.

Bakanlıkta Flaş Gelişmeler Oluyor

Sabah Gazetesi, bugün, kamuoyunun yakından tanıdığı Dr. Saim Kerman'la ilgili bir haber yaptı. Bu haber, tüm muhafazakar çevrelerde tepki gördü. Çünkü habere konu İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Dr. Saim Kerman, tanınan ve yine tüm çevrelerde temiz yapısıyla bilinen bir kişiydi.

Bakanlıkta Flaş Gelişmeler Oluyor



 Sabah Gazetesi, bugün, kamuoyunun yakından tanıdığı Dr. Saim Kerman'la ilgili bir haber yaptı. Bu haber, tüm muhafazakar çevrelerde tepki gördü. Çünkü habere konu İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Dr. Saim Kerman, tanınan ve yine tüm çevrelerde temiz yapısıyla bilinen bir kişiydi.

Dr. Saim Kerman ile ilgili haberi, daha kurumda Genel Müdürlük yapan Yard.Doç.Dr.Mahmut TOKAÇ yorumladı. İşte o yazı

27.10.2014 tarihli Sabah gazetesinde "İlaçta Paralel Vurgun" başlığıyla Sağlık Bakanlığı bürokratlarını ve özellikle TİTCK Başkanı Dr. Saim Kerman'ı hedef alan iftira dolu bir manşet haber yapıldı. Başlıkta ve haberin içeriğinde yer alan "paralel" vurgusu aslında olayı tamamen başka yöne yönlendiripcambaza bak taktiğiyle ardında yatan niyeti kamufle etmek üzere ilave edilmiş bir uyanıklık. Ancak haberi yapanlar (daha doğrusu yaptıranlar) böyle bir taktikle sanki paralel yapıyla mücadele ediliyormuş görüntüsü altında hedeflerine ulaşmayı düşünmüşler anlaşılan.

Yakından tanıyanlar çok iyi bilirler ki haberde adı geçenlerin hiçbirinin paralel yapıyla en ufak bir ilişkileri olmadığı gibi bu yapıyla bizzat mücadele eden kişilerdir. Siyaset ve bürokrasinin üst kademelerinde bulunanların da çok iyi bildiği bu duruma rağmen neden böyle bir yafta ile hem de hırsızlık ve yolsuzluğu birleştirip bir haber yaptırılmıştır?

Haberin ayrıntılarına baktığınızda birçok yolsuzluk iddiası olmakla birlikte hiçbiri için somut delil getirilmemekte, sadece planlı olduğu belli olan bir firma ziyareti esnasında ve içeriden birilerinin kötü niyetli gayretleriyle takip ile çekilmiş fotoğraflar delil olarak sunulmaktadır. Bir de elindeki çanta için "siyah valiz akıllarda şüphe uyandırıyor." demek suretiyle "akıllarda şüphe uyandırma" konusunda çok da başarılı olunmaktadır.

İşte bu noktada hafızam beni geçmişe götürdü. 12.05.2013 tarihinde bu sütunlarda "Üç 12 Mayısbaşlıklı yazımda da anlattığım ve yıllar önce benim hakkımda kurumumuzda çalışan birinin tuttuğu tutanak yüzünden Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmama sebep olan bir olayı hatırladım. O yazımda olayı şöyle anlatmıştım:

"2003 yılında İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünde göreve yeni başladığım günlerde Sayın Bakanın talimatıyla, o dönem için fazlaca gündemde olan fakat bizim hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığımız Veri İmtiyazı (Data Exclusivity) konusuyla ilgili çalışma yapmak üzere bir firma yetkilisi aracılığı ile bir patent uzmanından randevu alıp görüşmeye gitmiştik. Patent Vekil'inim bürosunda akşam saat sekize kadar çalışma yaptıktan sonra Sayın Bakan'a rapor olarak sunmak üzere koltuğumuzun altında iki klasör dolusu evrakla Genel Müdürlük binasına gelip yaklaşık 1 saat kadar raporumuzu hazırlamıştık. Bu olayın aslını bilmeden "firma yetkilisi ile gece Genel Müdürlüğe gelip, aşağıdaki şubeden firmaya ait evrakları alıp odaya girdiğimiz, ancak odada ne yaptığımızın bilinmediği" gibi saçma sapan bir tutanak tutup o sırada kapıda bekleyen güvenlik görevlisine de tehditle imzalattırmasından, güvenlik görevlisinin ertesi gün ağlayarak bunu bana anlatmasıyla haberdar olmuş ama bu konuyu büyütmemiştim. Yıllar sonra o tutanağın benim için şikayet malzemesi olacağı ve bu gerekçe ile yargılanacağımdan ise habersizdim."

Evet bu haberde de "800 milyon TL'lik ruhsat yolsuzluğu", "adrese teslim ihalelerle 2.5 milyar $'lık vurgun" gibi bazı iddialardan sonra "SABAH, 15 milyarlık ilaç piyasasındaki büyük paralel vurgunun belgelerine ulaştı." demesine rağmen hiçbir belge sunulmamakta, yukarıda da belirttiğim gibi planlı olduğu yola çıkıldığında takip edilecek kadar belli olan bir ziyaretin fotoğrafları belge diye takdim edilmektedir.

Bir kurumun yetkilisinin bir firmayı ziyareti ve kapıda karşılanması gibi sıradan bir olay sanki yolsuzluk yapılıyormuşçasına verilirken elindeki bir çanta için de "siyah valiz akıllarda şüphe uyandırıyor." denilerek akıllarda şüphe uyandırılmaya gayret edilmiştir.

Aslına bakarsanız haberin hedefi çok basit: Saim Kerman'ı yemek!

Dr. Saim Kerman, benim Genel Müdür Yardımcısı olduğum dönemde birlikte Şube Müdürü, Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı olarak mesai arkadaşlığı yaptığım, Genel Müdürlüğüm dönemimde de devam eden Genel Müdür Yardımcılığı esnasında dürüstlüğü ve çalışkanlığı dolayısıyla çok güvendiğim, görevimden ayrılırken yerime geçmesi için tavsiye ettiğim bir arkadaşımdır.

Peki, dürüstlüğünden asla şüphemin olmadığı, ailesine bile zaman ayıramayacak kadar ülke menfaatini düşünerek gece gündüz çalışacak kadar işkolik, şüpheliden bile kaçınacak kadar hassas olan ve asla çocuklarının boğazından haram lokma geçmesine razı gelmeyen Dr. Saim Kerman neden hedef olmuştur? Cevabı çok basit: Benden aldığı bayrağı daha yükseğe taşıma başarısını gösterdiği ve yerli ilaç sanayiine destek verdiği için.

Haberde de konu edilen ve "çıkarılan genelgeyle KOAH ilaçlarının sadece bu fabrikada üretilebilmesinin yolunun açıldığı" iddiasının gerçeği şudur: Ülkemizin bir ithal ürün cennetine dönüşme tehlikesi karşısında eskiden başka ülke otoritelerinin yaptığı üretim yeri denetimlerinin (GMP) geçerliliği yerine karşılıklı tanıma anlaşması olanların dışında sadece bizim denetmenlerimizin yaptığı denetimlerin geçerli olacağı şeklindebenim dönemimde bir değişiklik gerçekleştirmiştik. (Ki bu uygulama birçok gelişmiş batı ülkesinde de aynı şekildedir.) Bunun uygulamasının etkileri benden sonra Saim Kerman döneminde ortaya çıkmaya başladı. Bu da özellikle yabancı firmaları rahatsız etti.

Yine daha önce yerli üreticilere güçlerini birleştirmeleri, belli üretim alanlarında uzmanlaşmaları ve özellikle ithalata çok para harcanan ürünlerin üretimi konusuna ağırlık vermeleri hususunda tavsiyede bulunmama ve hatta yalvarmama rağmen ne yazık ki hiçbiri bu tavsiyeye uymazken bu konuda adım attığı için gelirini yükselten söz konusu firma dikkati çekmeye başladı.

Ülke yararına yatırım gerçekleştiren (yerli/yabancı ayrımı yapmadan) herkese destek olma konusunda benim başlattığım geleneği sürdürdüğü için hedef tahtasına oturtulan Dr. Saim Kerman, bu çirkin iftira ile devre dışı bırakılmak istenmektedir. Yöneticilerin bu oyuna düşmeyeceklerini ve müfterilerin emellerine ulaşmalarının gerçekleşmeyeceğini ümid ediyorum.

Dr. Mahmut Tokaç

Memurlar.Net - Özel

Bu yazının tüm hakları Memurlar.Net'e aittir

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.