.

Ak Parti, Oy Oranını Arttırdığı Halde Milletvekili Sayısı Neden Azaldı?

Ak Parti, oy oranını arttırdığı halde milletvekili sayısı neden azaldı?

Ak Parti, Oy Oranını Arttırdığı Halde Milletvekili Sayısı Neden Azaldı?



Bir parti oy oranını arttırdığı halde milletvekili sayısı neden azalır? Bunun iki yanıtı var.
Bu seçim sonuçlarına dair yurttaşların aklındaki en önemli soru, muhtemelen, nasıl olup da AKP’nin oy oranını yüzde 50 civarına taşıdığı halde milletvekili sayısının azalmış olması. Barajı geçen parti sayısı yalnızca 2 olduğu için ve TBMM’de temsil edilmeyen oy oranının yüzde 45’ler dolayında olmasından ötürü 2002 seçimini bir kenara bırakalım. Burada önemli olan, 2007 seçimi.
2007’de AKP oyların yüzde 46.7’sini almış, 550 milletvekilliğinden ise 340’ını kazanmıştı. Bu sefer iktidar partisi, oylarını yüzde 50’ye taşıdı, ancak görünen o ki 326’dan fazla vekil elde edemeyecek. Bunun, iki sebebi bulunuyor.
Bu sebeplerden ilki, illerin yeniden düzenlenen milletvekili sayısının AKP’nin yurt genelindeki üstünlüğünü görece azaltması. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne (ADNKS) göre söz gelimi İstanbul’dan seçilen milletvekili sayısı 70’den 85’e çıktı. İstanbul, 2002’den beri düzenlenen tüm seçimlere bakıldığında (bugünkü dâhil), AKP’nin oy oranının Türkiye genelinden daha düşük olduğu ve CHP’nin oyunun yurt genelinden daha yüksek olduğu bir şehir.
Bugünkü seçimde AKP ülke genelindeki yüzde 50’lik oy oranına yakın bir oran elde etti İstanbul’da: Yüzde 49.5. Ancak CHP Türkiye genelinde aldığı oydan epey fazlasını İstanbul’da elde etmeyi başardı: Yüzde 31.2.
ADNKS’ye göre milletvekili sayısı artan il adedi epey sınırlı. Yalnızca 10 ilin sandalye sayısı arttı. İstanbul’daki artıştan az önce söz ettik. Temsilci sayısı 2 artan iller ise şunlar: Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa, Gaziantep. Ankara ve İzmir’de de CHP’nin oy oranı, Türkiye’nin geri kalanından yüksek (İzmir’de epey yüksek). Diğer 3 ilde AKP’nin hâkimiyeti bulunmakla beraber CHP de “anlamlı” oranlarda oy almayı başardı.
Milletvekili sayısı 1 artan yedi ilin ikisinde CHP’nin oy oranı, ülke genelindeki oyundan yüksek. Üç ilde AKP’nin mutlak egemenliği bulunuyor. Kalan iki il, Diyarbakır ve Van. Buralarda da BDP merkezli Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun bağımsız adayları büyük atılım yaptı. 2007’de Diyarbakır’dan 4 BDP’li (o zaman adı DTP’ydi) seçilmişken bugün 6 milletvekili seçildi. Van’dan ise bu sefer 4 BDP’li seçildi. Yani buralarda artan vekil sayısından AKP değil BDP yararlandı.
AKP’nin daha fazla oy alıp daha az vekil kazanmasının ikinci bir sebebi daha var. O da CHP’nin ve BDP destekli bağımsız adayların oy oranını büyük oranda ileri taşımış olması. Bu durum özellikle CHP için geçerli. CHP’nin 2007’deki oy oranı yüzde 20.9’du. Bu sefer ise yüzde 26 aldı. CHP oylarındaki artış, AKP oylarındaki artışa göre oransal olarak zaten daha fazla olduğu gibi (yüzde 25 civarındaki CHP artışına karşı yüzde 4 dolayında AKP artışı), nominal olarak da daha fazla.
Bu durum, özellikle de milletvekili sayısı 6-7’den fazla olan ve CHP’nin kayda değer bir oy aldığı illerde CHP’nin 2007’ye göre daha fazla milletvekili çıkarmasını sağladı. Türkiye’de uygulanan ve oy sayısını meclisteki sandalye sayısına tercüme eden d’Hondt sistemi bir seçim çevresinde en fazla oyu alan partiyi bir miktar kayırıyor, ancak ikinci sıradaki parti de epeyce oy aldıysa vekillik ya da vekillikler kazanmayı başarıyor. Bilhassa o ilde lider partiyle ikinci parti arasında çok büyük bir fark yoksa, sonuç genelde adil oluyor.
Yani AKP her ne kadar Türkiye tarihine geçen bir zafer kazansa da, CHP ile arasındaki makas görece kapandığı için (2007’de CHP’ninkinin iki katından fazla oy almıştı, şimdiyse o kadar fark atamadı) meclisteki temsilci sayısı azaldı. Ve tabii ki Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’na da haksızlık etmemek gerekiyor. Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu illerde sadece 2 parti var (BDP ve AKP) ve BDP’nin kazandığı her mevzi doğal olarak AKP’nin aleyhine oluyor. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.