.

Başhekimden Çok Tartışılacak Ölüm Hakkı Önerisi..

Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Gökhan Akbulut, tıbbi vasiyetin Türkiye'de bir hak olarak uygulanması gerektiğini savundu

Başhekimden Çok Tartışılacak Ölüm Hakkı Önerisi..



Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Gökhan Akbulut, Amerika'da 40 yıldır uygulanan "ölüm hakkı" (Tıbbi Vasiyet) kavramını tartışmaya açtı. Bir kişinin sağlıklı iken avukatı ya da ailesine, "İleride hasta olursam ve yapılacak bir şey kalmadıysa tedavimi yavaşlatın" şeklindeki vasiyeti öngören tıbbi vasiyetin Türkiye'de de bir hak olarak uygulanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Akbulut, "Yaşam hakkı kutsal olduğu gibi onurlu bir ölüm hakkının da mevcut olduğunu bilmemiz gerekiyor" dedi.
 
Türk doktorların hastaya tıbbi açıdan yapılacak bir şey kalmadığı takdirde, hastaya tıbbi destek vermeyi sürdürdüğünü anlatan Prof. Dr. Akbulut, "Hekimler olarak tıbbi desteğin fayda sağlayamayacağı hastalar hakkında, 'Artık tedaviyi durduralım' deme yetkimiz yok. Tıbbi olarak hiç ümidi kalmayan bir hasta aslında faydasız bir tedavi görüyor. Bu hastaların tıbbı vasiyet hakkı olmalı" dedi. Tıbbi vasiyeti "Kişinin ileride bilincini kaybettiği takdirde yapılacak tıbbi müdahaleler hakkında önceden karar vermesini sağlayacak düzenleme" olarak tanımlayan Akbulut, "Böyle bir durumda sağlık çalışanları acı çektiren bir hastalığa yakalandığınızda tedaviyi yavaşlatabilecek. Örneğin kalp durduğunda kalp masajı yapılmayacak. Hayatta tutma noktasında hiçbir ümit kalmadığında faydasız tedavilerle hastayı üzmenin, yani bu süreci uzatmanın doğru olmadığının düşünüyoruz." diye konuştu.
 
Akbulut'a destek
 
Prof.Dr. Gökhan Akbulut'un bu önerisine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nüket Örnek Büken'den de destek geldi. Prof. Dr. Büken, Avrupa'da "Yaşayan Vasiyet" (Living Wills) olarak tanımlanan tıbbi vasiyetin tartışılması gerektiğini söyledi. Bu kavramı "Kişinin gelecekte karar verme yeteneklerini kaybetmeleri durumunda ya da iyileşme umudu olmayan bir biçimde hastalandıklarında olağanüstü yöntemlerle canlı tutulmak yerine ölmelerine izin verilmesini istediklerini bildiren belge" olarak tanımlayan Büken, Türkiye'de sağlık çalışanlarının tıbben her şeyi sonuna kadar yaptığına dikkat çekti.
 
Kararı hasta vermeli
 
Hastanın tıbbi vasitesiyle son dönem agresif tedavileri reddedebileceğini belirten Prof. Dr. Büken, "Örneğin ülkemizde bir kanser hastasına radyoterapi, kemotarapi uygulanır. Hastaya iki seçenek sunulabilir. Kemoterapi ve radyoterapi uygulandığında beklediğimiz yaşam süresi şu kadardır, bu tedavi yöntemleri uygulanmadığında sadece destek bakım tedavileri uygulandığında yaşam süreniz şu kadar olur" denebilir. Karar hastaya bırakılmalı" dedi.
 
YeniAsır/Erkan DOĞAN
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.