bakıldığında etrafının denizlerle değil, faylarla çevrili olduğunu görülecektir. Doğuda Eskişehir fay zonu, batıda Gönen fay zonu, güneyde Kütahya-Simav-Gediz fay zonları, kuzeyde ise hem Gemlik, hem de İstanbul depremleri vardır. Ayrıca, Bursa merkezden geçen bir fay vardır. 1855 yılında iki tane deprem üretmiştir.”
    Marmara’da sadece İstanbul’un tehdit altında olmadığını ifade eden Arabacı, Bursa’nın da olası bir deprem riski taşıdığını dile getirdi. Depreme bağlı heyelan riskinin de Bursa’da olduğunu kaydeden Arabacı, “Bursa’da 23 kilometrelik bir deformasyon bulunmaktadır. Bu da 6.7 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Bursa için riskin kapıda olduğunu söyleyebiliriz. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi ile TÜBİTAK arasında yürütülen çalışmaları önemsiyoruz. Doğayla savaşan değil, işbirliği yapan bir toplumun özlemini çeken insanımız, bilimin aydınlığından payını düşeni alacaktır.” dedi.
    TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanı Niyazi Özdemir ise ‘TOKİ ve deprem’ konusunda bir sunum yaptı. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de bulunan 18 milyon hanenin yüzde 45’inin olası depremde yıkılabilecek konutlar olduğunu dile getirdi. Amaçlarının, bir nebze de olsa bu konutları dönüştürmek olduğunu belirten Özdemir, bunun ancak tüm kesimlerin işbirliği yapması sonucu başarılabileceğini kaydetti.
    Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Hakan Kutoğlu da ‘Jeodezik araştırmalar ışığında Bursa’da deprem gerçeği ve çözüm önerileri’ sunumu gerçekleştirdi. Yapılan çalışmalar sonucunda sadece İstanbul’un değil, Bursa başta olmak üzere Güney Marmara’nın da tehdit altında olduğunun ortaya çıktığını anlatan Kutoğlu, “Yaptığımız çalışmalarda Bursa Ovası'nda 23 kilometrelik deformasyon hareketi bulduk. Demirtaş bölgesinden Nilüfer’e kadar uzanan bir yapı ortaya çıktı. Ovada mümkün olduğunda az katlı, bina stokunun seyrelterek çalışma yapılmalıdır. Heyelan riski yüzünde Uludağ eteklerinde de 20 dereceden fazla eğilim arazilere yerleşim için çıkılmamalıdır. Sağlam zeminlerde yeni kentsel alanlar oluşturulmalıdır. Havzadaki deformasyon gelişimi de mutlaka izlenmelidir.” diye konuştu.
    Gemlik Belediyesi Başkanvekili Refik Yılmaz da yaz aylarında 250 bine yakın nüfusa sahip olduklarını dile getirdi. Gemlik merkezdeki zeminin tamamen balçık olduğuna dikkat çeken Yılmaz, mezarlıkların ise sağlam zemin üzerinde bulunduğunu kaydetti. Gemlik halkının deprem yaşamadan elbirliğiyle planların sağlam zeminlere çekilmesi gerektiğini hatırlatan Yılmaz, planı kamuoyuna sunduklarında tepki almalarına ise anlam veremediğini belirtti.

    FAY HATTINDA AKTİVİTE BEKLENİYOR
    Ayrıca, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mustafa Arık tarafından ‘Bursa’nın depremselliği’ konulu bir sunum gerçekleştirildi. Bursa fayının, doğudan Derekızık Burhaniye Köyü'nden başlayarak Uluabat’a kadar devam eden 45 kilometre uzunluğunda Kuzey Anadolu fay hattının alt fay zonu olduğunu hatırlatan Arık, “Bursa fayının ortaya çıkması 180 ile 260 yıllık periyoda sahiptir. 1855 depreminden bu güne 156 yıllık süreç geçti. Herhalde 25 yıl sonra Bursa fayında da aktivite bekleniyor. Bursa’da ikinci olarak Geyve-İznik fay hattı da bulunuyor. Gemlik ilçesi ve Bandırma Körfezi’ne kadar uzanabiliyor. Bu fay hattı 500 yıldır suskunluğunu sürdürüyor. Yıllık aktivitesi 9 milim olduğuna göre 7 ve 10 arasında depremsellik oluşturabilir. Sahip olunan jeotermal sular da kentin aktifliğini göstermektedir.” diye konuştu.
    Bursa’da depreme karşı birtakım çalışmaların yapıldığını anlatan Arık, halkın deprem anında binaları terk ettiğinde vakit geçirebilecekleri boş alanların da olması gerektiğine değindi.
    Bursa Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürü İbrahim Tarı da ‘Doğal Afetler ve Bursa’ adlı sunum yaptı. Bursa’nın İstanbul’dan daha tehlikeli bir deprem tehlikesi altında olduğunu kaydeden Tarı, yaptıkları çalışmaları anlattı. Mahalle Afet Gönüllüleri projesini Bursa’da başlattıklarını ancak gönüllü bulmakta sıkıntı çektiklerini ifade eden Tarı, halkın bu projeye destek olmasını istedi.
    Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Murat Uşun ise Büyükşehir Belediyesi tarafından 1999 depreminden bu yana yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Belediye bünyesinde ‘Zemin Etüdleri Araştırma Birimi’ kurulduğunu anlatan Uşun, planlamaya yönelik ise zemin değerlendirme haritası ve raporu hazırladıklarını söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin parsel bazında zemin etüd çalışmalarını devam ettirdiğini kaydeden Uşun, belediyeye ait binaların gerekli olanlarında güçlendirme projelerinin uygulandığını dile getirdi.
    Toplantıda ayrıca, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Başkanlığı Deprem Dairesi Deprem Yönetimi Grup Başkanı Demir Akın tarafından ‘Ulusal Deprem Stratejisi 2023 Kapsamında Kentsel Risklerin Azaltılması’, Uludağ Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Ramazan Livaoğlu tarafından ‘Deprem ve Yapı’, Bursagaz İşletme Bakım Müdürü Nurettin Erikçi tarafından ‘Doğalgaz Hat Güvenliği ve Depreme Karşı Alınan Önlemler’, Kızılay Bursa Şubesi’nden Zeynep Erdoğan tarafından ise Kızılay’ın afet zamanlarındaki çalışmaları hakkında sunum yapıldı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.