.

Akdağ: -''şiddete Eğilimi Olan İnsanlar 'eğer Ben Bir Elimi Sağlıkçıya Uzatırsam Bu Elimi Bükerler' Diye Düşünmezse Sağlık Çalışanlarına Karşı Şiddetin Üstesinden Gelemeyiz

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, şiddete eğilimi olanların ''eğer ben bir elimi sağlıkçıya uzatırsam bu elimi bükerler'' diye düşünmemesi halinde sağlık çalışanlarına karşı şiddetin üstesinden gelinemeyeceğini vurguladı. Sağlık...

Akdağ: -''şiddete Eğilimi Olan İnsanlar 'eğer Ben Bir Elimi Sağlıkçıya Uzatırsam Bu Elimi Bükerler' Diye Düşünmezse Sağlık Çalışanlarına Karşı Şiddetin Üstesinden Gelemeyiz



Sağlık Bakanı Recep Akdağ, şiddete eğilimi olanların ''eğer ben bir elimi sağlıkçıya uzatırsam bu elimi bükerler'' diye düşünmemesi halinde sağlık çalışanlarına karşı şiddetin üstesinden gelinemeyeceğini vurguladı.
Sağlık Bakanı Akdağ, ''Sağlık Yöneticileri Toplantısı'nda sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı önlemlerle, ilgili İl Sağlık Müdürleri, İl Halk Sağlığı Müdürleri, hastane başhekimleriyle bir araya geldi.
Bakan Akdağ, toplantının açılışında, dünya genelinde sağlık çalışanlarına karşı şiddetin diğer meslek gruplarından daha fazla olduğunu dile getirdi.
Çeşitli ülkelerde yürütülen sağlık çalışanlarına yönelik şiddet araştırma verilerini aktaran Akdağ, buna göre, son bir yıl içinde sağlık çalışanlarının yüzde 47 ile yüzde 76'sının sözel ya da fiili şiddete maruz kaldığının ortaya çıktığını söyledi.
Türkiye'de sağlık çalışanlarının önemli bir bölümünün kendilerine yöneltilen şiddeti raporlamamayı tercih ettiklerini anlatan Akdağ, ''Sağlık Bakanlığı olarak şiddetin hiçbir türlüsünü kabul etmiyoruz. Bunu kanıksayamayız ve asla kabul edemeyiz'' dedi.
Türkiye'nin şiddetle mücadele konusunda pek çok ülkeden hızlı davranıp çok başarılı sonuçlar elde edebileceğini vurgulayan Akdağ, bunun için öncelikle siyasi kararlılığın gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kim bir sağlık çalışanına bir fiske vurursa, bir kere daha tekrarlıyorum, Türkiye Cumhuriyeti'nin Sağlık Bakanı'nı karşısında bulacaktır. Onlara söylenmiş her kötü sözü ve yapılmış her yanlış hareketi kendime yapılmış addediyorum. Şiddeti önlemek için yapacaklarımız ne hastaların haklarında bir gerilemeye ne de insanımızın sağlık hakkına ulaşmasını zorlaştıracak uygulamalara imza koyacağız. Vatandaşımız hakkını da arayabilecek, hizmetini de alacak. Ancak, zaman zaman haddini aşan kişilerin bilmesi gereken bir konu var. Hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız sahipsiz değildir. Büyük bir iş yükü altında çalışan sağlıkçılara karşı bu eli bükmeye kararlıyız.''

-''Bir numaralı kişi sağlık yöneticisi''-

Bakan Akdağ, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili önlemler konusunda yeni düzenlemeler yapacaklarını bildirdi.
Akdağ, salonda bulunan sağlık yöneticilerine seslenerek, ''Bunların hepsinden önemlisi sizin sahada yapacaklarınızdır. Bu toplantı şu farkındalığı oluşturmak amacıyla yapılıyor:Bu problemin birinci derecede sahiplenicisi sizler olacaksınız. Her kim sağlık yöneticiliği yapıyorsa kendi hastanesinde meydana gelecek ister sözlü, ister fiili olsun şiddet olayına karşı verilecek mücadele açısından bir numaralı kişi olduğunun iyice şuuruna varmalıdır'' değerlendirmesinde bulundu.
Şiddete karşı en önemli anahtar kelimelerden birinin işbirliği olduğunu vurgulayan Akdağ, Sağlık Bakanlığı öncülüğünde emniyet, adalet, basın, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının ve muhalefet partilerinin de dahil olduğu bir işbirliğinin zorunlu olduğunu vurguladı.
Akdağ, şöyle konuştu:
''Özellikle yargının bu hususta bize çok yardımcı olması gerekli. Bir sağlık çalışanına yöneltilen şiddet eylemi, bir kamu görevlisine yapılmışsa doğrudan takip edilmek durumundadır. Ama şikayet gerekli değildir. Kanuna göre şiddetin varlığında derhal Cumhuriyet Savcılığı haberdar edilecektir. Bunun için şikayete bağlı bir takip gerekmiyor. Ancak emniyetimizden 'şikayetim yok' diye evraklar alındığı, dosyanın böyle kapatıldığını biliyoruz. Ya da iki gün üst üste bıçakla acil servise saldırmış bir kişinin sadece birinci gün değil, ikinci gün de tutuksuz yargılanmak üzere salıverildiğine de şahit olduk. Bunlar kabul edilemez. O zaman nasıl caydırıcı olacağız- Ne yaparsak yapalım, 75 milyonluk bir ülkede bu şekilde şiddete eğilimi olan insanlar 'eğer ben bir elimi sağlıkçıya uzatırsam bu elimi bükerler' diye düşünmezse biz bu işin üstesinden gelemeyiz. İşin bu tarafını çok önemli görüyorum.''

-''Sağlık çalışanı töhmet altında bırakılmamalı''-

Bakan Akdağ, hasta, hasta yakını ve hekim arasındaki iletişimi daha sıcak hale getirmek gerektiğini vurguladı. Özellikle yöneticilerin acil servislerde, yoğun bakım ve ameliyathane önündeki süreci çok iyi takip etmesi gerektiğini belirten Akdağ, bu konudaki hatırlatıcı ve yeni mevzuatların da yakında hazır hale geleceğini belirtti.
Bakan Akdağ, meslek örgütlerine de bu süreçte önemli görevler düştüğünü vurgulayarak, problemlere dikkati çekmek için yapılan toplantı ve protestoların halkın sağlık hizmetini engelleyecek hale gelmemesi gerektiğini vurguladı.
Şiddetle ilgili haberlerde sağlık çalışanını töhmet altında bırakacak ifadelere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Akdağ, sağlık yöneticilerinin de medya mensuplarına doğru bilgi vermesi gerektiğine işaret etti.

-Yeni eylem planı hazırlandı-

Bakan Akdağ, sağlık çalışanlarına yönelik çalışmalarını genişleterek ''Çalışan Sağlığı ve Güvenliği'' eylem planını oluşturduklarını bildirdi.
Şiddete karşı ''Beyaz Kod'' sisteminin çok iyi çalışması gerektiğini ifade eden Akdağ, yakında acil yardım butonları oluşturacaklarını açıkladı. ''Beyaz Kod'' sisteminin bir numarayı arayarak harekete geçtiğini dile getiren Akdağ, yeni uygulamada ise riskli alanlarda alarm düğmesi sisteminin devreye gireceğini ifade etti.
Hastanelerde oluşturulacak ''Çalışan Güvenliği Komiteleri''nin aktif çalışması gerektiğini vurgulayan Akdağ, bu komitelerle birlikte çalışacak ''Çalışan Hakları ve Çalışan Güvenliği Birimleri''ni oluşturacaklarını belirtti.
Kamu hastanelerinde sağlık çalışanlarının şiddetle karşılaştığında bakanlığın hukukçularının davaları takip edeceğini anımsatan Akdağ, özel sağlık kuruluşlarında da bu yapıya benzer bir sistemi kurmalarını beklediklerini, bu sistemin üniversite hastanelerinde de uygulanması gerektiğini söyledi.
Yeni dönemde uzlaşma prosedürleri getireceklerini ifade eden Akdağ, ''Bir çok davaya gidilebilecek hususu, vatandaş davaya gitmeden sigorta şirketi, doktor ve sağlık kuruluşu ve vatandaş arasında birlikte çözeceğiz'' dedi.
Performans değerlendirmesinde yöneticilerle ilgili yeni düzenlemeler yapacaklarını da bildiren Akdağ, ''Müsteşar ve yardımcıları, kurum başkanları dahil olmak üzere herkesin belli kriterlerle performansının ölçüleceği yeni bir döneme giriyoruz'' diye konuştu.
Bakan Akdağ, sağlık kuruluşlarında bir şiddet davranışı görüldüğünde en kısa sürede ''113'' nolu telefona ihbar yapılması gerektiğini belirterek, aynı anda bakanlığın ''beyazkod.saglık.gov.tr'' internet adresine konulacak formun doldurulması gerektiğini anlattı. Bakan Akdağ, bu önlemlerin yanı sıra savcılığa da başvurulması gerektiğini söyledi.

-Şiddetle ilgili yeni araştırma-

Tüm sağlık çalışanlarını temsil eden büyük bir araştırmaya başladıklarını bildiren Akdağ, ''Çalışma 10-15 bin kişi üzerinde yürütülecek ve tüm Türkiye'yi bir örneklem olarak alabileceğimiz geniş bir araştırma olacak. Dünyada sağlık personeline yönelik şiddetin bu ölçüde araştırıldığı başka bir çalışma yok. İlkini biz yapmış olacağız'' diye konuştu.
''Sağlık çalışanlarına karşı şiddet uygulayanlara karşı cezaların caydırıcılığı arttıracak şekilde yeniden düzenlenmesi için Adalet Bakanlığı ile çalışıyoruz'' diyen Akdağ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakanlar Kurulu'nda konuya ilişkin Adalet ve İçişleri Bakanları ile kendisine bu görevi bir kez daha hatırlattığını aktardı.
Bakan Akdağ, şiddete karşı alınacak yeni düzenlemelerle ilgili şöyle konuştu:
''Şiddet olaylarının bildirimini zorunlu hale getiriyoruz ve kamu davası açılması konusunda da sizlerin hassasiyetini beklediğimizi biliyorsunuz. Bu bildirim yapılmamışsa işin takipçisi biz olacağız ve bu bildirimi yapmayan sağlık yöneticisini de sorumlu göreceğiz. Hastanelerdeki beyaz kod'u devam ettiriyoruz.
Kamera sistemlerimizi çok daha geliştirerek reel zamanlı izlemeyi kuvvetlendirmemiz gerekiyor. Özellikle riskli bölgelerde polisin etkinliğini arttırmak için İçişleri Bakanımızla görüştük. Onlarla da yerine göre güvenlik görevlilerine bugünkü standart güvenlik görevlisi eğitimlerinin dışında eğitimler vereceğiz, hem güvenlikle ilgili hem insan iletişimiyle ilgili.
Şiddet potansiyeli tespit edilmiş ve bilinen hastaların uygun ortamlarda muayenelerini sağlayacağız. Şiddete eğilimli kişiler için bilgilendirici materyalleri hastanelerin riskli yerlerine koyacağız.''
Akdağ, sağlık kuruluşlarında özel alanlarda vatandaşa bilgi verecek personel bulundurulması gerektiğini belirterek, hassas bilgilendirmeleri yapmak üzere eğitimlilerden oluşan özel birimler oluşturacaklarını söyledi.
Bakan Akdağ, sağlık personeline temel güvenlik, iletişim, insan ilişkisi ve stres yönetimine ilişkin eğitimler verileceğini de duyurarak, eğitim müfredatlarına da bu konuda derslerin konulması için YÖK ve MEB ile işbirliği yapacaklarını belirtti.

-''x-ray önlemini araştırıyoruz''-

Sağlık kuruluşlarının girişlerine metal dedektör ya da x-ray cihazı konulması konusunda çeşitli talepler geldiğini dile getiren Akdağ, bu konuda dünya örneklerini incelediklerini, ancak bir karara varmadıklarını ifade etti.
Akdağ, her koşulda ateşli silahın, kesici, delici bir aletin, sağlık kuruluşuna girişini engellemek durumunda olduklarını da vurguladı.
Şiddete ''Sağlıkta Dönüşüm'' programının sebep olduğu yönündeki görüşlere değinen Akdağ, bu yargının meselenin çözümünü zorlaştırdığını söyledi.
(SME-EBG)
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.