.

3 Çocuk Paketinin Yan Etkileri..

Başbakan'ın çocuk sayısını artırmaya yönelik hazırlığı yapılan paketin yan etkisi olarak, patronlar kadın işçi istihdamına sıcak bakmıyor...

3 Çocuk Paketinin Yan Etkileri..



Başbakanın talimatıyla hazırlıkları süren çalışan kadına çocuk teşviği, patronları korkuttu. İş piyasasındaki kadınların daha çok çocuk yapmasını teşvik etmek amacıyla hazırlanan taslak daha netleşmeden patronlar 'yeni işçiler kadın olmasın' talimatı vermeye başladı. Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, "Kaş yapalım derken göz çıkarmayalım. Doğum yapan kadına sağlanacak ek haklar, kadınları iş hayatından etmesin" uyarısında bulundu.
 
Özdebir, kadın çalışanların istihdam şartlarını kolaylaştırmak amacıyla hazırlandığı söylenen taslağın iş dünyasında endişe yarattığını belirterek, "ASO üyesi bir sanayicimiz düzenlemeden duyduğu kaygıyla bundan sonra fabrikasına kadın işçi almayacağını bana söyledi. Taslak bu haliyle yasalaşırsa, kadın işçi çalıştıran işletmelerin istihdam maliyetleri artacağından, yöneticilerine kadın yerine erkek işçi alınması talimatı vermiş" dedi. Özdebir, ismini açıklamadığı fabrikada 40'ı kadın olmak üzere toplam 200 kişinin çalıştığını vurguladı. 
 
Başkan Özdebir, vefat eden yönetim kurulu üyelerinden Hasan Altun'un isminin verildiği Girişimci Eğitim Konağında, gündemdeki konularla ilgili gazetecilerle sohbet toplantısı yaptı.  Kadın çalışanlara getirilecek yeni haklar nedeniyle işadamlarının kaygılanmakta haklı olduklarını ifade eden Özdebir, benzer tepkinin bir çok işadamından gelebileceğine dikkat çekti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın öncülüğünde hazırlanan taslakta doğum yapan kadınlara uygulanan 16 haftalık analık izninin 24 haftaya kadar çıkarılması, yarım gün çalışarak 'tam gün' çalışmış gibi prim yatırılması, iş yerlerinde kreş açılması, , doğum yapan kadına işe dönüş garantisi gibi doğum teşvikleri yer alıyor. 
 
KADIN İSTİHDAMI DÜŞER!
 
Kadın çalışanlara getirilecek bu desteklerin işçilik maliyetlerini ciddi ornda artıracağını belirten ASO Başkanı, “Bir kadın için en ulvi şey anne olmak ama kaş yapayım derken göz çıkarmamak gerekiyor. Kadın işçilere sağlanan ek haklar kadın istihdamını daha da aşağı çekecektir. Çünkü işletmeler maliyet hesabı yapıp düşük maliyetli olanı tercih eder. Aksi halde rekabet avantajını kaybedip yok olur” dedi.
 
"KOMŞUMDAN ŞİKAYETÇİYİM"
 
Özdebir, sanayicininin bankalarla arasının nasıl olduğuna ilişkin bir soruyu yanıtlarken BDDK Başkanı Mukim Öztekin’den şikayetçi olduğunu söyledi. BDDK ve ASO'nun birbirlerine birkaç adım mesafede komşu olduğunu vurgulayan Özdebir, “Ne yazık ki yeni başkanla, eski başkan Tevfik Bilgin’le olduğu gibi iyi komşu olamadık. Tevfik Bey’den gördüğümüz sıcaklığı bulamadık. Ben kendisine hayırlı olsun, ziyaretine gittim ama o hala gelmedi. Yapılacak düzenlemelerde bizden görüş almadı” dedi. Sanayicilerin de bankaların işlem ücretlerinden şikayetçi olduğunu anlatan Özdebir'e, Öztekin'in, bu işlem ücretleriyle ilgili olarak, '3 liraya da lahmacun var 50 liraya da. Nerede yediğiniz önemli. Bodrum'da yerseniz 50 lira'  sözleri anımsatıldı. Özdebir, “Biz sanayiciler Bodrum’a gidemiyoruz; gitsek de o bedeli ödemiyoruz. Sanayi bölgesinin içindeki Nihat Usta’da çeyrek ekmeğin arasına köfte koyduruyoruz” dedi.
 
"1.92'YE İNANMADIK"
 
Özdebir, son dönemde döviz kurunda yaşanan belirsizlikler nedeniyle sanayicilerin fiyatlandırma yapamaz hale geldiğini söyledi. Doların 1,95-2 lira aralığında bir değerde olduğunu düşündüklerini belirten Özdebir, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonunda doların 1,92 liraya ineceği yönündeki açıklamasını sanayicilerin inandırıcı bulmadığını, bu fiyattan konrat yapmadığını  ifade etti.
 
"TÜRKİYE'Yİ TÜCCARLAR İDARE EDİYOR"
 
Nurettin Özdebir, Türkiye’de politikaların merkezinde hiçbir zaman üretimin olmadığını, Türkiye'yi hala tüccarların idare ettiğini söyledi.  ASO’nun 5 bin; Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) ise 150 bin üyesi olduğunu anımsatan Özdebir, “Siyasetçi oyu çok olan tarafı memnun etmek ister. Bu nedenle Türkiye’yi tüccarlar idare ediyor. İşadamlarımız giderek sanayicilikten uzaklaşıyor, gayrimenkule yöneliyor. Ülkemizin önde gelen sanayici aileler İstanbul'un kupon arazilerini aldılar; sermayemizi toprağa gömüyoruz. Ama nüfus 75 milyon; iş ihtiyacını perakende ile gayrımenkulle karşılayamayız. Gökdelenler dikip parayı toprağa gömüyoruz. İstihdam potansiyeli düşük olan enerji sektörü dışında üretim ve yatırım olmuyor” dedi.
 
KAGİDER DE KARŞI ÇIKTI: "UZUN İZİN DEĞİL, KREŞ TEŞVİĞİ VERİLSİN"
 
Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), hükümetin kadınları doğuma teşvik eden ve istihdamda kadın sayısının artmasını öngören iki düzenlemenin görünürde kadınların lehine olduğunu ancak uzun vadede aleyhine olabileceği açıklaması yaptı. KAGİDER, hükümet taslağında annelik izninin 18 haftaya çıkarılırken, izin sonrası çocuk bakımı için bir destek olmadığına dikkat çekti. Kadın istihdamının artması için devletin 'çocuk bakım desteği' vermesi gerektiğinin altını çizdi.
 
KAGİDER önerilerini şöyle sıraladı:
 
- Uzun süreli ücretli annelik izniyle kadınların işe dönüşlerini zorlaştıracak, işveren için kadın istihdamını çok daha yüksek maliyetli kılacak düzenlemeler, işvereni cezalandırıcı uygulamalar kadın istihdamı için tehlike teşkil etmektedir.
- Çalışan kadınların çocuk bakım ihtiyacını çözmek üzere kadını işten uzaklaştırmak değil; kaliteli, erişilebilir, düşük maliyetli ve devlet tarafından sağlanacak bir çocuk bakım desteği sunulmalıdır.
 
SADECE KADINA DEĞİL ERKEĞE DE İZİN!
 
- Çocuk sahibi olmak, hem anne hem de baba için eşit bir haktır. Aynı şekilde çocuk sahibi olmanın bakım ve yükümlülükleri de anneler ve babalar için eşit olmalıdır.
 
İZİN ARTIYOR, KREŞ YOK
 
- AB'de 18 haftalık annelik izni uygulanmaktadır. Ücretli izin süresi Almanya’da 14 hafta, Fransa’da ise 16 hafta olarak belirlenmiştir. Ancak bu ülkelerde izin sonrası çocuk bakımı için devlet tarafından  kapsamlı hizmetler sunulmaktadır. Oysa Türkiye'de hazırlanan yasa taslağında, 16 haftalık iznin 18 haftaya çıkartıldığı ifade edilmektedir. Ancak izin sonrası çocuk bakımı için bir hüküm yoktur. KAGİDER olarak kadınların iş yaşamına katılmaları önündeki en azından çocuk bakım engelinin kaldırılması için çalışmaları yaklaşık üç yıldır yürütmekteyiz. Bu amaçla AÇEV ile ortak gerçekleştirdiğimiz Çocuk Bakım Modelini ilgili bakanlığa sunmuş, bakanlığımızın projeye desteğini talep etmiştik. Bunun dikkate alınmasını istiyoruz.
 
 
KAMU KREŞ DESTEĞİNİ KESTİ
 
- Kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan kreşlerin kapatılmasından ve Maliye Bakanlığı’nın 21.01.2013’de yayınladığı “Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğ” ile kreşlere kamu bütçesinden harcama yapılmasının engellenmesi, kamuda çalışan anne göremeyeceğimiz ya da kadın göremeyeceğimiz endişesini doğuruyor.
 
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.