.

Bulaşıcı Hastalıklar Tehdit Etmeye Devam Ediyor...

Bulaşıcı Hastalıklar Tehdit Etmeye Devam Ediyor

Bulaşıcı Hastalıklar Tehdit Etmeye Devam Ediyor...



BASIN AÇIKLAMASI

Bulaşıcı Hastalıklar Tehdit Etmeye Devam Ediyor

MARDİN SAVUR BELDESİNDE SITMA SALGINI

Bilindiği gibi geçtiğimiz aylarda gazetelerde yer alan haberlerle Mardin ili sınırlarında görülen “sıtma” olguları ülke gündemine taşınmıştır. Türkiye’nin, Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana mücadele ettiği sıtma hastalığı, resmi istatistiklere göre vaka sayıları açısından son yıllarda düşüş göstermekle birlikte hala topraklarımızda görülmektedir. Dünya Sıtma Raporu 2011 adlı dokümana göre ülkemizde 2010 yılında 9’u yerli olmak üzere78 sıtma olgusu saptanmıştır. 2011’de 4’ü yerli olmak üzere 132 olgu bildirilmiştir. Her iki yılda görülmüş yerli olguların tümünün nüks olduğu, yeni olgu olmadığı bildirilmektedir. Ülkemizde Mardin, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman ve Siirt illeri hastalık geçişinin olduğu bölgedir. Türkiye 2012 yılı hedefi olarak sıtma bulaşının durdurulmasını stratejik hedef olarak belirlemiştir.

Mardin ilinde ortaya çıkan vakalar bölgede endişeye neden olmuş ve haberlerde resmi kurumlara atfen belirtilen çelişkili açıklamalar karmaşa yaratmıştır. Konunun bulaşıcı hastalıklar ve halk sağlığı açısından önemini göz önüne alan Türk Tabipleri Birliği, ilgili uzmanlık dernekleri ile iletişime geçmiştir. Yapılan ortak değerlendirmeler sonucu Türk Tabipleri Birliği (TTB), Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Türkiye Parazitoloji Derneği (TPD) temsilcilerinden oluşan bir heyet oluşturularak Ekim ayı içerisinde bölgede bir inceleme ve değerlendirme çalışması yürütülmüştür.

İnceleme ve değerlendirme heyeti 4’ü halk sağlığı uzmanı, biri parazitolog 5 üniversite öğretim üyesinden oluşturulmuş, iki gün süren inceleme, değerlendirme ve görüşmeler sonunda “Mardin-Savur İlçesi Sıtma Salgınını İnceleme Ve Değerlendirme Raporu” başlıklı bir rapor hazırlanmıştır.

Sağlık Bakanlığı yetkililerinin belirttiklerine göre; 2012 yılında Savur ilçesi Başkavak köyünde 200’ü aşkın ve aynı ilçenin Dereiçi köyünde bir; Savur ilçe merkezinde 6 sıtma olgusu olgu kalın ve ince yayma ile teşhis edilmiş, PCR ile de doğrulanmıştır. Tedaviye alınan hasta sayısı 250’nin üzerindedir. 10 Ekim 2012 tarihi itibarıyla 35 hastanın tedavisi devam etmektedir. Son 10 günden beri yeni olgu saptanmamıştır.

Elde edilen bulgulara göre, tekrarlayan ya da dışarıdan gelen olgu ya da olgularla başlamış olsa da yerel geçiş sonucu 250’den fazla sıtma hastasının tedavi edildiği bir sıtma salgını ile karşı karşıyayız. 2012-Türkiye’sinde hala bulaşıcı hastalıkların tehdidi devam etmektedir. Savur’da yaşadığımız sıtma salgını da bunun göstergelerindendir. KKKA olduğu gibi…

Yörede sivrisinek üreme alanı olabilecek ıslah edilmemiş bir dere bulunmaktadır. Yağışlara bağlı akışkanlığı olan bu akarsuda, suyun durağanlaştığı, sivrisinek üremesi için çok uygun birikinti alanları bulunmaktadır.

İlk olgunun saptanmasının ardından bildirimlerin yapılığı, Halk Sağlığı uzmanı olan Mardin Halk Sağlığı Müdürü’nün olay bölgesine gittiği, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun Zoonotik ve Vektörel Hastalıklar Daire Başkanlığı’nın Savur’da salgın yönetimine tıbbi-teknik destek vermek üzere uzun süreliğine deneyimli bir hekim gönderdiği, Mardin’in ilçeleri ve çevre illerden sıtma savaş çalışanlarının bölgeye sevk edildiği (emeklilik için dilekçe verip izne ayrılmış çalışanın bile alanda çalıştığı), 24 saat kesintisiz mikroskopi hizmeti sunulduğu, Başkavak köyündeki yurttaşlarımızı listesinde yer aldığı Aile Hekiminin köyde hizmet vermekle görevlendirildiği, aktif sürveyansın usulünce yapıldığı bilgileri salgın yönetiminin tıbbi-teknik yeterliliği ve sağlık çalışanlarının çabaları hakkında değerli bulunmuştur.

Sağlık Ocaklarının kapanıp ilçedeki sağlık örgütlenmesini Entegre İlçe Hastanesine dönüştüren sürecin sonuçlarının da dikkate alınması gereklidir. Dünya Sıtma Atlasında sıtma geçişinin sürekli olduğu yerlerin arasında gösterilen Mardin’de özellikle Diyarbakır ve Batman’la komşu Savur’da çevre sağlığı teknisyeni istihdamının olmayışı, sıtma savaş çalışan(lar)ının olmayışı, ateşli hastalardan kalın damla ve ince yayma kan incelemesiyle aktif sürveyansın olmayışı, topluma yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin yerine tedavi edici hizmetlerin öncelendiği paradigma değişikliği Savur’da görülen sıtma salgınının hazırlayıcıları olarak değerlendirilmelidir.

Çevre sağlığı ve sıtma savaş hizmetlerinin sağlıkta dönüşüm programı paradigması ve örgütlenme tarzıyla değersizleşip zaafa uğraması salgının hazırlayıcılarından olarak dikkate alınmalıdır. Sağlık çalışanlarının iyi niyetli çabalarının salgını önleme ve etkin bir biçimde kontrol etmeye yetmeyebileceği, müdahalenin yapısal ögeleri de kapsaması gerektiği unutulmamalıdır. Kışkırtılmış talep ile tedavi edici hizmetlerin ön plan geçtiği, metalaştırılan sağlık hizmeti anlayışının egemen olduğu özelleştirmeci reformların koruyucu hizmetlerde ciddi aksaklıklara yol açması kaçınılmazdır. Savur’daki sıtma salgını bizlere bu gerçeği acı bir şekilde yaşatmıştır.

Sağlık Bakanlığı, topluma yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin sunumundaki yapısal sorunları gidermeli ve 2013 ilkbaharında sıtma mevsimi başlamadan gerekli önlemleri almalıdır.

Raporu kamuoyu ve yetkililerin dikkatine sunuyoruz.

Türk Tabipleri Birliği (TTB)

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER)

Türkiye Parazitoloji Derneği (TPD) 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.