.

BİZ BU FİLMİ İZLEMİŞTİK

BİZ BU FİLMİ İZLEMİŞTİK



BİZ BU FİLMİ İZLEMİŞTİK

Geceye doğru bir anda acaba dedi..! Seçim yaklaşıyordu. Milletvekili aday adaylığı için başvurma kararı verdi. Aydınlık yarınlara onunda söyleyecek sözü vardı. Ancak mecliste olursa sesini duyurabileceğine inanıyordu.

Eşine ve aile büyüklerine bilgi verildi. Fikir soruldu. "Emin misin?" diye cevaplar aldı. Evet emindi. Hatta seçim çalışmaları esnasında yapacağı konuşmaları bile kafasında hazırlamıştı. Daha ötesinde kendisinin bile kabullenmediği, ancak siyaset yapmak için başvuru yapacağı partinin var olan handikapları için mantığa uygun savunma yöntemi geliştirdi. 

Ertesi gün mesai arkadaşlarına fikir sordu. Neredeyse hepsi olumlu karşıladı. Çalıştığı kurumda sevilen bir kişiydi. Ses getiren başarılı hizmetleri vardı. Yaptığı çalışmaları siyaset arenasında tekrarlayabilirse ülke genelinde kendini kanıtlayabilirdi. Arkadaş ortamının onay vermesi onu mutlu etti.

Eş-dost ve akrabalarla ilgili partiye gidildi. Milletvekili aday adaylık başvurusu yapıldı. Bazı noktalarda bahşiş bazı noktalarda ise bağış verildi. Fotoğraflar çekildi. Dışarı çıkıldı. Kameralar hazırdı. Migrofonlar uzatıldı. Önceden hazırlıklıydı. Güzel ve net cümleler kayda geçti. Açıklama bitiminde vereceği bağış miktarına göre prime time, ana haber, ara haber, canlı yayın konuğu gibi ücret tarifesi olduğunu öğrendi. En iyisi hangisi ise onu talep etti. 

Başvuru nedeniyle resmi işinden istifa etmiş artık siyasi çalışmalar için daha çok zamanı vardı. Hem ülke geneli hem de yerel siyaseti takip ediyordu. Diğer partileri eleştirecek birkaç söylem hazırladı. Ancak aynı partiye başvuran diğer aday adaylarını daha yakından takip ediyordu. Basın danışmanı deneyimliydi. Diğer aday adayları hakında bilgi veriyor. Ne konuşması gerektiği konusunda güzel fikirler sunuyordu. Aldığı parayı hakediyor diye geçirdi içinden...

Adaylık çalışmaları için sivil toplum örgütleri ziyarete başlandı. Destek istendi. Cumaları namaza kalabalık kitleyle gidip saf tutulmaya başlandı. Artık web tanıtım sitesi ve sosyal ağlarda bir hesabı vardı. Güçlü siyasilerin yanına gidilip ona yakınmış gibi gösteren fotoğraf kareleri çekildi ve paylaşıldı. Meclis ve parti merkezi ziyaret edildi. Dava insanı olduğu mesajı verilmeye çalışıldı. Ancak bu sırada çocuğunun ishal olduğu ve ateş eklenmesi üzerine hastaneye yatırıldığını öğrendi. Bu moral bozukluğuna birde eşinin eleştirileri eklenince derinden bir sinirlilik hali oluşmuştu. Ya sabır çekti içinden...

İl merkezi ve ilçelerin aday kadrosu olduğunu biliyordu. Kendini diğer aday adaylarıyla kıyaslayıp daha donanımlı olması itibariyle bir adım önde olduğunu düşünüyordu. Ancak maddi zenginlik yönünden diğerlerine kıyasla daha zayıfı. Bu ise önemli bir problemdi. Hatta son günlerde yapılan bağışlar ve konaklama masrafları nedeniyle cepte ki parada tükenmek üzereydi. Artık çekmesi gereken sabır sayısı giderek artıyordu. 

Ara ara öngörüşme ve sonrasında parti merkezinde bir görüşmeye çağrılıyordu. Ancak sorulan sorular kendi hünerlerini anlatmaya fırsat vermediği gibi diğer rakiplerinden bir fark yaratmaya engel gibi duruyordu. Her görüşme sonrasında kendisine itiraf etmeye çekindiği bir gerçek belirmeye başladı bile...

Acaba dedi!
Aradıkları, ön planda tuttukları şey Liyakat değilmiydi?

Galiba değildi. Peki neyin peşindeydiler? Ne yapmalıydı?

Son görüşmeye giderken eski siyasilerden biri sadakatten bahsetmişti. Ve artık son görüşme buna göre dizayn edildi. Başarılı bir görüşmeydi. Ve rahatça memlekete geri dönüldü. 

Memlekette karşılayanı çok oldu. Soranlara iş tamamdır. listedeyim, kesin denildi. Ama aklı çocuğundaydı. Hemencecik eve gitti. Çocuğunu kucakladı ve uzunca onu sevdi. Umarım bu kadar özveri vekillik ile taçlanır diye iç çekti.

Ve heyecanla beklediği vekil adayları listesi açıklanmak üzereydi. Stresliydi ama eşinin daha düşünceli olduğunu farketti. Dualar dünyasında olan anne ve babası ayrı bir yer tutuyordu zihninde...

"Maalesef açıklanan listede ismi yoktu. Liyakat kabul görmemiş sadakat ön plana alınmış" diye düşündü. Çocuğu aklına geldi. Farklı bir nefret oluştu içinde. Ama danışmanı devredeydi. Ona listedeymiş gibi davranmasının önemini anlattı. Haklıydı. Evdeki bulgurdan olabilirdi belki...

Ve yeni bir sabah olmuştu. Sırtından büyük bir yük inmişti. Artık eski işine ve iş ortamına kavuştu.

Ara ara adaylık sürecini hatırladığı zaman, sorulan sorulara özü yerine resmi cevaplar verdiği için kendine kızıyordu. Ama doğru söylemek mi? olması gereken mi? ikilemini artık aşması gerekiyordu.

Akşam yemeği ailece yenildi. Sıcak çayı yudumlarken eski günlere dönüş ve yaşam sevincine yeniden kavuştuğunu hissetti. Tam o esnada televizyon kanalları erken seçim flash haberini vermeye başladı. Yaşananlar daha tazeliğini koruyorken... Eşine baktı. Eşi sessizce çocuğunu alıp diğer odaya geçti. 

Ve kaset geri sardı...
Biz bu filmi izlemiştik...

Saygılarımla
Ağustos 2015

Dr Şerif Kurtuluş

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.