.

28 yıl sonra 'böbrek' sevinci ..

Böbrek yetmezliği dolayısıyla hemodiyalize giren ve nakil bekleyen hastaya, 28 yıl sonra uygun böbrek bulunarak, nakledildi..

28 yıl sonra 'böbrek' sevinci ..



Böbrek yetmezliği dolayısıyla hemodiyalize giren ve nakil bekleyen hastaya, 28 yıl sonra uygun böbrek bulunarak, nakledildi.

9 yaşındayken böbrek hastalığına yakalanan Zehra Kaşıtoğlu yaklaşık 30 yıldır Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi'nin gözetiminde tedavisini sürdürdü. Böbrek yetmezliği dolayısıyla 11 yaşında ilkböbrek nakli yapılan Kaşıtoğlu, 6 ay sonra vücudun böbreği reddetmesi üzerine hemodiyaliz programına alındı. Haftanın 3 günü, 4 saat hemodiyaliz ünitesine bağlı olarak yaşamını devam ettiren Kaşıtoğlu'na yaklaşık bir hafta önce telefonda beyin ölümü gerçekleşmiş ve böbreğini bağışlamış birinden uygun böbreğin bulunduğu müjdesi verildi.

Hemen ameliyata alınan ve başarılı bir operasyonla nakil işlemi gerçekleştirilen Kaşıtoğlu, yaptığı açıklamada, "Diyalizde özgürlük yoktu, sağlığıma kavuştum. Şu anda çok iyiyim ve mutluyum" dedi. Hastalığı boyunca umudunu hiç kaybetmediğini belirten Kaşıtoğlu, "Benim durumumda olan hastalar hiç bir zaman umutlarını kaybetmesinler. Hayat sürprizlerle dolu. Bundan sonra yeni bir hayat kuracağım ve hayallerimi gerçekleştirmeye çalışacağım. Herkese Allah sağlık nasip etsin. İnsanlar organlarını bağışlasınlar. Bana böbreğini bağışlayan kişi şimdi cennet kuşu oldu" diye konuştu. Operasyonu gerçekleştiren Ankara Üniversitesi Böbrek Nakil Sorumlusu Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Acar Tüzüner de, hastanın durumu ve ameliyat hakkında bilgi verdi. Kaşıtoğlu'nun 1990 yılından itibaren aralıksız olarak diyalize girdiğini belirten Tüzüner, "Diyaliz, hastaları hayatta tutan vazgeçilmez bir yöntem fakat en iyi tedavi seçeneği değil çünkü vücuda ekstra yükler ve bir takım hastalıklar yüklüyor. Diyaliz programında ne kadar uzun kalırsanız o kadar diyalize bağlı bir takım kalp damar hastalıkları gibi hastalıkların gelişme riski artıyor. Zehra şanslı çünkü uzun senelerdir diyalize dayanabilmiş, orada hayatını sürdürebilmiş bir hastamız ve 28 yıl sonra yeni böbreğe kavuştu" ifadelerini kullandı. Ameliyatta herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını dile getiren Tüzüner, şöyle konuştu: "Yaklaşık 30 senelik diyaliz hastası olduğu için ameliyat 1-2 senelik diyaliz hastalarına göre teknik olarak oldukça güçtü ama her şey yolunda gitti, bir sıkıntı olmadı. Böbrek kadavradan alınmasına rağmen çok hızlı bir şekilde çalıştı, bütün kan değerleri normale döndü şu anda da taburcu olacak durumda. 28 yıl sonra hayatı tamamen değişecek, yeni bir yaşam bekliyor onu." Tüzüner, 28 yıl bir hastayı diyalizde ve sağlıklı tutabilmenin de ayrı bir başarı olduğunu ifade ederek, "Bugün bekleme listelerinde 28 sene gibi diyalizde bekleme süresi olan hastalar kalmadı. Çünkü nakil olabiliyorlar. Özellikle canlı vericileri olan hastalar, akrabalarından, yakınlarından böbrek alıp, hayatlarını değiştirebiliyorlar. Ama bir grup hasta, vericileri yoksa uzun süre diyalizde kalmak zorundalar. Bunların da tek kurtuluşu insanların organlarını bağışlamaları ve bu sayede böbreğe kavuşmaları" şeklinde konuştu.

Türkiye'deki organ bağışı sayısının düşük olduğuna dikkati çeken Tüzüner, şöyle devam etti: "Türkiye'de 60 bin diyaliz hastası var. Bunların önemli bir kısmı da kadavra bekleme listesinde yani organ bekliyor, organlarını bağışlayacak yakını yok ya da uyumlu değil, onun için bağışlara ihtiyaç çok. Bu, insanların hayatını kurtarıyor, yaşamlarını değiştiriyor. Benim topluma söyleyebileceğim şey organlarını bağışlamaları ve bundan korkmamaları, çekinmemeleri. Bir iyilik yapmak istiyorlarsa hayatta yapacakları en karşılıksız iyilik bu." Canlı verici olmak isteyenlere de seslenen Prof. Dr. Tüzüner, "İnsanların yakınlarına böbrek vermeleri sevdikleri için çok büyük bir hediye" dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.