.

Biz Türkiye’de Hizmet Eden 48 Bin Ebeyiz...

Biz Türkiye’de hizmet eden 48 bin ebeyiz

Biz Türkiye’de Hizmet Eden 48 Bin Ebeyiz...



Ebeler Derneği tarafından hazırlanmış olan aşağıdaki metin TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu başta olmak üzere TBMM’deki bütün vekillerimize, basın kuruluşlarına ve Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Buluşma Noktası’na gönderilmiştir.

Biz Türkiye’de hizmet eden 48 bin ebeyiz. Ülkemizde kürtaj ve sezaryen doğum tartışmalarının yapıldığı bir dönemde, hala ebelik mesleğinin öneminin ve değerinin fark edilmeyişini şaşkınlık ve üzüntü ile izliyoruz.

Yıllardır mesleğimize yapılan haksızlıklardan kaynaklanan sorunlarla çalıştık.
Sağlıkla ilgili tüm yöneticilerin ebenin yalnızca doğum yaptıran kişi olduğu YANILGISINDAN çok çektik. Gebelik, doğum, doğum sonu döneme ve yenidoğana ait işlevlerimiz göz ardı edildi. Bu yüzden, tüm dünyada doğum hastanelerinde tüm birimlerde ağırlıklı olarak ebeler çalışırken ve yönetici olurken, ülkemizde doğum ve kadın hastalıkları ile ilgili hastanelere ve birimlere atanamadık. Lisans mezunu olduk yine atanamadık.
Yıllarca tampon sağlık personeli olarak, her alanda çalıştırıldık. Fakat söz konusu meslekte ilerleme olduğunda “ebe olduğumuz” gerekçesi ile önümüze set çekildi. Mesleğimizi ilgilendiren bazı sertifika programlarının dışında tutulduk. Zaten ebeliğe özgü bir sertifika programı yapılmadı.
Dünyadaki örneklerin aksine doğum hastanelerine başhemşire, klinik yöneticisi olamadık. Dünyanın hiçbir yerinde benzeri olmadığı halde, mesleğimizi yönetmemize izin verilmedi.
Ülkemizde ebe fazlası olduğunu gösteren istatistikler yapıldı, okullarımız kapatılmaya çalışıldı. Oysaki Ebeler Derneği tarafından Avrupalı meslektaşlarımız gibi, mesleğimizi etkin biçimde uygulayacak bir hizmet modeli geliştirdiğinde ve Sağlık Bakanlığı üst düzey yetkililerine sunulduğunda, kadın ve çocuk sağlığı göstergelerimizi olumlu etkileyecek bu modelin uygulanabilmesi için ciddi ebe açığımız olduğu ortaya çıktı.
Değişiklik yapılan Hemşirelik Kanunu ile mağduriyetlerimiz oluştu. İki farklı meslek olmamıza ve bu kanuna bağlı olmamıza karşın, bu kanuna dayalı yönetmelik gerekçe gösterilerek bazı hastanelerde servis yöneticisi olan arkadaşlarımız görevden alındı. Üstelik bu servisler bizlerin çalışma alanı olan gebelik, doğum, doğum sonu dönem ve yenidoğana ait servislerdi. Ebelerin alanları yalnızca doğumhane ve birinci basamağa sıkıştırıldı.
Yanlış sağlık politikaları nedeni ile yıllarca hemşireliğe ait alanlarda çalıştırıldık. 1990’lı yıllarda, Sağlık Bakanlığı’nın isteği ile, sağlık meslek liselerinde ebe-hemşire ortak programlarından mezun olduk. Bu mezunların kimini ebe, kimini hemşire olarak atayan ve ebeleri her alanda çalıştıran bu uygulamadan vazgeçilmesine karşın, oluşan mesleki karmaşa ebelik mesleğine büyük zararlar verdi. Yıllarca hemşirelik alanında çalışan ve ebelikten uzaklaşan bu meslektaşlarımıza, 2007 yılında değişiklik yapılan 6283 sayılı Hemşirelik Kanunu’nun geçici maddesi uyarınca, HEMŞİRELİK YETKİSİ verildi. Yaklaşık 10 bin ebe, hemşirelik mesleğine yamaymış gibi olmaktan üzüntü duyarak, fakat mağdur olmamak için başka çare kalmadığından başvuruda bulundu, yetkiyi aldı fakat mağduriyeti bir türlü sona ermedi.
Çeşitli nedenlerle gebelik ve doğumla ilgili rollerimiz yok sayıldı. Normal gebelik ve doğumların sorumluluğunu kaybettik. DSÖ ve UNİCEF başta olmak üzere, sağlıkla ilgili pek çok kurum “her zamankinden daha çok ebeye gereksinim var” açıklamaları yaparken, bizler “ebeye gerek yok” söylemlerine maruz kaldık. Nitelikli bir ekip çalışmasının kadına ve bebeğine sağladığı faydaların mutlaka fark edileceğine inanarak sustuk.
Tüm bu sorunlar bizleri yıldırdı, çalışma azmimiz azaldı, tükendik. Diğer taraftan kadınlarımız gelişmiş ülke kadınlarının aksine nitelikli bir ebelik bakımından yoksun kaldı.

Bu gün yeniden hazırlanmış olan torba kanun tasarısı içerisinde “son 3 yıl hemşirelik yapan ebelere hemşire yetkisiyle çalışma yetkisi” verilmeye devam edilmesi ile ilgili yasa teklifi sunuldu. Ebelerin çalışma koşullarını iyileştirmek ve yasal düzenlemelerini yapmak yerine bu teklifin yapılmasını anlamak ve kabul etmek mümkün değildir. Bu teklif ile, ülkemizde sezaryen doğumların artışındaki temel nedenin ebelerin alandan uzaklaştırılması olduğu gerçeğinin göz ardı edildiğini, alanda kalan ebelerin işlevsiz hale getirildiğinin görülmesi gerekir.

Ebeliği meslek olarak işlevsizleştiren, değersizleştiren bu ve bunun gibi tüm uygulamalardan vazgeçilmesini bunun yerine ebeliği güçlendirme çalışmalarına destek verilmesini istiyoruz. Bu bağlamda;
Ebelikle ilgili yasal düzenlemelerin bir an önce yapılacağına ve mesleki sorunlarımızı çözmek adına adım atılacağına
Ebelerin mesleki alanlarına atanacağına ve mesleğinin yönetiminde görev alacağına
Yıllardır hemşire olarak çalışan meslektaşlarımızın durumuna meslek onuru çiğnenmeden çözüm bulunacağına
Normal doğumları ve istemeyen gebelikleri azaltmada ne kadar önemli olduğumuzun anlaşılacağına
Bu bağlamda derneğimiz işbirliği ile, dünyada ebelik modelleri incelenerek derneğimiz tarafından geliştirilmiş olan “ulusal ebelik hizmet modeli” doğrultusunda çalışmalarının yapılacağına İNANIYORUZ.

Bu inancımız, Sağlık Bakanlığı’nın çalışmalarımıza gösterdiği ilgi ve destek nedeni ile giderek güçleniyor.

Bu düzenlemeleri yalnızca mesleğimiz için değil, ülkemizin kadınları ve çocukları adına talep ediyor ve gerçekleştirmenin toplumsal bir borç olduğuna inanıyoruz.

Saygılarımızla….

Yrd. Doç. Dr. Nazan KARAHAN Ebeler Derneği Başkanı 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.