.

Abbas Güçlü, Hemşireliği Kaleme Aldı

Gaziantep’te hemşirelik öğrencilerinin kongresi vardı

Abbas Güçlü, Hemşireliği Kaleme Aldı



Geçtiğimiz hafta sonu Gaziantep ve Şanlıurfa’yı da için alan hızlı bir tur yaptım. Hemen ardından da Karabük’e gittim. Gaziantep’te hemşirelik öğrencilerinin kongresi vardı. 70’i aşkın üniversiteden öğrenci ve hocalar geldi. Geçen yıl da katılmıştım. Eleştiriyi seviyorlar ki bu yıl da ısrarla çağırdılar. Bir bölümü haklı da bulsa, eleştirinin dozu fazlaydı diye kızsa da, geneli memnundu. Çünkü dışarıdan bir gözün kendilerine yönelik değerlendirme yapmasını, tıpkı kendi vurdukları iğneler gibi, acıtsa da yararlı olduğunu biliyorlardı...
Türkiye’nin her tarafı bir başka güzel. Keşke doyasıya gezebilsek. Örneğin Bodrum’un Mavi Turu, dillere destan. Ama bir de Gaziantep’ten Şanlıurfa’ya giderken Halfeti’de mola verip, bir tekne turu yapın. Doğal güzelliklere, kesinlikle hayran kalacaksınız. Sular altında kalan köyleri ve tarihi eserleri gördükçe de ne oluyor demekten kendinizi alamayacaksınız. Tur sonrasında Vali Okutan’la kısa da olsa görüştük ve içimizde ukde kalan mazotlu teknelerin bir an önce elektrikliye dönüştürülmesini rica ettik. Marmaris, Köyceğiz, Kaş, Kalkan gibi Halfeti de tekne artıklarıyla kirlenmesin istedik. Söz verdi. İçimiz rahatladı...
Gaziantep’te baklavanın en güzelini yedik sanıyorduk ama Karabük’ün baklavası bir başka güzeldi. Şanlıurfa’ya sanki sihirli bir el değmişti. Birkaç yıl içinde müthiş bir değişim sergilemiş. Herhalde yaz kış demeden en fazla yerli turist alan kentlerimizden birisi. Peş peye yeni oteller açılıyor, kentsel dönüşüm projelerinin biri bitiyor, diğeri başlıyor.
GAP, bölgenin iklimini büyük ölçüde değiştirmiş. Sürekli yağmur yağıyor. Bu yüzden de her taraf yemyeşildi. Tıpkı Bolu’dan Karabük’e giderken olduğu gibi. Karabük Üniversitesi‘nin 4 yılda geldiği nokta ise takdire şayandı. Fazla değil 10 yıl içerisinde, göze batan üniversitelerden birisi olursa hiç şaşırmam.
Safranbolu ise her zaman olduğu gibi dünyanın en iyi korunan tarihi kentlerinden birisi. Hâlâ gidip görmediyseniz mutlaka gidip görmelisiniz...

Fedakârlık mesleği
10. Hemşirelik Kongresi, Gaziantep’te gerçekleşti. Her yıl farklı bir üniversitenin ev sahipliğinde düzenleniyor. Benzeri örgütlenme mühendislerde de var. Onlar da her yıl toplanıp, mesleklerini daha ileri noktalara taşıyacak istişarelerde bulunuyorlar. Keşke tüm fakülteler benzeri girişimlerde bulunsalar...
Hemşire deyip geçmeyin en zor mesleklerin başında geliyor. Hele hele gördükleri eğitimin ağırlığını ve yaptıkları stajın zorluğunu gördükçe, neden kutsal mesleklerin ilk sıralarında yer alıyor, çok daha iyi anlıyorsunuz.
Dünyanın hemen her yerinde aynı unvanı taşıdıkları için eğitimlerini uluslararası standartlara uygun hale getirme çabasındalar. Ve bu konuda çok yol kat etmişler.
Özlük haklarına yönelik ciddi sorunları var. Ama sanki Sağlık Bakanlığı ve YÖK kendilerine yeterince kulak vermiyor.
Erkek hemşire sayısı ise giderek artıyor. En önemli gerekçesi de iş garantisinin olması.
Diğer üniformalı mesleklerde olduğu gibi hemşirelerde de üniforma çıktığında sudan çıkmış balık misali sivil ve sosyal hayata uyum sorunu yaşanabiliyor. Tartışılan konulardan birisi de buydu. Ama ne zaman sosyal hayatlarına renklilik dilekleri dile getirilse, üzerlerindeki ağır yük gündeme geldi. Ama eminim ki en kısa zamanda orta yolu bulacaklardır.
İyi ki varlar, hastaneye düşmeden onları tanırsanız, güvenli ellerde olacağınıza inanıp hastalıktan daha az ürkersiniz...
Klasik hemşirelik eğitimi çoktan aşılmış. Çok farklı alanlarda uzmanlaşıyorlar.
Ülkemizde üniversitelere bağlı Hemşirelik Yüksek Okullarında lisans ve lisans üstü eğitim ve branşlaşma 1960’lı yıllardan beri var olmakla beraber, Nisan 2007’de kabul edilen “Hemşirelik Kanunu” ile bu durum yasalaşmış. Hemşirelik programında bulunan anabilim dalları şöyle:
Hemşirelik esasları, İç hastalıkları hemşireliği, Cerrahi hastalıklar hemşireliği, Pediatri hemşireliği, Kadın doğum hemşireliği, Halk sağlığı hemşireliği, Psikiyatri hemşireliği, Hemşirelikte yönetim...

Öğrenci sorunları
Sağlık Bakanlığı ve doktorlarla olan sorunları, dün olduğu gibi bugün de tüm sıcaklığını koruyor. Sağlık ekibinin yardımcı elemanı değil asıl unsuru olduklarını sadece yasal statü altına almakla kalmayıp hayata da geçirmek istiyorlar. Aile hekimliği gibi aile hemşiresi olmasından yanalar. En önemlisi de hak ettikleri unvanların ve emeklerinin karşılığının verilmesini istiyorlar.
Özetin özeti: Türkiye de güzel, insanları da... 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.