.

Araştırmalar Durdu, Şimdi Ne Olacak?...

Araştırmalar durdu, şimdi ne olacak?

Araştırmalar Durdu, Şimdi Ne Olacak?...



İlaç üreticilerinin Alzheimer ilaçlarıyla ilgili araştırmaları sonlandıracaklarını açıklaması, tıp dünyasında hayal kırıklığı yaratırken, ‘hastalık nasıl tedavi edilecek?’ sorusunu akıllara getirdi. “Başka yöntemlerin gerekliliği ortada” diyen Psikiyatrist Tanju Sürmeli, neurofeedback yöntemini işaret etti.

İlaç firmaları Ar-Ge çalışmaları için büyük paralar yatırmalarına rağmen, bugüne dek yapılan araştırmalarda hayal kırıklığı yaşadıklarını ve istedikleri sonuçları elde edemediklerini belirterek Alzheimer ilaçlarına yönelik çalışmaların sona erdirileceğini açıkladı.

Yeni ilaç bulma maliyetinin 1,8 milyar dolar olduğunu belirten Uzman Psikiyatrist Tanju Sürmeli, ilaçsız beyin dalgalarını düzenleme, beyni belli bir frekansta çalışmaya koşullandırma ve geribildirim verme yöntemi Neurofeedback’in Alzheimer tedavisinde yeni bir umut olabileceğini söyledi, “Hastalığın bazı alt gruplarında yöntemin işe yaradığını gösteren çalışmalar var” dedi.

Sürmeli, ilaçların Alzheimer’da beyin dalgalarını düzeltmediğini, hatta bozduğunu düşünüyor. O’na göre, bu yüzden ilaçların işe yaramaması doğal: “Alzheimer ilaçları yalnızca yüzde 50 etkili ve bazı hastalar çok ciddi yan etki görebiliyor. Beyin dalgalarının kayıtlamasını yaptığımız hastalarda ilaçların beyin dalgasını düzeltmediğini, aksine bozduğunu görüyoruz. 79 yaşındaki bir erkek hastanın 2 yıldır kullandığı ilaçları kestiğimizde 2 gün sonra hareketlerinin hızlandığını, konuşmanın iki- üçlü cümleye döndüğünü ve en önemlisi 2 yıl sonra sabah kalkıp kendi başına sofrayı hazırladığını ailesi fark etti.”

NEUROFEEDBACK DEMANS HASTALARINDA DENENDİ 
Ancak bu sonucun klinikte plasebo kontrolsüz elde edildiğini belirten Sürmeli, bunların kontrollü çalışmalarda da gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. Sürmeli, ABD’ de Brown Üniversitesi’nde olumlu sonuç veren Neurofeedback’i demans hastalarında denediklerini söyleyerek “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivitede (DEHA) kanıta dayalı tıp çerçevesinde kullandığımız EEG Biofeedback (Neurofeedback) ile başarılı sonuç alabildiğimiz hastalarımız var. DEHA’daki elektrik akımı bozukluğu Alzheimer hastalarınkine benzemektedir. Neurofeedback ile 23 hastada ortalama 3 ayda Kısa Durum Muayene Testinde (MMSE) 7 puan arttırabildik. Aynı zamanda bu hastaların uyku problemleri ve ajitasyon sorunları da düzeldi. Bu tür neurofeedback çalışmaları, ABD’ de Brown Üniversitesi’nde normal yaşlanan kişilerde olumlu sonuç verince, biz de demans (bunama) başlayan grupta denedik” dedi.

DR. SÜRMELİ: DÜNYADAKİ İLK KLİNİK ÇALIŞMA 
Bunun dünyada Neurofeedback’in demans hastalarında etkisini gösteren ilk klinik çalışma olduğunu ve önemli bir bilimsel yayın olan International Journal of Psychophysiology dergisinde incelendiğini söyleyen Sürmeli, “Umarım tıp camiası ilaçsız bir tedaviyle elde edilen bu ilk klinik uygulamanın istatistiksel olarak anlamlı sonucunu önemser” diye konuştu.

DR. KUYUMCU: İLAÇLAR BAZEN HİÇBİR İŞE YARAMIYOR 
İlaç çalışmalarının durdurulmasını, ‘Olumsuz bir gelişme’ diye nitelendiren Hacettepe Üniversitesi Geriatri Ünitesi’nden Uzm. Dr. Mehmet Emin Kuyumcu da araştırmaların devam etmesi, ancak alternatif yöntemlere de fırsat verilmesi gerektiğini söyledi. 

“Alzheimer elimizin kolumuzun bağlı olduğu hastalıklardan biri” ifadesini kullanan Dr. Kuyumcu, “Tedavilerin hiçbiri hastalığı geri getirmiyor, durdurmuyor, sadece biraz yavaşlatıyor. Alzheimer’da ortalama ömür süresi 12 yıldır, ilaçlarla bu süre 14 veya 15 yıla çıkabiliyor. Hasta hayaller görüyor, agresif oluyor. İlaçlar bu şikayetleri yatıştırıyor ama bazen ilaçların hiçbir işe yaramadığı oluyor. Onun için Neurofeedback umut olabilir, denenebilir ve değerlendirilebilir bir yöntem. Ancak kontrollü bilimsel çalışmalara ihtiyaç var. Ümit veren bu tür çalışmaların desteklenmesi gerekir ama pratiğe yansıması için uzun süre çalışılması gerekliliği de ortada” dedi.
 

NTVMSNBC
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.