.

'20 Bin Uzman, 10 Bin Pratisyen Hekime İhtiyaç Var'

Müezzinoğlu, Cibuti Sağlık Bakanı Kassım İssak ve beraberindeki heyeti, Bakanlıkta ağırladı.

'20 Bin Uzman, 10 Bin Pratisyen Hekime İhtiyaç Var'



Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, LÖSEV Onkoloji Kenti ve Hastanesine ilişkin, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden ve devletinden daha güçlü bir kuruluş olamaz. Dolayısıyla, aldıkları izin ne kadarsa o iznin peşinden koşsunlar ve kurallara uysunlar" dedi.

Müezzinoğlu, Cibuti Sağlık Bakanı Kassım İssak ve beraberindeki heyeti, Bakanlıkta ağırladı.

Ziyaretin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Müezzinoğlu, LÖSEV Onkoloji Kenti ve Hastanesine ilişkin bir soru üzerine, duygu sömürüsü üzerinden ülkenin yönetim dinamiklerinin farklı noktalara taşınmaya çalışılmaması, herkesin etik ve kurallara uyan bir anlayışta olması gerektiğini belirtti.

Sağlık Bakanlığının 2007 yılından bu yana hekim ve hemşire açığı olması nedeniyle planlama yaptığını anlatan Müezzinoğlu, buna göre sağlık yatırımı yapacak herkesin izin almasının şart olduğunu vurguladı. Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"LÖSEV'in bize müracaatı 100 yataklı bir hastaneydi. Biz de buna ilişkin ön iznini uygun bulmuştuk. Ama, 'Ben güçlüyüm, ben kamuoyu algısını yönetirim. Dolayısıyla 400 yaparım, 400'ün karşılığını da Bakanlıktan alırım' diyorsa, bu etik, kural dışıdır. Bu etik ve kural dışılığa bu ülkenin yönetimini hiç kimse mahkum edemez.

LÖSEV'in açacağı hastane Dr. Sami Ulus'un çocuk onkologlarına bedel ödetecektir. Hacettepe Onkoloji'den, Ankara Onkoloji'den çekeceği uzmanlarımızın... Orayı o yapacak da bizim kuruluşlarımızda da hekim açığı çekiyoruz. Peki doktorları nereden alacak? Bu 'Bir tuğla da sen koy' diyerek değil. Sen, bir onkolog yetiştirme dinamiklerinde, 'Hazır yetişen onkologlara daha çok ücret veririm' diyerek sistem bozarsanız, bu ülkede çocuk onkolojisine katkı sağlamazsınız. Tam aksine, kurumsal yapıların dinamiklerini de bozarsınız. O nedenle hiç kimse kusura bakmasın, duygu sömürüsüyle veya etik dışı kamuoyu baskısı oluşturarak, bu anlamda bizim dinamiklerimizi bozmaya kimsenin hakkı yok.

Diyarbakır'da da Van'da da, Erzurum ve Edirne'de de lösemili çocuklarımız var. Bütün bunları kendi yetişmiş insan kaynaklarımızla, yani uzman doktorlarımızla planlayan bir yapımız var. Bir tarafta kamuoyunu bir yere deklare ederek kendilerine güç odağı taşımak isteyenlere sesleniyorum, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden ve devletinden daha güçlü bir kuruluş olamaz. Dolayısıyla, aldıkları izin ne kadarsa o iznin peşinden koşsunlar ve kurallara uysunlar."

"Uzmanlarını yurt dışından alsın, getirsin"

LÖSEV Başkanı Üstün Ezel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan destek talebinin hatırlatılması üzerine de Müezzinoğlu, "Uzmanlarını yurt dışından alsın, getirsin. Biz ona izin verelim. Ama hazır bu ülkenin uzmanlarının planlaması, bir yeri bozarak bir yer mamur edilemez. Şu anda bir yerleri bozarak kendilerini mamur etmeye çalışıyorlar. Kamuoyu baskısı oluşturmaya çalışıyorlar. Buna Sayın Cumhurbaşkanımızı da alet etmemelerini tavsiye ederim" diye konuştu.

Müezzinoğlu, yabancı hekimlerin çalıştırılmasına ilişkin sürece yönelik olarak da "Özel sektörün ve LÖSEV'in bu anlamda bir engeli yok. Kamu olarak bizim önümüzde yasal düzenlemeye ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.

 "216 tane hastanenin inşaatı devam ediyor"

Bir gazetecinin, "Ege Hastanesinde hamilelerin aynı yatakta beklemesiyle ilgili fotoğraflar basına yansıdı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Müezzinoğlu, "Bakanlık olarak 78 milyon kişiye en iyi hizmeti sunmaya çalıştıkları, sağlık alanında zaman zaman sıkıntıların yaşanabildiği, hiç sorunsuz bir sağlık hizmetini dünyada sunabilen bir ülke olmadığı" cevabını verdi.

Bakan Müezzinoğlu, Ege Hastanesindeki olayda farklı bir durum bulunduğunu ifade ederek, "Gebelerin NTS'leri yapılırken yoğunluk var ve bundan ötürü bekleyen iki anne adayı, aynı yatakta istirahate alınıyor. Dolayısıyla aynı yatakta yatırılmıyor. NST olmak için bekleme sürecini, aynı yatakta istirahat ederek geçiriyorlar" dedi. Bunların da olmamasını arzu ettiklerini dile getiren Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

"Bunun için de dünyanın hiçbir yerinde olmayan 32 bin yatak kapasiteli, 216 tane hastanenin inşaatı devam ediyor. 24 bin yatak kapasiteli şehir hastanelerinin inşaatları devam ediyor. Şehir hastanelerinin inşaatlarını hukuka götürerek yıllarca engelleyenlerin, bu fotoğraflardaki görüntülerin sorumlularını da esasında kamuoyuna göstermek lazım. Şehir hastanelerini biz 7 yıldır konuşurken, henüz Anayasa Mahkemesine gidenlerden, yürütmeyi durdurma kararı alanlardan ancak yeni yeni icra noktasına gelebildiysek, ülkeyi bu anlamda geri bırakma zihniyetinin de bir analizini yapmak lazım."

"Bu görüntüleri çekenleri de kınıyorum"

Bakan Müezzinoğlu, fotoğrafların hastalardan izin alınmadan çekildiğini belirterek, "Bu görüntüleri çekenleri de kınıyorum" diye konuştu.

"Medyanın haberlerinin meşru görüntüler olması" gerektiğini anımsatan Müezzinoğlu, "Gizli çekim yapıp da o gizli çekimlerin, annelerin, o kadınların görüntülerinin ekranlara yansıyan anlayışın da medya etiği ve ahlakıyla bağdaşıp bağdaşmadığını da kamuoyunun takdirine sunmak isterim" ifadelerini kullandı.

Müezzinoğlu, Türkiye'nin, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden daha iyi sağlık hizmeti sunan bir ülke olduğunun altını çizdi.

Sorun ve sıkıntıların elbette olduğunu dile getiren Müezzinoğlu, 20 bin uzman, 10 bin pratisyen hekim açığı bulunduğunu bildirdi.

Müezzinoğlu, "Hem uzman hem hekim hem de fiziksel mekan sorunları olan bir ülkede bu kadar ideal hizmetleri yaparken, böyle 'gizli çekimleri' problemmiş gibi sunanları da kamuoyu biliyor. O nedenle, gizli çekimleri ve meşru olmayan çekimlerin sunumunu da meşruiyet dışı görüyorum" şeklinde konuştu.

Diğer taraftan hastane inşaatlarının sürdüğünü dile getiren Müezzinoğlu, Türkiye'nin bu konuda 2-3 yıl sonra çok daha iyi noktalara geleceğini sözlerine ekledi.

gazetekamu
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.