.

Baharda Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Doğal Formülü...

Baharda bağışıklık sistemini güçlendirmenin doğal formülü

Baharda Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Doğal Formülü...



Mevsim geçişlerindeki ısı değişiklikleri soğuk algınlığı vakalarının artışına sebep olur.


Mevsim geçişlerindeki ısı değişiklikleri soğuk algınlığı vakalarının artışına sebep olur. Oysa sonbaharda bağışıklık sistemini güçlendirmenin formülü hastalanmadan önce hastalıktan korunmakta yatar. Avrupa İlaç Ajansı (EMEA) da onayladığı ve 21 derleme-çalışma analizine göre soğuk algınlığında etkili ve güvenli tedaviler arasında: C vitamini, ekinezya, mürver çiçeği, beta glukan ve çinko da bulunmaktadır.
 
 
Sonbaharın tipik özelliği havaların bir ısınıp bir soğuması hasta olma riskini artırıyor. Mevsim geçişlerinde yaşanan bu ısı değişikliği vücudun savunma mekanizmasını zayıflattığı için soğuk algınlığı, grip ve nezle vakalarının artışına sebep olur. Alınacak klasik ve basit bazı önlemler mevsimsel hastalıkları tedavi etmekten daha kolay ve daha ucuzdur. Bu dönemlerde hasta olmamak için dengeli beslenilmeli, vücudun direncini artıran C vitamini içeren gıdalar, portakal başta olmak üzere taze meyve ve sebzeler bolca tüketilmelidir. 
 
Sağlıklı Yaşam İçin Doğal İpucu
 
4 yaşındaki çocuklar bu yıl okula başlayacaklar. Kalabalık ortam, stres çocukların bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkileyeceği için bağışıklık sistemlerinin güçlü olması hastalıklara karşı korunmada çok önemli. Bağışıklık sistemini güçlendirmek, sağlığı korumak ve önlem alabilmek için etkinliği yapılan araştırmalarda ortaya konmuş ekinazya ekstresi, mürver çiçeği, c vitamini, çinko, beta glukan içeren destek vitaminler alınmalıdır.
 
Sonbahar aylarında bağışıklık sistemini güçlendirme yolları…
 
1.  Bağışıklık sistemimizin güçlü olmasının önemi nedir?
 Vücudumuz tüm bulaşıcı hastalıklardan kendi savunma sistemi olan “Bağışıklık Sistemi” sayesinde korunur. Bu sistem çöker ise normalde hastalık yaratamayacak en basit bir zararlı organizma bile ölümcül sonuçlara yol açabilir. Vücut birçok çevresel etmene karşı savunmasız kalır. Üstelik kanser gibi hastalıklarla da vücudun başa çıkabilmesini bağışıklık sistemimizin güçlü olması sağlamaktadır. Kendini korumayan bir organizma er veya geç yok olacaktır. Bağışıklık sistemi de bizim kendimizi korumamızı sağlayan savunma sistemimizdir.  
 
2. Neden bahar aylarında da bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye ihtiyacımız vardır?
 
Mevsim geçişlerinde hastalık yapan mikropların doğada yayılımları artar, bir sıcak bir soğuk olan hava koşulları kişilerin bağışıklık sistemlerini zayıflatır ve hastalıklara karşı zemin hazırlar. Değişen hava koşullarına adapte olmaya çalışırken vücutta katabolizma artar bu nedenle organizmadaki bütün hücresel süreçlerin daha iyi iş görebilmek için desteğe gereksinimi olur. Bağışıklık sistemimiz de bu desteklenmesi gereken süreçlerden biridir. Çünkü zararlı mikroorganizmaların yayılımı çok daha kolay olduğundan bulaşması artar biz de daha fazla enfeksiyon riski ile karşı karşıya kalınır. Kişiyi koruyan da bağışıklık sistemi olduğu için onu sağlam tutmak şarttır. 
 
3.Grip, soğuk algınlığı gibi hastalıkların genel sağlık üzerindeki başlıca zararlı etkileri nelerdir?
 
Grip viral bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi normal çalışan bir insana bulaştığında, hafif ateş, kırgınlık, burun akıntısı, öksürük gibi semptomlar yarattıktan bir süre sonra iyileşir. Ancak eğer yeterli savunma yoksa, viral enfeksiyonun üzerine başka bazı ikincil enfeksiyon ajanları eklenebilir ve sinuzit gibi, pnömoni gibi, plörezi gibi, orta kulak iltihabı gibi daha ağrı enfeksiyonlar gelişebilir. Bu tür enfeksiyonlar da bağışıklık sistemi influenza virüsünü yenemeyecek denli zayıf bir hastayı ölüme sürükleyebilir. Küçük çocuklar ve yaşlılarda, özellikle de düzgün beslenemeyen kimselerde hele bir de sigara içiyorlarsa basit bir gribal enfeksiyon uzar ve hiç istenmeyen durumlar karşımıza çıkabilir.
 
 4. Sonbahar aylarında hastalıklardan korumak için ne yapılmalıdır?
 
Düzgün beslenilmeli, mutlaka meyve ve sebze tüketilmeli, uykuya dikkat edilmelidir. Aşırıya kaçmamak kaydı ile içinde birçok mineralleri içiren fındık, kuru kayısı, badem, ceviz gibi kuru yemişler yemek ve en az 2,5 litre sade su içmek alınabilecek basit önlemlerdir. Toplu taşıma araçlarını kullanırken çok dikkat edilmeli, indikten sonra eller ve yüz mutlaka yıkanmalıdır. Kişisel hijyene dikkat etmek birçok enfeksiyona maruz kalınmasını engeller. Düzenli olarak dişlerini fırçalayan kişiler ağız boğaz ve sindirim sistemi hastalıklarına belirgin biçimde daha az maruz kalır. Havanın da son derece aldatıcı olduğu bu dönemde giysilere dikkat etmek ve fazla ince veya kalın giyinmemeye özen göstermek gerekir. 
 
5. Bu mevsimde bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapılmalıdır?
 
Bağışıklık sistemi yukarıdaki koşulları sağlanabilirse zaten kişiyi korur. Düzgün beslenen ve gerekli miktarda su tüketen bir insan zaten kendisine gereken vitamin ve mineralleri alır. Ancak bazı durumlarda yaşamında özel bir dönem geçiriyorsa; çalışma, uyku, beslenme düzeninde değişiklikler olmuşsa veya ruhsal durumunu etkileyecek olumsuz olaylar yaşıyorsa, aşırı stres altındaysa vitamin desteği alması doğru bir adımdır. Bu dönemlerde neye ihtiyaç duyduğunu belirlemek için doktor ve eczacıdan danışmanlık almak gerekir. Etrafımızda bulaşıcı hastalığı olan kişiler varsa, korunma ya da önlem alabilmek için vitamine ihtiyaç duyabilir. Örneğin ekinazya ekstresi, mürver çiçeği,  c vitamini, çinko, beta glukanlar…
 
6. Ekinezya, mürver, propolis,  beta glukan gibi doğal ürünlerin bağışıklık sistemi güçlendirmedeki etkileri nelerdir?
 
Erişkinler her yıl 2-3 kez soğuk algınlığına yakalanır ve işe gidemez. İnfluenza virüsünün yol açtığı hastalığın şiddeti konağın bağışıklık sistemine bağlıdır. Ekinezya bağışıklık sistemini aktive eder, savunma hücrelerinin etkinliğini artırır ve doğal öldürücü hücre aktivitesini artırır. İlk nezle belirtileri ortaya çıkar çıkmaz ekinezya kullanmaya başlanırsa semptomların süresi ve şiddeti azalabilir.
21 derleme ve çalışmanın analizine göre soğuk algınlığında etkili ve güvenli tedaviler arasında: Ekinezya, C vitamini ve çinko da bulunmaktadır.
 
Mürver hem antibakteriyel hem de antiviral (influenza) etkili olduğu için influenzanın sekonder komplikasyonlarına karşı da koruma sağlayabilir. 
 
Mürver çiçeği (Sambucus Nigra)
 
Yaprakları, çiçeği, meyvesi ve kök ekstresi geleneksel tıpta bronşiti, öksürüğü, üst solunum yolu enfeksiyonlarını tedavi için kullanılırmış. 2004 yılında yapılan küçük fakat çift körlü bir çalışmada plasebo ile karşılaştırıldığında gribe benzer semptomların %50 daha az görüldüğü ortaya çıkartılmış. 
 
Yine başka bir çalışmada da Influenza B tedavisi sırasında siyah mürver ekstresinin etkin olduğu ortaya konulmuş. Kuzey ülkelerinde mürver çiçeği ekstresi nezle ve gripte, ateş ve öksürük tedavisi amaçlı olarak kullanılıyor. Ancak bazı allerjik reaksiyonlar da bildirilmiş. Bu nedenle dikkatle kullanmak lazım.
 
Propolis
Geleneksel tıpta propolis viral hastalıklar, inflammatuar durumlar, ülserler ve yüzeyel yanıkların tedavisinde kullanılmıştır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğine inanılır. Eski zamanlarda boğaz ağrısı olduğunda bir parça propolisin ağızda çiğnenmesinin hastalığa iyi geleceği düşünülürdü. Ancal akılda tutulması gereken şey arılara veya bal ve bunun gibi ürünlere allerjizi olan kişilerin propolis daha şiddetli bir allerjik reaksiyon oluşturabileceğidir. Bu nedenle mutlaka çok dikkat edilmeli ve bilinçsiz kullanılmamalıdır. 
2003 yılında yayınlanan bir araştırmada propolisin immun modulatuar bir etkisinin olduğunu ve bunun T lenfositleri üzerinde daha etkili olduğunu gösterilmiştir. 
 
Ayrıca Japonya’da yapılan iki çalışmada farelerde tümör oluşumunda propolisin inhibitör etkilere sahip olduğu gösterilmiştir.  
 
?-Glukanlar ve Bağışıklık Sitemi
 
?-glukanlar bağışıklık sistemini aktive edebilme yetenekleri nedeniyle “biyolojik cevap düzenleyiciler” olarak bilinir. Bağışıklık sistemini aktive etmeleri nedeniyle enfeksiyon oluşumunu da azaltmaları söz konusudur. ?-glukanlar ile yapılmış çeşitli bilimsel çalışmalar mevcuttur. Shiitake mantarı, Sacharomyces cerevisae, Reishi, Maitake mantarları ve yulaf ve arpada mevcutttur.
 
Ekinazya (E. purpurea, E. angustifolia, E. pallida)
 
Bağışıklık sistemini uyarıcı etkilerinin yanısıra antioksidan etkinliği de mevcuttur.  Konu ile ilgili bir çok bilimsel çalışma da mevcuttur.  2007 yılında Connecticut Üniversitesi’nde yapılna bir araştırmada soğuk algınlığına yakalanma riskinin yarı yarıya azalttığı ve bir grip enfeksiyonu başladıysa bunun süresinin yarı yarıya kısalttığı ortaya konulmuştur. 
 
Öte yandan 2003 yılında yapılan çift körlü bir çalışmada ekinazyanın enfeksiyon oranını azaltmak veya süresinin kısaltmak üzerine herhangi bir etkisini olmadığı ortaya konulmuştur. 
 
Öyle görünmektedir ki ekinazya ekstresinin etkileri hemen bir viral maruziyeti takiben alındığında veya daha iyisi profilaktik olarak enfeksiyon oluşması muhtemel dönemden 1 hafta önce başlanarak bir müddet devam ettirilmesi halinde ortaya çıkmaktadır. Daha önce Maryland Üniversitesi’nden yapılmış bir yayında da ilk soğuk algınlığı bulguları ortaya çıktığında ekinazya kullanılmaya başlandığında hastalığın süresinin kısaldığı belirtilmiştir. 
 
Avrupa İlaç Ajansı (EMEA) ekinazyanın soğuk algınlığından korunma ve tedavide kullanımını onaylamış ve 10 günden fazla kullanılmamasını, 1 yaşın altında çocuklarda, gebelikte ve süt verme süresince kesinlikle kullanılmamasını, 12 yaşın altındaki çoçuklarda ise tavsiye edilmemesini önermiştir.
 
 8- Grip ve soğuk algınlığını önlemede tedavi maliyeti ve bu hastalıklara yakalanıldığı zamanki tedavi maliyeti nedir?
Bütün hastalık durumlarında, hastalık bir kere ortaya çıktıktan sonra tedavisi çok daha zor ve maliyetlidir. Üstelik hastalandıktan sonra çalışma gücü kaybı, işe gidememe, okulda devamsızlık olması, çocuk hasta olduğu için ona bakmak mükellefiyetindeki ebeveynin işten kalması ve verimliğinin azalması da indirekt bir maliyet yaratır. Basit bir soğuk algınlığının ikincil bir mikroorganizmaya zemin hazırlayıp daha ağır enfeksiyonlara dönüşmesiyle pnömoni gibi tehlikeli durumların ortaya çıkması hatta hastanın kaybedilebileceği durumlara yol açması söz konusu olabilir. 
 
Bu nedenle hastalık oluşmadan önce alınacak önlemler her bakımdan hayat kurtarıcıdır. Kendimizi koruyalım. Sağlıklı beslenelim, uykumuza dikkat edelim, yeterli su içelim,hijyen kurallarına dikkat edelim. Gerektiğinde destek vitamin alalım ve hastalanırsak hekime başvuralım.
  

MİLLİYET
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.