.

Aile Hekimleri: “bakanlığa Hakkımızı Helal Etmiyoruz”..

Aile Hekimleri: “Bakanlığa Hakkımızı Helal Etmiyoruz”

Aile Hekimleri: “bakanlığa Hakkımızı Helal Etmiyoruz”..



Sağlık Bakanı hastane acillerinde eğitim bahanesi ile aile hekimlerine zorla nöbet tutturacağını açık bir şekilde ifade ediyor: Aile Hekimliğini halk sevdi, doktorlar sevdi, maalesef yeni Sağlık Bakanımız bir türlü sevemedi. Sayın Sağlık Bakanımızın nöbetler için açıkladığı gerekçe tüm meslek grupları için tehdit oluşturmaktadır. Eğitim !!!. Bundan böyle 20-25 senelik Avukatlar, eğitim adı altında dilekçe yazmak için başka avukatın yanında okulda aldıkları temel bilgileri tekrar öğrenmeye, mühendisler inşaatlarda eğitime, eczacılar nöbetçi eczaneler de eğitime, öğretmenler mesai saatleri dışında başka okullarda hizmet içi eğitime, şoförseniz sürücü kursuna direksiyon eğitimine… Sayın Bakanım Hipokrat’a atfedilen bir söz var: primum non nocere “Önce zarar verme!” Aile Hekimliğine önce zarar vermeyiniz…

2003 yılında Sağlıkta Dönüşüm Programı büyük umutlar ile kamuoyuna açıklanırken 4 hedefi ortaya konmuştur. Bunlar; tüm hastanelerin tek çatı altında toplanarak idari ve mali özerkliğe kavuşturulması, Aile Hekimliği ile Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin güçlendirilmesi, Sağlık Bakanlığının doğrudan hizmet sunan bir yapıdan ayrılarak planlayıcı ve denetleyici bir rol üstlenmek üzere yeniden yapılandırılması ve Genel Sağlık Sigortasının kurulmasıdır.

Sayın Bakanımız Dr. Müezzinoğlu’nun göreve başlaması ile Bakanlığın Sağlıkta Dönüşüm Programının Aile Hekimliği Uygulaması ayağında belirlenen politikaların dışına çıkmaya başladığı üzüntü ve şaşkınlıkla izlenmektedir.

Bugüne kadar halkın sağlık sistemine olan memnuniyetinin %20lerden, %80lere ulaşmasında, aşılama oranlarının Avrupa ortalamasının üzerinde %97 gibi yüksek seviyelere ulaşmasında, anne ve bebek ölümlerinin yarı yarıya azaltılmasında en büyük emeği olan Aile Hekimliği çalışanları, eğitim gibi bahanelerle ayrı sağlık işletmeleri olan hastanelerde çalıştırılmaya zorlanmaktadır.

– 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununda Aile Hekiminin görevleri kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak tanı koyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleri olarak belirlenmiştir.

– 75 milyonluk ülkemizde acil servislerde 90 milyon başvurun sayısı ile tüm dünya rekorları kırıldı. Acillere başvuruların sadece % 30’u gerçek acil durumlar veya hayati tehlikesi olan hastalardır. Acile başvuran her 100 hastadan 70’i soğuk algınlığı, baş ağrısı, eklem ağrısı, ateş gibi poliklinikte tedavi edilecek hastalardır Doğru yaklaşım vatandaşlarımızın bilinçlendirilerek gereksiz insan gücü ve maddi kaynakların israfının önüne geçilmelidir. Hastalara ilk başvuru noktası olarak Aile Hekimliği merkezlerinde görev yapan kendi aile hekimlerine gitmeleri özendirilmeli, alışkanlığı kazandırılmalıdır.

Nöbetsiz doktorluk olmaz denilerek, nöbetlerin eğitim yeri gibi gösterilmesi dünyanın hiçbir yerinde olmayan hekim itibarını zedeleyecek açıklamalar ile hekimleri Tıp Fakültesinde aldıkları zorlu eğitimlerde kazandıkları becerileri, bilgileri, sınavlardaki yeterlilikleri sonucu mezun olurken aldıkları diplomaları hiçe sayarak bilgisiz, yetersiz, eğitimsiz göstermek bir bakana, bir bilim insanına, bir meslektaşımız ağabeyimize hiç yakışmadı. Tıp fakültesinden mezun olan her doktor hastalıkları tanı ve tedavi edici yeterliliktedir. Kimse bu ülkede yıllarını halkına hizmet için adamış doktorlarını, hekimlerini eğitimsizlikle ve yetersizlikle suçlayamaz. Kimse acil servislerde eğitim olduğunu iddia edemez. Acil servislerde tıp fakültesi eğitimi oluyorsa eğer tüm tıp fakültelerini kapatıp doktor adaylarını acillerde eğitelim. Aile hekimlerini yetersiz ve eğitimsiz gösterecek açıklamalar ile bir meslek grubunun onuru çiğnenmektedir. Sayın Bakan hekime şiddete neden olacak bu açıklamaların vebalini taşımak çok zordur. Şayet bir meslektaşımız bu yüzden zarar görürse hiç mi vicdanınız sızlamayacak.Dünyada ve ülkemizde Acil Tıp ayrı bir bilim dalıdır. Ülkemizde Bakan beyin de bildiği gibi eğitim hastanelerinde acil tıp uzmanlığı eğitimi verecek akademik kadrolarda sayıca yetersizlikler vardır ve acil tıp eğitimi verilirken bile aksamalar olmaktadır. Hastanelerde aile hekimlerine eğitim adı altında dünyada eşi benzeri olmayan uygulamaya imza atmak, aile hekimliği uygulamasını bitirecek ve eski sağlık ocağı sistemine dönüşü sağlamanın ilk adımı olacaktır. Buna kesinlikle karşı çıkıyoruz..

Ülke Sağlık Harcamalarında 2010-2011-2012 yıllarında aile hekimliğine harcanan bütçe 4 milyar TL ile sabit, ilaca harcanan bütçe son 3 yıldır sabit ve 16 milyar TL iken, özel ve kamu hastanelerine harcanan bütçe 2010 da 22 milyar TL, 2011 de 28 milyar TL ve 2012 de 36 milyar TL ile rekor kırıyor. Hala hastanelere aile hekimlerini çekerek, hastanelere ayrılan bütçe artırılacak ve yeni harcamalara neden olacaksınız. Sağlık Bakanlığı tarafından 12 yılda bin bir emekle getirilen Aile hekimliğini, anlayamayan ve önemsemeyen Sayın Sağlık Bakanımız, Aile hekimliğini bitirmenin ve hasta memnuniyetini çökertmenin sorumlusu siz olabilir misiniz? Sayın Bakan tıbbın en önemli kuralıdır: Önce Zarar Verme… Hastaların sağlık sisteminden en çok memnun oldukları Aile Hekimliğine önce zarar vermeyin.

Biz Aile hekimleri her zaman hastaların yanında olacağız, zamanımız ve gücümüz yettiğince, Sağlık Bakanlığı izin verdiği müddetçe onlar için aile hekimliği yapmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyetinin Tıp Doktoru diplomasına sahip hekimlerine eğitimsiz diyen, tıp fakültesinde verilen eğitimlerin acillerde verileceğini iddia eden açıklamaları kabul etmiyoruz, hiçbir kurum ve kuruluşun acillerinde nöbetçi hekim olarak çalışmayacağız.

Halkın sağlığı için Aile Hekimliği uygulamasına sahip çıkmaya ve Halkın yanında olmaya devam edeceğiz. Hekimi değersiz, eğitimsiz gösteren, şiddeti besleyen açıklamaları kınıyor ve hakkımızı helal etmiyoruz.

AHEF
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.