.

Aile Hekimliği Çalışanlarına İş Güvencesi Verilmelidir...

Aile Hekimliği Çalışanlarına İş Güvencesi Verilmelidir

Aile Hekimliği Çalışanlarına İş Güvencesi Verilmelidir...



Aile Hekimliği sistemi içinde çalıştırılan sağlık çalışanlarının; İş güvencesine kavuşturulmasını gerekmektedir. Aile hekimliği çalışanlarının mesleki bağımsızlığı koruyan, kamu görevlisi statüsünde çalışılmasını sağlayan yasal düzenleme yapılarak sistem içinde görev yapanların huzursuzluklarının ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Tüm Sağlık-Sen Genel Başkanı Okay Erözgün, Aile Hekimliği sistemi içinde; Birinci basamak sağlık hizmetleri koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini bir arada kapsayan, bir yaşam boyu sürekli erişilebilen, diğer basamaklarla eşgüdüm içinde çalışan, ekip hizmeti temeline dayanarak sunulan ve toplumca benimsenen bir kamu hizmeti sunulduğunu bun nedenle buna uygun yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini dile getirdi.

Erözgün, sağlık hizmetleri, nitelikleri gereği diğer kamu hizmetlerinden farklı, ertelenemez, ikame edilemez, sürekli olarak herkese eşit ve nitelikli olarak verilmesi gereken bir kamu hizmeti olduğunu belirterek açıklamasına şöyle devam etti:

Aile hekimliği sistemi bir kamu görevi olduğundan ve yüksek yargı tarafından kamu görevlisi olduğu hüküm altına alınmış olduğundan; kamu görevinde temel kuralın, “asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle gördürülmesi” olduğundan, ASM’ lerde verilen kamu hizmetinin de kamu görevlisi statüsündeki çalışanlar eliyle yürütülmesini gerektirir. Bu nedenle Aile Sağlığı Elemanlarına kadro verilerek Anayasa’nın 128. maddesinde belirtilen ve Anayasa mahkemesinin kararına uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır. De facto durumuna gelen bu konu kadro verilerek yasalara uygun hale getirilmeli ve kamu görevlisi statüsü sağlanmalı dedi.

Sağlık hizmetinin ertelenemez, ikame edilemez, sürekli olarak herkese eşit ve nitelikli olarak verilmesi gereken bir kamu hizmeti olduğu gerçeğinden hareket edilmesi gerektiğini belirten Erözgün, ASM’ lerin sınıflandırılma uygulamalarından ve esnek mesai dayatmalarından vazgeçilerek, tüm ASM’ lerde verilen hizmetlerin aynı standartlara kavuşturulmasını istedi.

ASM çalışanlarına, (yasalarda tarif edilmiş olağanüstü durumlar hariç) kendisine bağlı nüfusa birinci basamak sağlık hizmet sunumunu içeren görev ve sorumluluklar dışında, nöbet ve benzeri isimler altında angarya niteliğinde ek görev ve sorumluklar verilmemesi gerekirken ASM çalışanlarının nöbete sokulmasını eleştiren Erözgün, Anayasa’nın 18. maddesinde, “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.” denilmiştir. Bu nedenle yalnızca aile hekimliği hizmetinin gerektirdiği, bu hizmetin getirilme amacına uygun nitelikte ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunulması çerçevesinde düzenlemeler yapılmalı Aile sağlığı çalışanlarına konulan nöbet hizmetlerinin kaldırılmasını isteyerek açıklamasını şöyle sürdürdü:

Bu çerçevede aile hekimliği hizmetinin zorunlu bir unsuru olmayan hizmetlerin (defin nöbeti, acil nöbetleri vs gibi) talep edilmesini mevzuatın zorunlu kılmadığı, bu ve benzeri hizmetlerin uygulama adı altında dayatılmasını, hekim ihtiyacının olduğu her yere oldubitti madde değişiklikleriyle aile hekimlerinin görevlendirilmek istenmesini kabul etmek mümkün değildir.

ASM’ lerde aile hekimleriyle birlikte hizmet veren hemşire, ebe, sağlık memuru, ATT gibi sağlık çalışanlarının, mesleki unvanları olmadan “eleman” olarak adlandırılması bu çalışanların mesleki itibarlarını koruyan unvanlarını kullanmalarının engellenmesi doğru değil.

Aile hekimliği hizmetine olumlu katkısı olmayan, keyfiliğe açık nitelikteki ceza puanları ve negatif performans uygulaması tamamen kaldırılmalı.

Zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası primlerinin, diğer kamu görevlisi hekimlerde olduğu gibi, yarısı hekim, yarısı Bakanlık tarafından ödenecek şekilde yeniden yasal düzenleme yapılmalı.dedi. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.