.

Bankacılığı Bıraktı Doğum Fotoğrafçısı Oldu...

Diyarbakır'da, bankada çalışırken hatır için arkadaşlarının doğum fotoğraflarını çekmeye başlayan Serap Akkuş Aşılı, işinden ayrılarak kadınlar için gözde bir meslek haline gelen doğum fotoğrafçılığına başladı.

Bankacılığı Bıraktı Doğum Fotoğrafçısı Oldu...



Doğum, sünnet, nişan, düğün gibi özel anları kayda geçirmeye yönelik istekler, fotoğrafçıların en önemli para kazanma alanları olurken, sezaryenin yaygınlaşmasıyla günü ve saati belirli doğumlar özellikle kadınların tercih edildiği doğum fotoğrafçılığını geliştirdi.

Genelde aileden birinin amatörce kayda geçirdiği doğum ve sonrası için artık aileler profesyonel fotoğrafçıları tercih ediyor.

Diyarbakır'a bankacı olan eşiyle birlikte tayini çıkan Eskişehirli Serap Akkuş Aşılı, 12 yıl boyunca banka ve finans alanında çalıştıktan sonra yıllardır hobi olarak yaptığı fotoğrafçılıkta karar kılarak bankacılığı bıraktı. Doğum fotoğrafçılığı yapmaya başlayan Aşılı, "Bankacılık gibi yoğun ve stresli bir işten sonra ailelerin en heyecanlı ve mutlu anlarına tanıklık ettiğim için çok mutluyum" diyor.

Aşılı, AA muhabirine, işletme mezunu olduğunu, yüksek lisans yaparak finans, bankacılık, ithalat ve ihracat alanında 12 yıl çalıştığını söyledi.

Eşinin tayininin çıkmasıyla Diyarbakır'a geldiğini, kendisi de bankada çalışırken aynı zamanda hobi olarak fotoğrafçılık yaptığını ve 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı'nda fotoğrafçılık kursları verdiğini anlatan Aşılı, doğum fotoğrafçılığına başlaması konusunda şunları söyledi:

"Nişanlanan, evlenen arkadaşlarım fotoğrafçılığımı bildiklerinden dış mekanda fotoğraflarını çekmemi istiyorlardı. Arkadaşlarımızın dış mekan düğün fotoğraflarını çekmeye başladık. Sonra öğrencilerim ve arkadaşlarım (doğumumuz olacak doğumda fotoğraflarımızı çekmenizi istiyoruz) dediler. Hatır için doğumlara girmeye başladım. Bundan çok mutlu oluyordum. Çünkü o doğum anı mucizevi bir an, ona tanıklık ediyorsunuz, her karesini çekiyorsunuz. Bir süre sonra (düğün fotoğrafçısı çok, niye doğum fotoğrafçılığı yapmıyorum) diyerek yapmaya başladım. Şimdi Diyarbakır'da bu bir ilk."

Doğum fotoğrafçılığında verilen sözün mutlaka tutulması gerektiğini bu nedenle tek başına çalışmanın zor olduğunu belirten Aşılı, "Verdiğiniz sözü tutmanız gerekir. Doğum, düğün gibi zamanlar aileler için önemli anlar. Üniversite mezunu olan ve KPSS'ye hazırlanan arkadaşım Şükriye Öngör ile beraber çalışmaya başladık. Aileleri bırakın yüzüstü bırakmayı, iki kişi iki taraftan çekim yaparak hiçbir anlarını kaçırmadan çalışıyoruz" dedi.

Bu işe başladıktan sonra hep güzel ve mutlu anları çektiğini bu yüzden kendisini çok daha iyi hissettiğini ifade eden Aşılı, fotoğrafları gösterdiklerinde anne babaların gözündeki mutluluğun kendisine haz verdiğini dile getirdi.

-Anneler istekli-

Doğum fotoğrafçısı Aşılı, kentte ilk olduğundan henüz herkesçe kabul görmeyen bir iş yaptığına da dikkati çekerek, çeşitli zorluklar yaşadığını ancak bunları yavaş yavaş aştıklarını söyledi.

Genellikle talebin annelerden geldiğini, babaların ise garipsediğini ancak eşlerini kırmama adına kabul ettiklerine değinen Aşılı, çoğu ilk kez bu durumla karşılaşan hastane personelinin de kendilerine alıştığını kaydetti. Genç kadın fotoğrafçı, ailelerin tepkisi ve karşılaştıkları durumu şöyle anlattı:

"Ailelerden doğum fotoğrafçılığını bilmeyenler, ilk başta nasıl bir şey olacak, doğumda ameliyathanede nasıl fotoğraf alınıyor diye soruyorlar. İstemiyorum diyenler de oluyor. Ameliyathanede mahrem yerleri çekmiyoruz etik değil zaten. Hastaneler ise ilkin yadırgadılar, yasak deyip almıyorlardı ama sağ olsunlar hemşirelerden rica ediyorduk anne ile karşılaşma anını bir iki kare çekmelerini istiyorduk. Hastaneler, kurumsal oldukları için merkezleriyle görüştüler. Protokol imzalattılar. Hastaya 2,5 metreden fazla yaklaşmıyorum. Hastaneyi, doktorları, çalışanları rahatsız etmeden bir köşeden çekiyorum. Doktorlar sağ olsun bu konuda çok anlayışlılar."

-Aileden biri gibi-

Artık hastane çalışanları ve ailelerin kendisini aileden biri gibi gördüğünü vurgulayan Aşılı, doğum yapanlardan bazılarının anne babalarının şehir dışında olabildiğini ve doğuma yetişemediklerini belirtti. Bu nedenle birçok kez anne adayının tek başına olduğunu ya da bir kişinin refakat ettiğini gördüklerini böyle durumlarda anneye veya doğumu bekleyenlere destek olduğunu ifade eden Aşılı, bir yönüyle yaşam koçluğu yaptığını ve çekime gittiklerinde ailelerin hoşuna gittiğini, kendilerini yalnız hissetmemiş olduklarını söyledi.

-Nasıl çalışıyorlar-

Serap Akkuş Aşılı, bir aileyle anlaştıktan sonra, doğumun nasıl olacağı, bebeğin adı, cinsiyeti gibi bilgilerini konuştuklarını ve ne tarz fotoğraflar istediklerini sorduklarını belirterek, şöyle dedi:

"Doğum, doğum sonrası, istenirse yaş günleri fotoğraflarını çekiyoruz. İster hamilelik ister doğumdan sonra olsun ev ortamında bir daha çekiyoruz. Ameliyathanede kan görünmesin diye siyah beyaz çekiyoruz. Ondan sonra albüm yapıp hazırlıyoruz. Hamilelik, doğumu bekleme anları, ameliyat fotoğrafları, bebeğin ilk emzirme anı, ilk giydirilişi, ilk aşısı, ilk yıkanması, tartılması, bebeğin eve getirilmesini görüntülüyoruz. Çekimler genelde 2 saat sürüyor. Çekim bittikten sonra 5-6 fotoğraftan oluşan bir dizayn oluşturup bebeğin ad, soyad, kilosu, boyu ve doktorun ismini yazarak bastırıp kapı posteri olarak hastaneye götürüyoruz. Aileden aldığımız mail adresi ve cep telefonlarına mesaj atarak yakınlarına doğumu haber veriyoruz.

Doğum fotoğrafı 2-3 saat, evde dizayn 1 saat sürüyor ama 300-700 fotoğrafı albüm haline getirip düzenlemek 1 haftayı alıyor. Bütün bu hizmetler için de 200-600 lira arasında fiyat çıkarıyoruz. Albümün yanında isteyecek yakınlara verilmek üzere 2 albüm daha veriyoruz. Foto klip hazırlıyoruz."

Aşılı, kendisi ve eşinin fotoğrafa olan düşkünlüklerinin fotoğraf açısında son derece zengin bir şehir olarak tanımladığı Diyarbakır'a geldikten sonra arttığına da değinerek "Diyarbakır'ın tarihi yerleri, camiler, kiliseler, köprüler, surlar ve sur içini fotoğraflayarak Diyarbakır'ı da tanıtmaya çalışıyoruz. Hiç bilmeyen arkadaşlarımız fotoğrafları gördüklerinde Diyarbakır olduğuna inanamıyor, şaşırıyorlar. Fotoğraf sayesinde çok güzel dostluklar ve arkadaşlıklar kurduğumuz bu şehirde doğum fotoğrafçılığı yapmak da ayrı bir tecrübe oldu" şeklinde konuştu.

Öte yandan yeğeni dünyaya gelen Çiğdem Coşkun ise, duygularını "Daha önce böyle bir şey yoktu. Yeğenimizin böyle fotoğrafları olsun istedik. Serap geldi çekti. Güzel bir şey, Diyarbakır'da bir ilk" sözleriyle ifade etti. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.