.

Acil Serviste, Acil Uzman Hekimi Çalışır!!!..

‘’YETTİ ARTIK’’ demesine ramak kalan bir kitlenin, haklı dilek ve endişelerine kulak vermeli; iyi niyetli, makul istekleri göz ardı edilmemelidir.

Acil Serviste, Acil Uzman Hekimi Çalışır!!!..



‘’YETTİ ARTIK’’ demesine ramak kalan bir kitlenin, haklı dilek ve endişelerine kulak vermeli; iyi niyetli, makul istekleri göz ardı edilmemelidir.

Demokratik sistemler, afet ve olağanüstü durumlar hariç, hiçbir zaman, sırf günü kurtarmak için kanun ve yönetmelik çıkarmamalıdır.
Bir kanun ya da yönetmelik çıkarırken;
Mutlaka uzun soluklu düşünmeli.
Mutlaka uygulayıcılar ve meslek örgütleri ile istişare etmeli
Mutlaka altına imza attığımız uluslararası anlaşmalara uyumluluğu sorgulanmalı.
Asla ve asla siyasi kazanım dürtüsüyle davranmamalı.
Oysa bizde öyle mi?
Alınan kararlar ve değişme hızları göz önüne alındığında;
Çıkarılan kanunların çakıştığı uluslararası anlaşmalar düşünüldüğünde;
Personel kısmının görüşümü olurmuş, maksat adet yerini bulsun, dilinizin ucuyla bir sorun bakalım diyerek küstürülenlerin hali hatırlandığında;
Kongreler yapıp yüzlerce kişi ile görüşüp, onlarca sayfa dosya hazırlayan ama görüş ve itirazları hiç dikkate alınmayan sivil toplum kuruluşlarının umutsuzlukları görüldüğünde,
Bu soruya büyük bir maalesef dememek elde değil.
Bunları neden mi söylüyoruz?
Çünkü Bakanlığımızın Aile Hekimliği uygulamasında yapmış olduğu değişikliklerin çoğunda ve özellikle her türlü nöbet için yayınladığı yönetmeliklerinde, yukarıdaki ilkelerin hiç ama hiç birini gözetmediğini görüyoruz.
Yıllardır yapılan onca değişiklikle günden güne köşe sıkıştırılan Aile Hekimliği personeli devamlı pozitif davranmıştır.
Kaybetmiş oldukları haklarını, uğradıkları çifte standartları, hasımane ve art niyetli tavırları, beyanları hep yapıcı bir üslup ile dile getirmiştir.
En olumsuz durumda dahi hakkını ararken yolu, istişare ve ikna olmuştur.
Peki, kaybettiklerinden hangisini kazanmıştır?
Hiç birini…
Zaten bir şey yapamazlar, şu haklarını da gasp edelim denir,
Çözüm mekanizmaları bilerek ve isteyerek tıkanır,
İstişareler adet yerini bulsun diye yapılır,
Periferin söylediklerine kulaklar tıkanır,
Siyasi hesaplarla personel yok sayılır,
Her gün bir angarya daha yüklenirse,
Aile Hekimliği çalışanları da umudunu kaybedenlerin, çözüm için yol bulamayanların, canı yananların, zarar görenlerin, hesaba alınmayanların yaptığı gibi davranmak zorunda kalacaktır.
Peki, ne istiyoruz?
Acil sorunu tüm doktorlarımızın sorunudur. Acillerimiz, talep edilecek düzeyde iyileştirilmedikçe, tutturulmak istenen nöbetler, bir ateş topu gibi kucaktan kucağa dolaşacak ama kimse almak istemeyecektir. Bu haliyle nöbet sorunu, uzmanlığına sayılı günler kalan Asistan, Uzman, Pratisyen ve Aile Hekimlerinin başını ağrıtmaya devam edecektir.
Bu nedenle Bakanlığımız, taraf olan tüm doktorlarımızın, meslek ve çatı örgütleri ile görüşmeli, tüm ülkenin hizmet aldığı acilleri rehabilite etmelidir. Neticede acilde çalışacak meslektaşımız; şiddet, fazla mesai, malpraktis, meslekten men, korkunç poliklinik sayıları, nöbet ertesi mesai, asosyal hayat, uygunsuz şartlar, düşük ücretlendirme ve bunun gibi endişeleri olmadan mesleğini rahatlıkla ifa edebilmelidir.
Unutulmamalıdır ki, Acil Hekimliği başlı başına bir tıp disiplinidir. Her uzman hekim kendi çalışma alanında çalıştığı gibi Acil Serviste de acil uzman hekimi çalışmalıdır. Biliyoruz ki Ülkemizde acil uzmanı yeterli sayıda değil. Çözüm; Acillerde çalışan ve çalışmak isteyen hekim arkadaşlarımıza acil uzmanlığı verilmesi için bugün çalışmaların başlatılması ve gelecek adına acil uzmanlığı özendirilecek avantajlar sağlanmalıdır. Sağlık sisteminin  sac ayağının unutulan üçüncü ayağı bir an önce oluşturulmalıdır.
‘’YETTİ ARTIK’’ demesine ramak kalan bir kitlenin, haklı dilek ve endişelerine kulak vermeli; iyi niyetli, makul istekleri göz ardı edilmemelidir.

GAHEDER
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.